Otel İşletmelerinde Bütçe Problemleri
Adnan ŞİŞMAN CPA
adnansisman@adnansisman.com
Faaliyet Bütçeleri, İşletmelerin ileriki dönemlerde yapmayı tasarladıkları,
gerçekleştirmeyi arzuladıkları, planladıkları faaliyetin bir bütünüdür.
Gelecek dönem içerisinde ne tutarda satış yaparak girdi sağlamayı ve bu
girdilerin ne miktarda maliyetlerle karşılanacağının planlanmış ve
hedeflenmiş bir ölçütüdür bütçe...
Genelde yaygın bir yanlış düşünce/anlayış vardır faaliyet bütçeleri
konusunda. Faaliyet bütçelerinin işletmelerin Mali İşler bölümlerince
hazırlanması gerektiği inancıdır bu yanlış anlayış... Bütçeler konusunda
benim görüşüm faaliyet bütçelerinin bütünüyle, bütçeleri
gerçekleştirmekten birinci derecede sorumlu kişi/lerce hazırlanması
gerektiğidir. Mali İşler müdürlüğü tabii ki geçmiş verilerin rakamlarla ve
istatistiki olarak ortaya konması, bütçenin formatı, konsolidasyonu ve
diğer tüm üzerine düşen konularda azami desteği sağlamalıdır fakat bütçeyi
bilfiil yaparak Genel Müdürün önüne koyması kadar saçma bir şey yoktur.
Örneğin bir restoran veya bir otel işletmesini düşünelim...
Bu işletmelerin faaliyet bütçesini 10 farklı kişiye yaptıralım. Elde
edeceğimiz sonuç, tamamen her şeyiyle birbirinden farklı 10 adet bütçe
ortaya çıkar... Burada bu bütçe yanlış, ötekisi doğru şeklinde hiç bir
zaman düşünülemez, düşünülmemelidir.. Değişik kişilerin hazırladığı
bütçelerdeki bir diğerinden farklılıklar, satış ve gelirlerde ve
maliyetlerde ileriye dönük olarak farklı bakış açılarını yansıtır ve tüm
hazırlanmış bütçelere de anlayışla yaklaşabiliriz. Bütçe ileriye bakıştır
ve herkesin bakışı da farklıdır ve saygı duymak da gerekir. Kimisi
burnunun ucunu göremez, kimisi çok uzağı net bir şekilde görebilir. Kimi
yöneticinin portföyü, satışı çok güçlüdür, maliyetleri kontrol kabiliyeti
zayıftır, kimisinin ise maliyetleri kontrol kabiliyeti çok yüksek fakat
buna mukabil satış hedefleri çok düşüktür. Bir başka ifadeyle bazı
yöneticiler maliyetleri düşürerek ya da kontrol altına alarak başarıyı
hedefler, bazıları ise satışları arttırarak... Hepsine saygı duymak lazım,
yeter ki planları, bütçeleri, hedefleri ilgili mercilerce kabul görsün ve
onaylansın.
Bütçeler üzerinde düşünüp kafa patlatması gereken kişiler, bütçelerin
gerçekleştirilmesinden birinci derecede sorumlu kişi/ler olmalıdır.
Gerçekleşmiş faaliyetler ile hedeflenmiş faaliyetlerin karşılaştırılması
neticesinde ortaya çıkmış olumlu ya da olumsuz sapmaların hesabı/açıklaması
da mutlaka bu kişilerce, nedenleriyle birlikte ortaya koyulmalıdır. Yalnız
burada şu noktaya değinmeden edemeyeceğim: Oluşmuş olumsuz ve/ya olumlu
farkların hesabını verebilmek kadar alabilmek/sorabilmek de önemlidir.
Hasbelkader bir mevki sahibi olmuş, bulunduğu noktaya biraz şans, tanrının
yardımı ve/ya biraz da yalakalık yaparak gelinmiş ise (mesela bir
koordinatör düşünün) o kişiye ne hesap verirler, ne de hesap alabilir o
kişi. Neticede kaderine razı olmak zorundadır ve işler kötüye gidiyor ise
söyleyebileceği tek şey "İşletmeler/Oteller para kazanmıyor" dur.
