Turizm
Sözlüğü Tanımlar-Kavramlar-Kısaltmalar (İngilizce,
Fransızca, Almanca
karşılıklarıyla)
|
C , Ç
Cari
oran Current rate Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli
borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme
gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve
net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için
kullanılır.
Catering (ing: catering, fra: restauration,
alm: Verpflegung) Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için
genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere
verilen yiyecek-içecek hizmeti.
CEAC (Bkz. Avrupa Sivil
Havacılık Teşkilatı)
CF Car ferry Otomobil taşıyan
feribot
CF Cost and freight Satıcının malı belirli bir
noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma
giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı
sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.
Charter
flight Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan
uçak.
Charter Kiralık uçak
Charter
Taşımacılığı Charter transport 1952 yılında Avrupa Sivil
Havacılık Teşkilatı, uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini
aşağıdaki gibi belirlemiştir:
-uçuşlar bir devletin hava sahasından
başka bir devlete yapılır. -yolcu, yük taşıyan ve belirli ücret ödenen
tüm uçuşlar jerkese açıktır, -uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd
kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir. Yukarıda belirtilen bu üç
özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir.
Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik, bir kişi veya
grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.
Charter
uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku
Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;
a)Yalnız uçuşlar 1 aydan
fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz. b)Tarifeli
seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra
yapılırç c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır. d)Yalnız
koltuk trafiği yapılamaz. e)İnterline yolcu, posta ve kargo taşıması
yapılamaz. f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği
(Co-mingling) yapılamaz. g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen
işçilerin taşınması yasaktır.
Charterer Kiralık uçağı
kiralayan
Check-in . "Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt
defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00, çıkış
"Check-Out" saati ise 13.00'tür.
CIF (Cost, insurance,
freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung
Transport) İngilizce bedel, sigorta ve navlun sözcüklarının
kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve
navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda
satıcı, sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu
uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme
sorumluluğu satıcıya aittir.
Ciro (İng.Endorsement
Fra.Avenant Alm.Indossament)
1. Hak sahibince değerli evrakın
arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan
doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem. 2. İş hacmi
(turnover) 3. Döner sermayenin miktarı X devir
sayısı
Confidental price-tariff İncoming acenta ile tur
operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan
fiyat.
Courier "Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader,
tour escort veya tour manager olarak da
adlandırılır.
CPM (Bkz. Kritik Yörünge
Metodu)
Cruise "Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla
yapılan deniz yolculuğu.
CSST (Bkz. Şehir
gezisi)
Çamaşırhane (İng. Laundry Fra. Linge
Alm.Wäscherei)
Çapraz Satış (İng.Cross Selling Fra.Croix
vendre Alm.Kreuz verkaufen Çapraz satış, mevcut müşterilere veya aktif
olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz
satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman
ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı
biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her
işletme, büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için
çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.
Çekek
Yeri (Bkz. Yat çekek yeri)
Çekicilik (İng.
Attraction Fra.Attraction Ger.Anziehungskraft) Çekicilik, turistin bir
bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları
olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan
faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu
gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır. Bu konuda bir başka ayrım
çekici olay, çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay
tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol
oynarlar.
Çekim merkezi Destination Destination
Ziel
Çevre kirliliği Environmental pollution Üretim ve
tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı, sıvı, gaz biçimindeki
artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde
etkilemeleri.
Çevre yolu (ing: beltway, fra: route
périphérique, alm: Umgehungsstraße) Şehir trafiğinin aksamaması
amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana
yol.
Çevresel etki değerlendirmesi (ing: environmental
impact assessment, fra: évaluation de l'impact sur l'en, alm:
Bewertungsanalyse von Umweltein) Yeni gelişme ve projelerin çevreye
olabilecek etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine
alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.
Çığırtkan
(ing: town crier, fra: acoleur, alm: Ausrufer) Turisti belli
bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan, genellikle o yörede yaşayan
kişi.
Çift kişilik oda (ing: double room, fra: chambre
double, alm: Doppelzimmer) Konaklama tesisinde iki kişilik
oda.
Çift kişilik odada tek konaklama (ing: single
supplement, fra: supplément personne seule, alm:
Einzelzimmerzuschlag) Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan
turlarda, tek olarak kalmanın tercihi halinde, ilâveten ödenen oda ücreti
farkı.
