Otel İşletmelerinde Bütçe Problemleri
Adnan ŞİŞMAN CPA
www.adnansisman.com
adnansisman@adnansisman.com
20.06.2007
Faaliyet Bütçeleri işletmelerin ileriki dönemlerde yapmayı tasarladıkları,
gerçekleştirmeyi arzuladıkları, planladıkları faaliyetin bir bütünüdür.
Gelecek dönem içerisinde ne kadar tutarında satış yaparak girdi sağlamayı
ve bu girdilerin ne kadar tutarında maliyetlerle karşılanacağının
planlanmış ve hedeflenmiş bir ölçütüdür bütçe...
Genelde yaygın bir yanlış düşünce/anlayış vardır faaliyet bütçeleri
konusunda.. Faaliyet bütçelerinin işletmelerin Mali İşler bölümlerince
hazırlanması gerektiği inancıdır bu yanlış anlayış... Bütçeler konusunda
benim görüşüm faaliyet bütçelerinin bütünüyle bütçeleri gerçekleştirmekten
birinci derecede sorumlu kişi/lerce hazırlanması gerektiğidir.
Mali İşler Müdürlüğü tabii ki geçmiş verilerin rakamsal ve istatistiki
olarak ortaya konması, bütçenin formatı, konsolidasyonu ve diğer tüm
üzerine düşen konularda azami desteği sağlamalıdır fakat bütçeyi bilfiil
yaparak Genel Müdürün önüne koyması kadar saçma bir şey yoktur.
Örneğin bir restoran veya bir otel işletmesini düşünelim.
Bu işletmelerin faaliyet bütçesini 10 farklı kişiye yaptıralım. Elde
edeceğimiz sonuç olarak tamamen her şeyiyle birbirinden farklı 10 adet
bütçe ortaya çıkar...
Burada bu bütçe yanlış, ötekisi doğru şeklinde hiç bir zaman düşünülemez,
düşünülmemelidir.. Değişik kişilerin hazırladığı bütçelerdeki bir
diğerinden farklılıklar, satış ve gelirlerde ve maliyetlerde ileriye
dönük olarak farklı bakış açılarını yansıtır ve tüm hazırlanmış bütçelere
de anlayışla yaklaşabiliriz.
Bütçe ileriye bakıştır ve herkesin bakışı da farklıdır ve saygı duymak da
gerekir. Kimisi burnunun ucunu göremez, kimisi çok uzağı net bir şekilde
görebilir. Kimi yöneticinin portföyü, satışı çok güçlüdür, maliyetleri
kontrol kabiliyeti zayıftır; kimisinin ise maliyetleri kontrol kabiliyeti
çok yüksek, fakat buna mukabil satış hedefleri çok düşüktür. Bir başka
ifadeyle bazı yöneticiler maliyetleri düşürerek ya da kontrol altına
alarak başarıyı hedefler, bazıları ise satışları arttırarak...
Hepsine saygı duymak lazım, yeter ki planları, bütçeleri, hedefleri ilgili
mercilerce kabul görsün ve onaylansın.
Bütçeler üzerinde düşünüp kafa patlatması gerekenler bütçelerin
gerçekleştirilmesinden birinci derecede sorumlu kişi/ler olmalıdır.
Gerçekleşmiş faaliyetlerle hedeflenmiş faaliyetlerin karşılaştırılmasının
neticesi olarak ortaya çıkmış olumlu ya da olumsuz sapmaların
hesabı/açıklaması da mutlaka bu kişilerce, nedenleriyle birlikte ortaya
koyulmalıdır.
Yalnız burada şu noktaya değinmeden edemeyeceğim: Oluşmuş olumsuz ve/veya
olumlu farkların hesabını verebilmek kadar alabilmek/sorabilmek de
önemlidir. Hasbelkader bir mevki sahibi olmuş, bulunduğu noktaya biraz
şans, tanrının yardımı ve/ya biraz da yalakalık yaparak gelinmiş ise
(mesela bir koordinatör düşünün) o kişiye ne hesap verirler, ne de hesap
alabilir o kişi. Neticede kaderine razı olmak zorundadır ve işler kötüye
gittiğinde söyleyebileceği tek şey ise "İşletmeler/Oteller para
kazanmıyor," dur.