Oturduğu koltuğun süresi ise işletme sahiplerinin ya da yönetim kurulunun
kendisine göstereceği sabrın süresi ile doğru orantılıdır. Bu sürenin uzun
olması için Allah'a dua etmekten başka şansı da yoktur... Alt kadrolar
bütçeler konusunda size karşı sorumlu oldukları gibi, bütçeleri
onayladığınız anda artık siz de üst makamlara karşı o bütçelerin
gerçekleştirilmesinden sorumlu olup bundan kaçışınız yoktur/olmamalıdır...
Bu noktada kısım şefleri departman müdürlerine, departman müdürleri genel
müdüre, genel müdür koordinatör ya da genel koordinatöre, koordinatör de
yönetim kuruluna/patron/lara karşı birinci derece sorumluluk taşıdığının
bilincinde olmalı, bu konuda bilinçsiz iseler bilinçlendirilmelidir. Yani
biri bunları korkusuzca ifade etmelidir...
Yıllar yılı görev yaptığım işletmelerde bir çok defalar finansal anlamda
mali işler birimimiz gerek bağımsız denetim şirketlerince ve gerekse
şirket bünyesindeki Teftiş kurullarınc müteaddit defalar teftiş edilmiş
olunmamıza rağmen yapılan teftişin hesabının idari anlamda eli taşın
altında olan kişilere üst makamlarca sorulmaması bana hep çok ilginç ve
şaşırtıcı gelmiştir... Neticede Mali İşler biriminin sorumluluğu çok genel
anlamda, teftişin olduğu tarihte işletmenin/şirketin bilançosunda yer alan
varlık ve kaynakların mevcudiyetinde mutabık olunması ve maliyet ve gelir
tablosu hesaplarında muhasebe kayıtlarının doğruluğudur... Buraya kadar
tamam, ancak sorun bundan sonra başlıyor... Özellikle maliyet hesapları ve
gelir tablosu hesaplarına yansımalarının sonucu olarak oluşmuş giderler ve
buna mukabil gerçekleşmiş gelir hesaplarında, bütçe hedefleriyle
karşılaştırma neticesinde ortaya çıkan olumlu ya da olumsuz farkların
nedenleri konusunda bir üst paragraftaki sorumluluk silsilesi doğrultusunda
herhangi bir hesap sorulup istenmemesi bana çok ilginç geldiği gibi bu
konu üzerinde de "Neden ?" diye düşünmeye itmiştir hep beni.
Ulaştığım sonuçları ise Bilgisizlik, hiyerarşinin bütünüyle bilgisiz
kişilerden oluşması, bilgisizlik neticesinde oluşan kadercilik,
başkalarının kaderini kendi kaderimiz gibi sineye çekme, bu sene olmadı
inşallah seneye şeklinde düşünce biçimi meyli, Bir de en önemlisi baştan
aşağıya alt kadroların söz dinleyen, el pençe divan duran, basiretsiz ve
yalaka kişilerden oluşturulması şeklinde özetleyebilirim.
İşletmelerde bütçe uygulamaları genelde geçmiş rakamlar ele alınarak çok
cüzi bir miktarda/oranda artırılarak ya da hiç artırılmayarak
uygulanmaktadır. Bu son derece yanlış bir uygulamadır. Bütçe geçmişin
değerlendirilerek geleceğin mümkün olduğu kadar akılcı ve makul
projeksiyonlanarak hedeflenmesidir... Akılcı ve makul diyorum çünkü
şöyle düşünelim. Şayet bir kişi şu anda azami 130 cm. zıplayarak bir
engeli aşabiliyor ise bu kişiden 200 cm bir engeli aşmasını
istemek ve bunda diretmek son derece yanlıştır çünkü şu anda azami
yapabildiği sıçrama 130 cm'dir. Birden bire önüne 70 cm. gibi hali hazırda
sıçradığının yarısından daha fazlasını istemek çok büyük bir ihtimalle o
kişi için bir mucizenin gerçekleşmesini beklemeyi gerektirir ve çok büyük
bir ihtimalle de hayal kırıklığı ile sonuçlanır.. O bakımdan 130 cm.