Çift kişilik tarife Double acupation rates İki
kişinin işgal edeceği bir oda için, tek kişiden alınan
ücret.
Çift kişilik yatak (ing: double bed, fra: lit
double, alm: Doppelbett) Standart ölçüde çift kişilik
yatak.
Çifte dağıtım (ing: dual distribution, fra:
distribution indirecte, alm: Doppelvertrieb) Bir mal veya hizmetin el
değiştirerek tüketiciye ulaşması.
Çifte rezervasyon
(ing: overbooking, fra: surréservation, alm:
Überbuchung) Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan
rezervasyon.
Çiftlik turizmi (ing: agro-tourism, fra:
tourisme à la ferme, alm: Bauernhofferien) Tarımsal üretim ve çiftlik
yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu
olay ve ilişkilerin bütünü.
Çini (ing: glazed tile, fra:
faience, alm: Kachel) Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve
genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha,
fayans.
Çocuk tarifesi (ing: child fare, fra: tarif
enfant, alm: Kinderfahrpreis) 2-12 yaş arasındaki çocuklar için
uygulanan tarife.
Çoğaltan etkisi (ing: multiplier
effect, fra: effet multiplicateur, alm: touristischer
Zusatzfaktor) Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma
özelliği.
Çok alternatifli ürün (ing: multialternative
tourism produc, fra: produit touristique diversifié,, alm:
multialternatives Tourismusprod) Değişik turizm
çeşitleri.
Çok amaçlı kullanım (ing: multipurpose use,
fra: emploi multiple, alm: Vielzweckgebrauch) Birden fazla gruba veya
faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.
Çok amaçlı
yapı (ing: multipurpose building, fra: immeuble polyvalent, alm:
Vielzweckbau) Araba park katlarının, sokak seviyesinde dükkânların,
orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının
bulunabildiği çok katlı yapı şekli.
Çok yönlü eğlence
merkezi (ing: diversifıed entertainment cente, fra: centre de
loisirs, alm: vielfältiges Vergnügunszentrum) Kurulduğu çevrede
değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence
merkezi.
D
Dağ ve Kış
Turizmi Mountain and Winter Tourism Sanayileşme ve hızlı
gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan
kurtulmak için, kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri.
Böylece, dağ ve kış turizmi dağmuş ve
gelişmiştir.
Dağcılık (Alpinism alpinisme
Bergsteigerung)
Dalyan (ing: fish trap, fra: bordique,
alm: Fischreuse) deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık
ve tellerle yapılan balık avlama yeri.
Davet (ing:
invitation, fra: invitation alm: Einladung) bir göreve veya bir
aktiviteye katılma çağrısı.
Day-rate "Gündüz Tarifesi".
Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu
tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması
öngörülür.
deniz otobüsü (ing: (hydrofoil, fra:
hydrofoil, alm: Seebus) özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve
suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden, yolcularını kapalı mekân
içerisinde taşıyan deniz taşıtı.
deniz tedavisi (ing:
thalassotherapy, fra: thalassothérapie, alm: Thalassotherapie) deniz
veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.
deniz termal
ve sağlıklı yaşam (ing: sea thermal and health center, fra: centre
de thalassothérapie et d, alm: Thalassotherapie-Zentrum) deniz termal
koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm
merkezi.
deniz turizmi (ing: sea tourism, fra: tourisme
de mer, alm: Meerestourismus) su sporları, yatçılık, deniz ve kum
banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm
organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.
deniz
tutması (ing: sea sickness, fra: mal de mer, alm: Seekrankheit)
deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı
rahatsızlık.
deniz tutmasına karşı direnç (ing: sea
legs, fra: avoir le pied marin, alm: Wiederstandsfähigkeit gegen
See) deniz yolculuğunda, fırtınalı havalardaki sallantılara karşı
dayanabilme gücü.
deniz uçağı (ing: seaplane, fra:
aquavion, alm: Wasserflugzeug) su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan
sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava
taşıtı.
deniz ürünü (ing: seafood, fra: fruits de mer,
alm: Meeresfrüchte) deniz canlılarından hazırlanan yiyecek
türü.
denizaltı turizmi (ing: marine tourism, fra:
tourisme sous-marin, alm: Unterwassertourismus) Su altı sporları
yapmak, zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vb. faaliyetleri konu
alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin
tümü.
denizciliğe ait (ing: nautical, fra: nautique,
alm: nautisch) denizle, gemi işletmesiyle
ilgili.
denizyolları temsilcisi (ing: maritime agent,
fra: agent maritime, alm: Schiffahrtsvertreter) armatörlerin, kendi
adlarına, herhangi bir limanda, deniz taşıtlarının hareketi, yolcu ve
eşyanın gelişi, gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi
amacıyla görevlendirdikleri kişi.