Oturduğu koltuğun süresi ise işletme sahiplerinin ya da yönetim kurulunun
kendisine göstereceği sabrın süresiyle doğru orantılıdır. Bu sürenin
uzun sürmesi için Allah'a dua etmekten başka şansı da yoktur. Alt
kadrolar bütçeler konusunda size karşı sorumlu oldukları gibi, bütçeleri
onayladığınız anda artık siz de üst makamlara karşı o bütçelerin
gerçekleştirilmesinden sorumlu olup bundan kaçışınız yoktur/olmamalıdır.
Bu noktada kısım şefleri departman müdürlerine, departman müdürleri genel
müdüre, genel müdür koordinatör ya da genel koordinatöre, koordinatör de
yönetim kuruluna/patron/lara karşı birinci derece sorumluluk taşıdığının
bilincinde olmalı, bu konuda bilinçsizseler bilinçlendirilmelidir. Yani
biri bunları korkusuzca ifade etmelidir...
Yıllar yılı görev yaptığım işletmelerde bir çok defa finansal anlamda
mali işler birimimiz gerek bağımsız denetim şirketlerince ve gerekse
şirket bünyesindeki Teftiş kurulları tarafından müteaddit defa teftiş
edilmiş olunmamıza rağmen, yapılan teftişin idari anlamda eli taşın
altında olan kişilere üst makamlarca hesabının sorulmaması bana hep çok
ilginç ve şaşırtıcı gelmiştir.
Neticede Mali İşler biriminin sorumluluğu çok genel anlamda, teftişin
olduğu tarihte işletmenin/şirketin bilançosunda yer alan varlık ve
kaynakların mevcudiyetinde mutabık olunması ve maliyet ve gelir tablosu
hesaplarında muhasebe kayıtlarının doğruluğudur.
Buraya kadar tamam, ancak sorun bundan sonra başlıyor... Özellikle maliyet
hesapları ve gelir tablosu hesaplarına yansımalarıyla oluşmuş giderler ve
buna mukabil gerçekleşmiş gelir hesaplarında, bütçe hedefleriyle
karşılaştırma neticesinde ortaya çıkan olumlu ya da olumsuz farkların
nedenleri konusunda bir üst paragraftaki sorumluluk silsilesi
doğrultusunda herhangi bir hesap sorulup istenmemesi bana çok ilginç
geldiği gibi bu konu üzerinde de "Neden?" diye düşünmeye itmiştir hep
beni.
Ulaştığım sonuçları ise bilgisizlik, hiyerarşinin bütünüyle bilgisiz
kişilerden oluşması, bilgisizlik neticesinde oluşan kadercilik,
başkalarının kaderini kendi kaderimiz gibi sineye çekme, bu sene olmadı
inşallah seneye şeklinde düşünce biçimi meyli, bir de en önemlisi baştan
aşağıya alt kadroların söz dinleyen, el pençe divan duran, basiretsiz ve
yalaka kişilerden oluşturulması şeklinde özetleyebilirim.
İşletmelerde bütçe uygulamaları genelde geçmiş rakamlar ele alınarak çok
cüzi bir miktarda/oranda artırılarak ya da hiç artırılmayarak
uygulanmaktadır.