sıçrayan bir kişiden 160 cm sıçramasını istemek bence çok daha mantıklı ve
yapılabilirlik ölçüsündedir. Şayet bu kişinin önüne 200 cm hedefini koyar
isek yapamayacağını bildiğinden dolayı bütün isteği kaybolup belki de
isteği ve motivasyonu kırıldığından dolayı 130 cm engeli dahi aşamaması
çok doğaldır fakat bu kişinin önüne 160 cm. sıçrama gibi bir hedef
koyulduğunda bu makul ve üzerinde çalışıldığı takdirde
gerçekleştirilebilecek bir hedef olmasından dolayı, yapabilmek için hedefe
odaklanıp çok sıkı bir şekilde çalışmalara başlayabilir.. hedefi 130-135 cm
gibi belirlemek ise o kişiyi rehavete itecektir çünkü nasılsa o engeli
aşıyordur. çok az gayretle 135'i de aşacaktır... İşletme bütçelerinde de
pek fark yoktur... Bütçe işletmenin bütçesi olmasına rağmen, onu
gerçekleştirecek olanlar işletmeye dahil olan insanlardır... Bence
insanların önüne aşamayacakları belli olan engelleri koymaktansa akılcı ve
makul hedefleri koymak çok daha iyi neticeler verecek ve insanların motive
olması, hedefe odaklanması ve kendilerine olan güvenin artışı
neticesinde hedeflerin yakalanması çok daha kolay sağlanacaktır...
Yanlış olan bir başka uygulama, İşletmede operasyonun başındaki kişinin
bütçeyi bütünüyle kendisinin yapması ve alt kadrosundaki departman
müdürlerine sorumlulukları ölçüsünde dayatmasıdır. Bu tipte uygulamalar
çoğunlukla hep ters tepmekte ve bağlı departman müdürlerince "Madem
kendisi o şekilde yaptı, buyursun kendisi gerçekleştirsin." veya
"Yapabildiğimizi yaparız, yapamadığımızı genel müdür/koordinatör kendisi
tamamlar." şeklinde yorumlar yapılmasına ve kendi fikirleri sorulmadığı
için de hedeflerin gerçekleştirilmesi konusunda ise isteksiz ve kaygısız
davranılması sonucunu doğurmaktadır...
Otel işletmelerinde sağlıklı bir faaliyet bütçesi yapılabilmesi için,
öncelikle muhasebe sisteminin ve bütçenin birbirini destekler nitelikte
olması gerekir. Aksi halde bütçe verileri ayrı telden çalar, muhasebe
verileri ayrı telden... Sonuçta bir ahenk olamaz. Öncelikli olan bu
ahengin sağlanmasıyla ilgili koşulların süratle hazırlanması ve yürürlüğe
koyulmasıdır...
Faaliyet bütçeleri her aşamada sorumlu kişilerden oluşan ekip çalışmasını
gerektirir. Otellerde hazırlanacak bütçeler kısım, departman ve otel
geneli olarak kışım şeflerinin, departman müdürlerinin ve nihayetinde otel
genel müdürlerinin sorumluluklarını içerecek şekilde olmalıdır. Departman
bütçelerinin kısımlarından (Örneğin Yiyecek-İçecek departmanının her hangi
bir ünitesinin satışlarından ünitenin şefi veya Banquet/ziyafet
satışlarından ise Banquet bölümünün şefinin sorumlu olması.) kısım şefleri,
tüm departman bütçesinin gerçekleştirilmesinden departman müdürü, tüm
otelin bütçesinin gerçekleştirilmesinden ise genel müdür sorumlu
olmalıdır. Bu da ancak her aşamada sorumluluk bütçelerinin uygulamasıyla
sağlanır ve her birimin gelir ve gider olarak sorumluluklarının tayini çok
önemlidir.