Depozito ing: deposit,
fra: dépôt de garantie, alm: Depositum) bir taahhüt sırasında güvence
için ya da bağlanma nedeni ile oda, yer veya bilet ücretlerinin küçük bir
miktarının peşin ödenmesi.
depozitolu rezervasyon (ing:
deposit reservation, fra: reservation cautionnée, alm: Reservierung unter
Hinterlegung) bir konaklama tesisinin, en az bir gecelik ücretini peşin
tahsil ettiği rezervasyon.
derinlik işareti (ing: depth
marking, fra: marque de profondeur, alm: Tiefenmarkierung) yüzme havuzu
çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.
devlet
taşımacılığı (ing: public transportation, fra: transport public,
alm: öffentliche Verkehrsmittel) ilgili kamu kuruluşlarının
sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.
devre-mülk
(ing: timesharing, fra: multipropriété, alm:
Umlauf-Immobilien) alıcıya, belli sayıdaki yılların belli sürelerinde,
bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.
dikey
bütünleşme (ing: vertical integration, fra: integration verticale,
alm: vertikale Integration) bir şirketin birbirini tamamlayan
hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.
dinî bayram
(ing: religious holiday, fra: féte réligieuse, alm: religiöser
Feiertag) dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.
Dinlence
(ing: recreation, fra: récréation, alm: Erholung) boş vakit
etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde
plânlanması.
dinlence köyü (ing: recreational town, fra:
village de retraite, alm: Erholungsstadt) emekliler için belirli bir
yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim
yeri.
Diplomat (ing: diplomat, fra: diplomate, alm:
Diplomat) bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî
temsilcisi.
direkt hat (ing: hot line, fra: ligne
directe, alm: Direktverbindung) doğru bilgi alınması, rezervasyon
sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından
hız sağlayan telefon hattı.
direkt tren (ing: direct
train, fra: train express, alm: durchgehender Zug) kısa veya orta
mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan, bazen de çıkış ve varış
istasyonları arasında durmayan tren türü.
dış turizm geliri
(ing: tourism receipts, tourism incom, fra: recettes de tourisme
internatio, alm: ausländisches Tourismuseinkomme) bir ülkede yabancı
ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları
harcamalar toplamı.
doğa sporları (ing: nature sports,
fra: sports en plein air, alm: sportliche Aktivitäten in freie) doğada
yapılan spor aktiviteleri.
doğa yürüyüşü (ing: nature
walk, fra: randonnée, alm: Wanderung) doğanın güzellik ve
zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli
yürüyüş.
doğal kaynak (ing: natural resource, fra:
ressource naturelle, alm: Bodenschatz) tabiatın düzeninde kendiliğinden
var olan, doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü
kaynak.
doğal turizm değeri (ing: natural tourism asset,
fra: ressource naturelle de tourisme, alm: natürliche touristischer
Wert) turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.
Dönem
(ing: period, fra: période, alm: Periode) birbirini izleyen,
başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.
dönüşü açık bilet
(ing: open date return ticket, fra: billet open, alm: offene
Rückfahrkarte) gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde, dönüşü istenilen
bir tarihte yapılabilen bilet.
dört mevsimlik tatil tesisi
(ing: four season resort, fra: établissement de tourisme perma,
alm: ganzjährige Ferienanlage) ılıman iklimlerde 12 ay hizmet
verebilecek tatil merkezi.
dörtlü turizm gelişmesi (ing:
four-way tourism development, fra: développement de tourisme à qua, alm:
vierstufige touristische Entwic) turizm merkezlerinin dört çekim unsuru
olan doğal güzellik, coğrafî konum, uluslararası ün ve yaratıcılık
etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.
Döviz
(ing: foreign currency unit, fra: devise étrangère, alm:
Devise) yabancı para birimi.
döviz bürosu (ing:
exchange office, fra: bureau de change, alm: Wechselstube) para
değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer, döviz alınan yer.
döviz
kuru (ing: foreign exhange rate, fra: cours de change, alm:
Devisenkurs) bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim
oranı.
döviz piyasası (ing: foreign exchange market,
fra: marché de devises international, alm: Devisenmarkt) ulusal
paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz
borsası.