Bu son derece yanlış bir uygulamadır. Bütçe geçmişin değerlendirilerek
geleceğin mümkün olduğu kadar akılcı ve makul projeksiyonlayarak
hedeflenmesidir... Akılcı ve makul diyorum çünkü şöyle düşünelim: Şayet
bir kişi şu anda azami 130 cm. zıplayarak bir engeli aşabiliyorsa bu
kişiden 200 cm'lik bir engeli zıplayarak aşmasını istemek ve bunda
diretmek son derece yanlıştır. Çünkü şu anda azami yapabildiği sıçrama
130 cm.dir. Birden bire önüne 70 cm. gibi hali hazırda sıçradığının
yarısından daha fazlasını istemek çok büyük bir ihtimalle o kişi için bir
mucizenin gerçekleşmesini beklemeyi gerektirir ve çok büyük bir ihtimalle
de hayal kırıklığı ile sonuçlanır. O bakımdan 130 cm. sıçrama yapan bir
kişiden 160 cm sıçramasını istemek bence çok daha mantıklı ve
yapılabilirlik ölçüsündedir. Şayet bu kişinin önüne 200 cm hedefini koyarsak
yapamayacağını bildiğinden dolayı bütün isteği kaybolup belki de isteği ve
motivasyonu kırıldığından dolayı 130 cm'lik engeli dahi aşamaması çok
doğaldır.Fakat bu kişinin önüne 160 cm. sıçrama gibi bir hedef
koyulduğunda bu makul ve üzerinde çalışıldığı taktirde
gerçekleştirilebilecek bir hedef olmasından dolayı, yapabilmek için
hedefe odaklanıp çok sıkı bir şekilde çalışmalara başlayabilir. Hedefi
130-135 cm. gibi belirlemek ise o kişiyi rehavete itecektir. Çünkü
nasılsa o engeli aşıyordur. çok az gayretle 135'i de aşacaktır... İşletme
bütçelerin de de pek fark yoktur... Bütçe İşletmenin bütçesi olmasına
rağmen, onu gerçekleştirecek olanlar işletmeye dahil olan insanlardır...
Bence insanların önüne aşamayacakları belli olan engelleri koymaktansa
akılcı ve makul hedefleri koymak çok daha iyi neticeler verecek ve
insanların motive olmaları, hedefe odaklanmaları ve kendilerine olan
güvenlerinin artışıyla hedeflerin yakalanması çok daha kolay
sağlanacaktır.
Yanlış olan bir başka uygulama, İşletmede operasyonun başındaki kişinin
bütçeyi bütünüyle kendisinin yapması ve alt kadrosundaki departman
müdürlerine sorumlulukları ölçüsünde dayatmasıdır.
Bu tipte uygulamalar genellikle hep ters tepmekte ve bağlı departman
müdürlerince "Madem kendisi o şekilde yaptı, buyursun kendisi
gerçekleştirsin." veya "Yapabildiğimizi yaparız, yapamadığımızı genel
müdür/koordinatör kendisi tamamlar." şeklinde yorumlar yapılmasına ve
kendi fikirleri sorulmadığı için de hedeflerin gerçekleştirilmesi
konusunda isteksiz ve kaygısız davranılması sonucunu doğurmaktadır...
Otel işletmelerinde sağlıklı bir faaliyet bütçesi yapılabilmesi için
öncelikle Muhasebe Sisteminin ve Bütçenin birbirini destekler nitelikte
olması gerekir. Aksi halde bütçe verileri ayrı telden çalar, muhasebe
verileri ayrı telden... Sonuçta bir ahenk olamaz. Öncelikle bu ahengin
sağlanmasıyla ilgili koşulların süratle hazırlanması ve yürürlüğe
konulmasıdır...
Faaliyet bütçeleri, her aşamada sorumlu kişilerden oluşan ekip çalışmasını gerektirir. Otellerde hazırlanacak bütçeler kısım, departman ve otel geneli olarak, kışım şeflerinin, departman müdürlerinin ve nihayetinde Otel Genel müdürlerinin sorumluluklarını içerecek şekilde olmalıdır. Departman bütçelerinin kısımlarından (Örneğin Yiyecek-İçecek departmanının her hangi bir ünitesinin satışlarından ünitenin şefi veya Banquet/ziyafet satışlarından ise Banquet bölümünün şefinin sorumlu olması.) kısım şefleri, Tüm departman bütçesinin gerçekleştirilmesinden Departman müdürü, Tüm Otelin bütçesinin gerçekleştirilmesinden ise Genel müdür sorumlu olmalıdır.. Bu da ancak her aşamada sorumluluk bütçeleri uygulamasıyla sağlanır ve her birimin gelir ve gider olarak sorumluluklarının tayini çok önemlidir..