Hazırlanacak bütçe kalemleri dayanaklarının çok güçlü ve mantıklı
açıklamalarının olması gerekir. Tüm kalemlerin üzerinde durulmalı ve
istatistiksel olarak da ifade edilebilmelidir... Bütçeleri onaylayacak
kişilerin ise onaylarına sunulmuş bütçeleri hemen onaylamaktan ziyade
ihtiyatla yaklaşmaları gerekir çünkü onayladıkları andan itibaren
kendileri de sorumlu tutulmalıdır. Örneğin bir koordinatörün önüne gelen
olmayacak hedefleri iyice incelemeden ve yeterli açıklamaları almadan
kaygısızca onaylaması, alt kadrolarınca kandırılması ve aynı zamanda da
bilmeden/farkında olmadan kendi üstündeki makamları kandırması
sonucunu doğuracaktır. Bu durum ise nihayetinde aklı başında bir Patron
veya yönetim kurulu başkanının atlamaması gereken bir durumdur. Aksi halde
inşallah, maşallah ile işler devam eder. ta ki ne ümitlerle yatırım yaptığı
işletmeyi kiraya verinceye ya da satıncaya kadar...
Bir başka önemli konu da Bütçelerin karakterinin olmasıdır. Bütçelerin
karakteri genellikle dinamik, hantal, korkak, cesur, ürkek, atılgan vs.
şeklinde olup biraz da hazırlayan ekibin, ve/ya onaylayan kişilerin
karakteriyle doğru orantılıdır diyebiliriz.
Bazı bütçeler ise çok kurnazca hazırlanmış ve şeytani fikirlerle dolu
olabilir ancak önemli olan bunları görebilmek ve algılayabilmektir.
Örneğin bir şehir oteli bütçesi ilk 7 ayda hiç bir gayret göstermeden
gerçekleştirilebilecek şekilde hazırlanmış ve son 5 ayda da yukarıda
açıkladığımız 200 cm. gibi muazzam uçmuş bir bütçe olabilir. Burada
bütçenin bize söylediklerini anlayabilmemiz çok önemlidir. İlk 7 ayda hiç
bir şey yapılmayacak çünkü otelin her zaman yaptığı normal iş ne ise o
bütçeye aksettirilmiş ve artı bir değer öngörülmemiş. 7. aydan sonra ise
işin başındaki kişinin o işletmede pek fazla durmayacağı çok açık. Böyle
bir bütçe genellikle zaman kazanmak için yapılır ve onaylayan kişilerce göze
hoş görünen Toplam/kümülatif neticelerden ayrıntılara inilemediği takdirde
anlaşılması güçtür. Bu anlamda bütçeler işin başındaki kişilerin gerçek
niyetlerini anlamada bir enstrüman olarak da kullanılabilir.
Bir başka yanlış olan konu da bir yöneticiye kendisinden önce bir başka
yöneticinin hazırlamış olduğu bütçeleri değiştirmesine imkan tanımayıp
yeni yöneticiyi eski yöneticinin hazırladığı bütçeden sorumlu tutmaktır.
Açıkçası, hiç kimse bir başka kişinin hazırladığı bütçenin altına girmek
şeklinde mecbur tutulmayı istemez diye düşünüyorum. Ayrıca bu durumu da
anlayışla karşılamak ve yeni yöneticiye, ileriye yönelik olarak olumlu ya
da olumsuz yönde sorumlu olacağı bütçeyi değiştirme imkanı mutlaka
tanınmalıdır. Aksi halde kendisinin hazırlamadığı bütçenin gerçek ile
arasında oluşan +/- sapmaların hesabının sorularak açıklama beklenmesi
abesle iştigaldir...
SON SÖZ : Özellikle otel bütçeleri alt yapısı güçlü ve
istatistiksel değerlerle bezenmiş ve bir sonraki faaliyet döneminin çok
iyi analiz edilerek sorumlulukların dağıtımında hiç bir tereddüde imkan
tanımayacak şekilde ve bütçeyi hazırlayan sorumlu kişilerin (Şef,
Departman Müdürü, Genel Müdür) tümünün mutabakatı sağlanmalıdır. Yoksa ne
kadar sıçrasanız 130 cm'lik bir engeli dahi aşamazsınız. Sadece kendinizi
kandırmış olursunuz...
Hazırladığınız bütçelerin ve planladığınız karların gerçekleşmesi
temennisiyle...
Not: Bu yazı www.adnansisman.com sitesinden alınmıştır.
|