Turizm
Sözlüğü Tanımlar-Kavramlar-Kısaltmalar (İngilizce,
Fransızca, Almanca
karşılıklarıyla)
|
E ECU (Bkz. Avrupa
Para Birimi)
Efektif (ing: effective, fra: effectif,
alm: effektiv) Banknot ve metal para.
EFTA (Bkz.
Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi))
Egzotik turizm (ing:
exotic tourism, fra: tourisme exotique, alm: exotischer Tourismus) İlgi
çekici yabancı yerlere yönelen turizm.
Eğitim amaçlı seyahat
(ing: travel for learning, fra: voyage éducatif, alm:
Bildungsreise) Avrupa üniversitelerinin, özellikle Amerikalı
öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri, yaz aylarında, kısa
dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.
Eğlence merkezleri
Entertainment centers Eğlence merkezleri, deniz-kum-güneş
üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan
konaklama faaliyetleri dışındaki, özellikle sportif faaliyetler, yeme-içme
ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı
merkezlerdir
Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet (ing:
in-flight entertainment, fra: facilité de distraction au vol,, alm:
Reiseunterhaltung) Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini
sağlamak için sunulan film veya video gösterimi, müzik yayını veya kağıt
oyunu vb. hizmet.
EIB (Bkz. Avrupa Yatırım Bankası
European İnvestment Bank)
Ekoturizm (ing: ecotourism,
fra: écotourisme, alm: Ökotourismus) Doğal çevre ile turizm faaliyetini
bağdaştıran, çevrenin olumsuz etkilenmesi konusunda sorumluluk güdüsü ile
hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.
Ek
prim Override Premium
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
Teşkilatı Organization for Economic Cooperation and Development
(OECD) Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de
faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da
anılır.
Elit turizm (ing: elite tourism, fra: tourisme
élites, alm: elitärer Tourismus) Üst gelir grupları ya da seçkin
kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.
Elle tutulmaz
ürün (ing: intangible product, fra: produit intangible, alm:
abstraktes Produkt) Turizm gibi, somut varlığı olmayan ürün
türü.
Elle tutulmaz ürünlerde kalite (ing: quality
control of intangibles, fra: contrôle de qualité des intangi, alm:
Qualitätskontrolle bei abstrakt) Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin,
mukayeseli standardizasyon yöntemi.
EMS (Bkz. Avrupa Para
Sistemi)
En düşük fiyat Rack-bottom
price
Olabilecek en düşük fiyat
En küçük kareler
metodu Least squares method İki değişken arasındaki ortalama
ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin
yöntemi.
Enformel organizasyon (Bkz. İnformel
organizasyon)
Ergonomi Ergonomics İnsanın kas gücünün
üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen
bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa
çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.
Ekstra
yatak, ilave yatak Additional bed
ESAD Ege seyahat
acentaları derneği
Eşya sigortası (ing: freight
insurance, fra: assurance de bagage, alm: Frachtversicherung) Yolcu ile
taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek
suretiyle taşınan eşyanın kaybolma, çalınma, kırılma, gecikme ve benzeri
nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan
anlaşma.
Etkinlik tatili (ing: activity holiday, fra:
vacances actives, alm: Aktivurlaub) Turistlerin spor veya benzeri
aktivitelere katıldıkları turizm türü.
F
Faktoring Factoring Firmalara
vadeli satışlarının bedelini vadesinden önce tahsil olanağı veren
finansman hizmeti. Faktoring kuruluşu (factor), vadeli satış yapmış
firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle ve fakat bir iskonto
ile satın alır; Vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil
eder.
Fayda-maliyet analizi Cost-benefit
analysis Yatırım projelerinin etkinliğini sınama ve değerlendirmede
geliştirilen tekniklerden biridir. Fayda-maliyet analizi bir projenin net
cari değerini iskontoloyarak projenin toplam maliyetini ve faydasını
değerlendirir.
Fazla
rezervasyon Overbooking
FC (Bkz. Sabit
maliyet)
FDCSST (Bkz. Tam gün şehir
gezisi)
Federal Denizcilik Komisyonu (ing: Fedaral
Maritime Commission-FMC, fra: Commission Fédérale Maritime, alm: Föderale
Maritime Kommission) Denizcilikte uluslararası yolcu ve yük
taşımacılığını düzenlemek yetkisini taşıyan Amerikan resmî
kuruluşu.
Fener (ing: lighthouse, fra: phare, alm:
Leuchtturm) deniz araçlarının yolunu bulması için yapılmış ışık
kulesi.
Festival (ing: festival, fra: festival, alm:
Festspiel) Niteliği önceden programla belirlenen, kendine özgü
ayrıcalığı olan şenlik ya da bir kaç gün süren sanat
gösterisi.
