Neden Otele Fazla Stajer Alıp Yetiştirmiyorsunuz?
Adnan ŞİŞMAN CPA
www.adnansisman.com
adnansisman@adnansisman.com
22.09.2006
NEDEN OTELE FAZLA STAJER ALIP YETİŞTİRMİYORSUNUZ? YOKSA ONLARDAN KORKUYORMUSUNUZ? BENCE SİZ KENDİNİZDEN KORKUN...
Evet, neden otele fazla stajer alıp yetiştirmiyorsunuz da sadece kendi
ihtiyacınız kadar stajer alıp sadece bir bölümde bir tek iş yaptırarak
staj yaptırıyorsunuz?
Cevabını ben vereyim. Çünkü sizin için hiç bir ehemmiyeti yoktur
stajerlerin. Onların sadece servis bölümünde, boş toplamaya ya da
masa sandalye taşımaya, mali işler biriminde kasiyerlik yapmaya ya da
vergi dairesine beyanname vermeye, satış biriminde bastırdığınız
flyerları kapı kapı dolaşıp dağıtmaya, önbüro biriminde de valiz
taşımaya, Fitness center da müşteri havlularını toplamaya yaradığını
düşünüyorsunuz...
Ne kötü... halbuki onlar bizim geleceğimiz ve siz geleceğimizi
bilerek ya da bilmeyerek yerinde sayması ya da körelmesi için
elinizden geleni yapıyorsunuz... Böyle davranıyorsunuz çünkü
stajerlerin ileride sizin yerinizi alacağından korkuyorsunuz. Ancak
korkunun ecele faydası yok... Eninde sonunda, siz ne kadar
geciktirseniz de günü geldiğinde o koltuklara, bugün önemsemeyip
ehemmiyet vermediğiniz pırıl pırıl genç stajerler oturacak, sizin daha
öncekilerin koltuklarına oturduğunuz gibi... Bundan kaçış yok...
İzmir Princess Hotel'de mali işler müdürlüğü yaptığım dönemlerde, bağlı
müdürlükler de dahil 22-23 kişilij ekibim vardı... Staj dönemlerinde
personel müdürü sorardı kaç stajere ihtiyacımın olduğunu... ben de
20-25 stajer istiyorum derdim. Ve o dönemlerde -bu yazıyı okuyan
personelim hatırlayacaktır- en az 20 stajere, otelin mali işler
müdürlüğünde staj yaptırırdım... Personel müdürünün kaç stajere
ihtiyacımın olduğunu sorması hep tuhafıma giderdi ama bir şey
söylemezdim. Çünkü benim stajere ihtiyacım neden olsun ki... staj
yapacak yüksek okul öğrencisinin bana ve ekibime ihtiyacı vardı
kendini daha iyi yetiştirmek için...
Her neyse, müdür ve şeflerimin dışında ekibimden bir personeli
(özellikle üniversitede okuyan ya da mezun) stajerlerin eğitimlerini
plan ve programlaması için görevlendirirdim. Bu planlanmış programda
hangi stajerin nerede, ne zaman ve ne kadar süre ile çalışacağı/görev
yapacağı açıkça belli olurdu. Üniversite/Turizm mezunu bir personeli
asli görevinin yanında stajerlerin eğitiminden ve plan/programın
sağlıklı bir şekilde yürütülmesinden sorumlu tutardım... Tüm stajerler
her türlü sıkıntı ve problemlerinin çözümü için öncelikle bu staj
programından sorumlu personelime müracaat ederler ve benimle iletişimi
de bu personel sağlardı. Hiç sorun olmasa bile staj programından
sorumlu personelim, haftada iki gün 10-15 dakika staj programının ne
aşamada olduğu, hangi stajerin neler öğrendiği ve ilerleyen günlerde
nerelerde ne şekilde görev alarak neler öğrenecekleri konusunda bana
bilgi verirdi. Ben de fırsat buldukca stajerleri zaman zaman toplu
olarak ofisime çağırır ve öğerendikleri konusunda sınardım...
İtiraf edeyim, hiçbir stajerim resmi staj süresi bitince stajı
bırakmadı ve çoğu okulları açılıncaya kadar devam etti. hatta ertesi
yıl dahi gelip "Adnan bey şu şu şu konularda eksiğim var bu sene de
staja devam edip tamamlayabilir miyim eksiğimi." diyenler dahi çok
oldu. Ben kimseye staja devam edin demedim. stajerler kendilerii
istedi. Ekibime de stajerlerin öğrenmeleri gereken hiçbir şeyi onlardan
esirgememeleri ve öğretmeleri talimatını veriyordum. Ayrıca stajerlere
de "kafanızın içindeki her şeyi çekinmeden sorun ekibime" diye ikaz
ediyordum.
Açıkçası hiçbir şeyi saklamadık onlardan...
Çoğu zaman, mali işler müdürlüğünü dolaşırken şu tablo ile
karşılaşıyordum. Tüm kadrolu ekibim ayakta ya da koltuğunu stajere
vermiş, masanın yanına başka bir sandalye çekmiş. Yani stajer işin
başında ve kadrolu personelim de ona nezaret etmekte.
Bu tabloyu yüce yaratan izin verir de yaşarsam, 80 yaşıma gelsem bile
tebessümle hatırlayıp eski günleri yad edeceğim... Umarım o zamanki
kadrolu personelim ve stajerler de hatırlar... İzmir Princess hotel
Mali İşler Müdürlüğü stajerler için bir yaz okulu gibiydi o dönemlerde.
Kadrolu elemanlarımdan herhangi bir nedenle ayrılanlar olduğu zaman
ise ne şekilde hareket etmiş olduğumu tahmin ediyorsunuzdur... yazmama
gerek yok...
O zaman yanımda staj yapanların kimileri belki hala otelde göreve devam
ediyordur. Birçoğu da başka otellerde profesyonel yaşantılarına devam
edip bir takım başarılara imza atıyordur. Belki kimileri de akadamik
hayatına devam ediyordur kim bilir. Hepsine buradan selam olsun.
İş hayatında olanlar olsun, akademisyen olanlar olsun eminim ki
edindikleri bu bilgiyi verme/paylaşma ve öğretme geleneğini devam
ettiriyorlardır.
Değerli okuyucular, iş hayatınızda size referans sadece amirleriniz
değildir. Aynı zamanda yetiştirdiğiniz personel ya da stajerleriniz
de size referanstır. Bu bakımdan onları iyi yetiştirin. Bugün size
omuz verecekler, yarın ise görevleri devralacaklar. Bundan kaçış yok.
Önce bebek, sonra çocuk, sonra genç, sonra olgun ve nihayet daha sonra
yaşlı dede/nine olup ölümü tadacağımız gibi doğaldır bu süreç de.
Onun için karşı koymayın. Öğretin ve onların gelişimlerini izleyin, bu
size haz ve mutluluk verecektir...
Son söz:
Şayet, hala ekibinizdeki genç personelinize ve yanınızda staj yapacak
çok daha fazla öğrenci stajyere öğretmeme ve bildiklerinizi saklama
fikrindeyseniz, size söyleyeceğim tek şey şu: Siz işi bilmeyen ve
bildiklerinin de herşey olduğunu zanneden korkak budalanın tekisiniz.
Sizin de öğreneceğiniz çok şey var, işi öğrenmeye çabalayan
stajerlerden değil, kendi bilgisizliğinizden korkun.
Adnan şişman'ın Turizm Forumu'nda daha önce yayımlanan yazıları:
|