Hazırlanacak bütçe kalemleri dayanaklarının çok güçlü ve mantıklı açıklamalarının olması gerekir. Tüm kalemlerin üzerinde durulmalı ve istatistiksel olarak da ifade edilebilmelidir... Bütçeleri onaylayacak kişilerin ise onaylarına sunulmuş bütçeleri hemen onaylamaktan ziyade ihtiyatla yaklaşmaları gerekir..Çünkü onayladıkları andan itibaren kendileri de sorumlu tutulmalıdırlar. Örneğin bir koordinatörün önüne gelen olmayacak hedefleri iyice incelemeden ve yeterli açıklamaları almadan kaygısızca onaylamaları, alt kadroları tarafından kandırılmaları ve aynı zamanda da bilmeden/farkında olmadan kendinin üzerinde bulunan makamları kandırmaları sonucunu doğuracaktır. Bu durum ise nihayetinde aklı başında bir Patron veya yönetim kurulu başkanının atlamaması gereken bir durumdur.. Aksi halde inşallah, maşallah ile işler devam eder... ta ki ne ümitlerle yatırım yaptığı işletmeyi kiraya verinceye ya da işletmeyi satıncaya kadar...
Bir başka önemli konu da Bütçelerin karakterlerinin olmasıdır. Bütçelerin karakteri genellikle dinamik, hantal, korkak, cesur, ürkek, atılgan vs. şeklinde olup birazda hazırlayan ekibin, ve/ya onaylayan kişilerin karakterleriyle doğru orantılıdır diyebiliriz.
Bazı bütçeler ise çok kurnazca hazırlanmış ve şeytani fikirlerle dolu olabilir. Ancak önemli olan bunları görebilmek ve algılayabilmektir. Örneğin bir şehir oteli bütçesi ilk 7 ayda hiç bir gayret göstermeden gerçekleştirilebilecek şekilde hazırlanmış ve son 5 ayda da yukarıda açıkladığımız 200 cm. gibi muazzam uçmuş bir bütçe olabilir. Burada bütçenin bize söylediklerini anlayabilmemiz çok önemlidir. İlk 7 ayda hiç bir şey yapılmayacak, çünkü otelin her zaman yaptığı normal iş ne ise o bütçeye aksettirilmiş ve artı bir değer öngörülmemiş. 7. aydan sonra ise işin başındaki kişinin o işletmede pek fazla durmayacağı çok açık. Böyle bir bütçe genellikle zaman kazanmak için yapılır ve onaylayan kişiler tarafından göze hoş görünen Toplam/kümülatif neticelerden detaylara inilemediği taktirde anlaşılması güçtür.. Bu anlamda bütçeler işin başında bulunan kişilerin gerçek niyetini anlamada bir enstrüman olarak da kullanılabilir...
Bir başka yanlış olan konu da bir yöneticiye kendisinden önce bir başka yöneticinin hazırlamış olduğu bütçelerin değiştirmesine imkan tanımayıp, yeni yöneticiyi, eski yöneticinin hazırladığı bütçeden sorumlu tutmaktır. Açıkçası hiç kimse bir başka kişinin hazırladığı bütçenin altına girmek şeklinde mecbur tutulmayı istemez diye düşünüyorum. Ayrıca bu durumu da anlayışla karşılamak ve yeni yöneticiye, ileriye yönelik olarak olumlu ya da olumsuz yönde sorumlu olacağı bütçeyi değiştirme imkanı mutlaka tanınmalıdır. Aksi halde kendisinin hazırlamadığı bütçenin gerçek ile arasında oluşan +/- sapmaların hesabının sorularak açıklama beklenmesi abesle iştigaldir...
SON SÖZ: Özellikle Otel bütçeleri alt yapısı güçlü ve istatistiksel değerlerle bezenmiş ve bir sonraki faaliyet döneminin çok iyi analiz edilerek, sorumlulukların dağıtımında hiç bir tereddüde imkan tanımayacak şekilde ve bütçeyi hazırlayan sorumlu kişilerin (Şef, Departman Müdürü, Genel Müdür) tümünün mutabakatı sağlanmalıdır. Yoksa ne kadar sıçrasanız 130 cm lik bir engeli dahi aşamazsınız. Sadece kendinizi kandırmış olursunuz...
Hazırladığınız bütçelerin ve planladığınız karların gerçekleşmesi temennisiyle...
Not: Bu yazı www.adnansisman.com sitesinden alınmıştır.
Adnan şişman'ın Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|