FIT (Bkz. Rehbersiz dış ülke
gezisi)
FIJET
Fiilen İşletilen
Yatak Actually Operated Bed
Finansal kiralama
Financial leasing Turizm yatırımlarının finansman
yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, dünyada, 1952 yılından
itibaren yatırım mallarının finansmanında kullanılmaya başlanan bir
yöntemdir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre ülkemizde her
türlü taşınır veya taşınmaz mal leasinge konu olabilir. Öte yandan,
leasing konusu malın bağımsız ve üzerinden amortisman ayrılabilen bir
özellik taşıması gerekmektedir. Buna göre hammadde ve ara malı niteliğinde
olan ve kullanıldığında tüm özelliklerini yitiren mallar, yazılım gibi
maddi olmayan konular ile fikri ve sınai haklar leasing
yapılmamaktadır.
Finansal yönetim, finans
yönetimi Financial management
Finansal rasyolar
Financial ratios İşletme faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fon
ihtiyacının saptanması, işletmenin finansal yapısının ne derece sağlam
olduğunun anlaşılması amacıyla kullanılan finansal analiz araçları. Rasyo
iki değerin birbirine olan oranı demektir.
Finanslama
Financing Özel ya da tüzel kişilerin yatırım, üretim ve satış
faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetin istenilen düzeyde
sürdürülebilmesi için gerekli parasal değerlerin sağlanması, saklanması,
ödenmesi ve bunlarla ilgili maliyetleri de içeren para bulma ve kullanma
etkinliği.
Finansman planı Financial
plan
Firma ziyareti Corparate travel
Fiyat
Rate, fare
Fiyat farklılaştırılması Price
discrimination Maliyetinde bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı malın
ya da hizmetin farklı alıcılara değişik fiyattan
satılması.
Fiyat politikası Turistik mal ve hizmetlerde
izenecek fiyat politikası:
Fiyat saptamadaki amacın belirlenmesi,
Değişik alternatifler arasında hedefe uygun politikanın tercihi,
Fiyatlama yönteminin seçimi aşamalarından oluşur. Günümüz
turizminde fiyat politikası çok önemli bir faktördür. Çünkü, arz son
derece rekabetçi ortamda oluşmakta, fiyat karşısında esnekliğe sahip
olamamkta, talep ise fiyatlar karşısında büyük bir esneklik
göstermektedir.
Fiyatlandırma, kotasyon
Quotation
Fiyatlandırma yöntemi Turizm sektöründe
mal ve hizmetlerin fiyatları amaç ve politikaları saptandıktan sonra
çoğunlukla ya maliyet esasına göre, ya da rekabet koşulları göz önüne
alınarak belirlenir.
Fizibilite etüdü Feasibility
study Yapılabilirlik ettüdü. Yatırım projelerinin gerçekleştirilebilir
olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan çalışmaların
bütünü.
FOB (ing: free on board, fra: franco de port,
alm: frei an Bord) Güvertede teslim, Deniz taşımacılığına ilişkin bir
anlaşma olan FOB uygulamasında satıcının yükümlülüğü malın gemiye
yüklenmesi ve bu durumun alıcıya bildirilmesi ile sona
erer.
Fon Fund Belirli bir alanda bulunulacak belirli
bir faaliyetin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi
gören varlıkların tümü.
Fonksiyonel
organizasyon Functional organisation
Food service
layout
FOQ Fre on quai Rıhtımda teslim, Alıcı
tarafınan belirtilen rıhtıma malın teslimi yükümlülüğünü içeren bir
anlaşma. Rıhtıma teslim anına kadar olan giderler satıcıya ait olup, bu
giderlerin tümü FOQ fiyata dahildir.
FOR Free on
rail Trende teslim Alıcı tarafından belirtilen yükleme istasyonuna
malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir
anlaşma.
FOT Free on truck Kamyonda teslim Alıcı
tarafından beliirtillen kamyona malın satıcı tarafından teslimi
yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.
Formel
organizasyon Formal organisation
Fosil (ing:
fossil, fra: fossile, alm: Fossil) toprak tabakalarında kalarak,
eskiden günümüze kadar gelen bitki ve diğer canlıların kalıntı veya
izlerine verilen ad.
Fosseptik (ing: septic tank, fra:
fosse septique, alm: Senkgrube) lâğım çukuru.
FPA Free
from particular average Dış ticari satış sözleşmelerinde yer alan bir
terim. Kısmi hasarın hariç tutulduğu bir anlaşma
biçimi.
Franchising Franchise veya franchising sözlük
anlamıyla imtiyaz demektir. Franchising terimi günümüzde çağdaş nitelikte
bir finansman yöntemidir. Franchising gerçek anlamıyla herhangi bir ürünü
veya hizmeti pazarlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan bir sistemi
ifade etmektedir. Bu yöntemde, yatırımcı kuruluş otel veya tatil köyü
zinciri şeklinde çalışıyorsa, başka bir işletmenin yeni yatırımına belirli
koşullarda, belirli oranda katılmakta; projenin hazırlanmasını, inşaatın
kontrolünü, tesisin yönetimini üstlenmekte, ayrıca kârdan katılma oranında
bir pay almaktadır. Bazı imtiyaz yöntemlerinde ise işletme, zincirin
kalite normlarına uymak ve belirli bir imtiyaz ücreti ödemek suretiyle
zincirin adını (markasını) kullanma hakkını elde
etmektedir.
Fresk (ing: fresco, fra: fresque, alm:
Fresko) Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boya
ile yapılmış resim.
|
|