Duhuliyesiz (ing: free admission, fra: entrée
libre, alm: freier Eintritt) giriş ücreti olmayan.
Dünya
Çevre Geliştirme Komisyon (ing: World Commission on Environment,
fra: Commission Mondiale de Développ, alm: Weltkommission für
Umweltentwic) ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini
tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini
savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu
bir komisyon.
Dünya Sağlık Örgütü (ing: World Health
Organization-WHO, fra: Organisation Mondiale de Santé,, alm:
Weltgesundheitsorganisation) toplumu ilgilendiren hastalıkları
izleyerek, hükümetlere tavsiyelerde bulanan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı
bünyesindeki kurum.
dünya turizm geliri (ing: world
tourism receipts, fra: recettes de tourisme mondial, alm: Welteinkommen
aus dem Fremdenve) uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan
harcamalar toplamı.
dünya turizm pazarı (ing: world
tourism market, fra: marché international de tourism, alm:
Welttourismusmarkt) turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası
piyasa.
dünya vatandaşı (ing: stateless person, fra:
apatride, alm: Weltbürger) herhangi bir devletin uyruğunda olmayan
kişi.
Durak (ing: stop, fra: arrêt, alm:
Haltestelle) taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı, kısa bir
süre için durdukları, yol üzerinde işaretlenmiş belli bir
nokta.
durma-binme (ing: stopover, fra: halte, alm:
Reiseunterbrechung) hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde
keserek, bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde
bitirme.
duty-free (ing: duty-free, fra: hors-taxe, alm:
zollfrei) gümrük vergisi muafiyeti.
duyarlı çevre
(ing: environmentally sensitive area, fra: espace sensible, alm:
sensible Zone) doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve
özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli
alan.
dürtü araştırması (ing: motivation research, fra:
recherche de motivation, alm: Motivierungsforschung) bir turizm merkezi
ile ilgili imajın, potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması
araştırması.
düşük faizli tatil kredisi (ing: low
interest holiday loan, fra: chèque-vacances, alm: niedrigverzinster
Urlaubskredit) dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere
faizi düşük, borç para verilmesi.
düşük sezon (ing: low
season, fra: basse saison, alm: Vor-, Nach-, Zwischensaison) turist
trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
(ing: regular service, fra: service régulier, alm: fahrplanmäßige
Verbindung) bir anlaşma uyarınca, önceden saptanmış gün ve saatlerde,
süresi belli taşıt servisi.
Değişken maliyet Variable
cost (VC)
Demi-Pension : "Yarım Pansiyon". Yatak,
kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama
tarifesi.
Demografi Demography démographie
Demographie İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle
ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü, cinsiyeti, mesleklere, yaşa v.b.
unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri
demografinin ilgi alanına,girer
Denetleme
gezisi Inspection trip
Deniz kürü Marine
cure
Destination (Bknz.Varış yeri)
Destek veren
kuruluşlar Consolidator Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan
ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve
iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer
tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan
kuruluşlar.
Dışa yönelik turizm Outbound
tourism
Dikey bütünleşme Aynı sektörde ancak farklı
üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini
birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin, tur
operatürleri, konaklama tesisleri vb. ile yapacağı işbirliği dikey
bütünleşmeye örnek gösterilebilir.
Discriminatory "Ayırım
Gözeten". Belirli kimselere, örneğin askerlere. ögrencilere, çocuklara
uygulanan indirimli tarifeler.
Dizgisel şema, Master süreç
şeması Sequental chart İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu
olan, tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç
şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının
sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün
işletmedeki iş, materyal ve personel akımı saptanır.
Doğal
kaynaklar Naturel sources Üretim sürecinin değil, doğanın
sağladığı mallar, değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen
doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.
Doğal tedavi
merkezi Naturel therapy center
Doğrusal organizasyon,
doğrusal örgütle(n)me Linear
organisation:
Dönem (Bkz. Mevsim)
Dünya Turizm
Örgütü (DTÖ) World Tourism Organisation (WTO)
Dünya
Ticaret Örgütü (DTÖ) World trade organisation (WTO)
Dünya
seyahat acentaları birlikleri federasyonu the universal federation
of travel agencies associations
Düşük kapasiteli tesis
(Bkz. Küçük ölçekli tesis)
|
|