Türkiye ve bir başka açıdan termal turizm


Ömer Tuğrul Özen (MBA)

18.03.2007

Kaplıcalar: Tarihsel ve Doğal Zenginlik

Termal ve mineralli suların dinlenme ve sağlık amaçlı kullanılması nerdeyse insanlıkla yaşıttır. Türkiye toprakları bu kullanıma şahitlik eden sayısız tarihsel kalıta sahiptir.

Türkçe'de sıcak sular ve çıktıkları yerlere "Ilıca" denir. Buralar amaca uygun tesisler ve hamamların yapılmasıyla birlikte "Kapalı ılıca" diye anılır olmuş, sözcük zamanla kaplıcaya dönüşmüştür.

Türkler Anadolu'ya getirdiklerinde "Çerge" (buhar banyosu) geleneğini burada karşılaştıkları Roma banyosu ile uyumlaştırarak "Türk Hamamı" kullanımını geliştirdi; termal su bulunan yörelerde ise suyu havuzlarda da kullanarak "Türk kaplıca hamamı" tarzını yarattılar ve böylece, kaplıcaları hem sağlık hem de temizlik amacıyla kullandılar.

Kaplıca geleneği ülkemizin zengin mineralli sıcak su kaynakları sayesinde güçlü bir sosyokültürel bir olgu olarak varlığını günümüzde de sürdürüyor.

Kaplıcaların sağlığı koruma-geliştirme, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı modern kullanımı ise ülkemiz de dahil olmak üzere başta Avrupa, Asya, Afrika ve Güney Amerika'da son on yılda bilimsel bilgi birikimiyle giderek güçlenen ve yaygınlaşan bir yaklaşım.

Günümüzde Kaplıcalar ve Sağlık

Herhangi bir hastalığa henüz yakalanmamışken sağlığını koruma ve daha sağlıklı yaşama isteği ve bilinci günümüz insanının yeni bir özelliğini oluşturuyor. İşte, tam da bu noktada sağlık turizmi devreye giriyor.

Bu bağlamda sık dile getirilen "Sağlık tatili" ya da "Tatilde sağlık" kavramları da söz konusu. Giderek daha iyi anlaşılıyor ki günlük yaşantının getirdiği stres, yorgunluk ve gerginliklerden uzak bir kaplıca ortamı günümüz insanının sadece fiziksel-bedensel değil, zihinsel-ruhsal sağlığı için de ideal bir atmosfer ve ortam oluşturuyor. Sıcak su banyoları, içmeler ve buhar banyoları gibi kaplıcalara özgü uygulamalarla çoğu kaplıca merkezinde uygulanan egzersiz, masaj, diyet-beslenme ve daha başka doğal ve geleneksel yöntemler kaplıcaları "Sağlık tatili" için ideal ortamlar haline getiriyor, bu arada wellness, fitness, anti-stres, anti-yaşlanma gibi, yani stresi, yaşlanmayı önleyici, insanı daha güçlü yapıcı bir takım kür kavram ve yöntemleri gelişiyor.

Öte yandan, Wellness denilen "Sihirli" sözcük, İngilizce, wellbeing ile fitness sözcüklerinden türetilmiş yapay bir sözcük olarak daha sağlıklı yaşam amaçlı bir tatil-dinlenme için kaplıcalarda kür almayı seçme ve kaplıcadan daha sağlıklı olarak dönme anlamında da kullanılıyor.

Kaplıca kürü almak için, aslında herkesin en az bir nedeni olabilir. Bu nedenlerden bazıları ise şöyle sıralanabilir:

· Sağlığı koruma ve geliştirme
· Günlük streslerden uzaklaşma (stres atma)
· İnsanın kendisiyle baş başa kalma
· Bedensel ve ruhsal zindelik kazanma
· Sağlıklı beslenme, diyet ve kilo verme
· Ağrısız fiziksel ve kaygısız ruhsal aktivite
· Sağlıklı yaşam tarzını yaşayarak öğrenme
· Sağlıklı bir tatil geçirme veya sağlık tatili yapma

Türkiye Termal Turizmin Yıldızı Olabilir mi?

Bütün bu gelişmeler sağlık turizmi içinde kaplıca turizmini ön plana çıkarıyor.

Kaplıca kürleri sadece hastalar için birer tedavi konaklaması değil, aynı zamanda sağlıklı bireyler için de sağlığı güçlendirici, destekleyici birer aktif dinlenme tatiline dönüşüyor.

Aslında Türkiye böylesi "Sağlık tatillerine yönelen çağdaş insan için sayılı cazip ülkelerden biri durumunda.

Özellikle Avrupa'da Türkiye'yi kaplıca tedavisi ve kaplıca turizmi için çekici ve seçilir kılacak bir dizi faktör söz konusu.

Orta ve Kuzey Avrupa insanı, günümüzde artık kaplıca tedavisini tercih ederken kendi ülkelerinden farklı iklimsel ve tarihsel, kültürel özelliklere sahip ülkeleri seçiyor.

Yakın gelecekte Türkiye Avrupalıların kaplıca tedavisi ve sağlık turizmi için ziyaret ettiği başlıca Avrupa ülkesi olmaya aday.

Ne var ki gerek hizmet, gerek tıbbi yönetim ve hizmetler ve gerekse de eğitimli ve deneyimli personel açısından eksiklerimizi hızla tamamlamak gerekiyor.

Yoksa tesis ve konaklama nitelikleri ve misafir etme hizmetlerindeki avantajlarımızı sadece teknik donanım ithali ile destekleyerek sağlık ve termal turizmdeki Avrupa kalite standartlarına ulaşmamızın olanaksızlığı ortada.

Not: Bu yazı Türkiye Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Karagülle'nin 1. Dikili Yöresi Jeotermal Kaynakların Değerlendirilmesi Sempozyumu'na sunduğu bildiriden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Ömer Tuğrul Özen'in Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları

Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net