Metropol gençliği nereye koşuyor?


K. Ünsal BARIŞ
0 (532) 562 68 93
: kubaris@yahoo.com

22.10.2007

İlkokulda bize ilk öğretilen "ANDIMIZ" idi.

"Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam; Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm Yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun."

Şimdi düşünüyorum da bizler bu andı her gün boşuna mı tekrarlayıp durduk?

Artık ANDIMIZ bize hiçbir şey ifade etmiyor mu?

ANDIMIZ'ın içi bu kadar boş mu idi?

Yoksa bizler veya birileri ANDIMIZ'ın içini mi boşalttık?

Herkes farkında olmalıdır ki yeni nesil;

Ne birbirlerini seviyor,

ne büyüklerini sayıyor, ve ne de yurtlarını özlerinden çok seviyor görünüyor.

Varlıklarını da Türk varlığı için hiçte armağan edecek gibi gözükmüyorlar.

KAVGA OLAĞAN OLDU

Hemen hemen her yerde fark ediyorum, bırakın erkekleri, bluğ çağındaki kızlar dahi birbirleri ile okul çıkışında kavga ediyor. Kavga ederken etraflarındaki insanları da hiçe sayıyorlar. Bir kız, diğerine, herkesin yanında (affedersiniz) "s….. git" diye bağırabiliyor.

PARK SOHBETLERİ

Yine, bluğ çağındaki kızlar okullarına en yakın parklarda erkeklerle boğuşuyor. (güya şakalaşıyorlar)

Parkta bulunan bankların sırt kısmına oturup ayaklarını oturma kısmına koyup, aşk şarkıları söyleyip sigara içiyorlar.

Ben ve benim gibi olgun yaştaki insanlar kendilerini uyardığımız zaman, pozisyonlarını hiç bozmadıkları gibi, ukalaca ve saygısızca bir sürü laf alıyoruz.

Sakın sanmayın ki istisnai olarak, birkaç terbiye almamış veya iyi terbiye edilmemiş çocuktan bahsediyorum. Üzülerek vurguluyorum, genelde yeni nesil böyle.

OKUL CİNAYETLERİ

Gazete manşetlerini ve görsel medya haberlerini hatırlayınız, artık liselerimizde üstünlük cinayetleri, aşk cinayetleri, öğretmene bıçaklı saldırılar sık duyduğumuz haberler arasına girdi.

TOPLU TAŞITLARDA

Toplu taşıt araçlarında gençler oturuyor, ellerinde telefon, kulaklarında "MP3", kafaları sağa sola ritmik hareket içindeler. Orta yaşlılar, yaşlılar, kucağında bebekli anneler, elinde yükü olan insanlar ayakta gidiyorlar…

Otobüslerin ön kısmı yaşlı, gazi ve özürlü vatandaşlar için ayrılmıştır. Gençler buraları işgal ediyorlar. Oysa ki, tepelerinde uyarı yazısı da var. Büyükler ve kaptanlar bu çocukları ve gençleri uyarmaktan bıkmış, ürkmüş gözüküyorlar. Veya çamura bulaşmak istemiyorlar. Kaptanlar zaten sorunlu yolcular ve trafik kaosundan yılmış, abandone durumdalar.

Bazı gençler de büyüklerle göz göze gelmemek için ineceği durağa kadar uyuyor görünüyor, inecekleri durağa gelince de aniden uyanıyorlar. (!)

KÜFÜRLEŞMELER YÜZ KIZARTICI

Yollarda ve toplu taşıt araçlarında, kızlar da erkekler de bol argolu ve küfürlü konuşuyorlar. Etraflarında bulunan ne küçük çocuklara dikkat ediyorlar ve ne de büyüklere saygı duyuyorlar.

Dikkat ettim, yeni nesil için erkek kadın farkı da kalmamış. Yani en ağır küfürleri bir hanımın veya hanımların yanında da sarf edebiliyorlar. Maalesef, büyükler bunları terslemek yerine konuşmaları duymamazlığa gelmeyi tercih ediyorlar.

Yollarda ve toplu taşıt araçlarında birbirlerine "abi", "lan", "manyak", "çüşş", "ohaa", "i..e", "s…..r" sıradan kelimeler olmuş. Özellikle kızları örnek veriyorum artık erkeklerin neler sarf ettiklerini siz tahmin ediniz.

Tabii, bazı televizyon dizilerindeki oyuncuların konuşmaları ve davranış şekilleri bazı gençlerin idolü olmuş, kötü örnek olmuşlar.

KILIK KIYAFETLER

Kılık kıyafetleri ise bir alem…

Okul öğrencilerinin gömlekleri; pantolon veya eteklerin üzerinde sarkık, boyunlarında kıravat var ama hepsinin gömlekleri 1 veya 2 düğme açık, kıravatlar 15-20 cm aşağıda, kravat değil sanki yular, gömlek içlerinde kazaklar, bazıları ceketlerini sırtlarına atmış. Erkeklerin saçları; Büyük Makedonya İmparatoru, Büyük İskender'in miğfer görünümüne benziyor. Okul çıkışlarında sanki savaşta bozguna uğramış ordu görünümündeler.

Bu genç nesile okulda ve evlerinde bir şeyler öğretilmiyor mu acaba?

Ülkemizin gidişatı zaten herkesin moralini bozup, karamsarlığa iterken, geleceği teslim edeceğimiz genç neslin terbiye ve saygıdan nasibini alamamış olması biz dünün gençlerini kara kara düşündürüyor ve üzüyor.

SORUMLU HEPİMİZİZ

İnsan gayri ihtiyari; BİZE NE OLDU? diyerek olanları, bizi bu duruma getiren nedenleri göz önünden bir şerit gibi geçiriyor.

Gerçekten, bütün dünya insanlarının övgü ve kıskançlıkla bahsettiği ve bizim de gurur duyduğumuz TÜRK ÖRF VE ADETLERİ'ne ne oldu?

Bunun adı batılılaşma mı? Doğululaşma mı? Yoksa yozlaştırılma mı? Anlayamadım.

Sanki, birileri özellikle gençlerin bu hale düşmesine kayıtsız ve seyirci kalıp, ailelerin alternatif okulları tercih etmeleri özendirilmeye çalışılıyor gibi geliyor bana. Bu sanım doğru çıkarsa, geleceğimiz vahim tablo oluşturuyor.

Acaba, ülkemiz aydınları, eğitimciler, psikologlar, toplum bilimciler, sosyologlar, kamu yöneticileri, parlamenterler, medya yorumcuları ve program yapımcıları bu gidişatı görmüyorlar mı? Görüyorlar ise ülkeleri için nasıl bir katkı ve özveride bulunuyorlar?

Görmüyorlar ise hep birlikle gaflet içindeyiz. Halkımız bu konuda niye suskun? Anneler, babalar çocuklarınızı izlemiyormusunuz? Lütfen, çocuklarınıza sahip çıkınız!

Bir özdeyişimiz var. Ben bu özdeyişi duymaktan nefret ediyor ve utanıyorum. Derler ki; "Türk'ün aklı sonradan gelir" Bu deyimi artık terk edip milletçe proaktif olalım.

Ey anneler, babalar! Ey eğitimciler! Ey ülkesini sevenler! Ey "şamata olsun, cep dolsun" derken genç neslin ahlakını bozan TV programcıları!

Daha fazla gecikmeden herkesi uyanmaya, düşünmeye ve eyleme davet ediyorum.

Saygılarımla
K. Ünsal BARIŞ

NOT: 21.10.2007 Tarihinde yinelenen saldırılarda, şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, gazilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletirim. Ayrılıkçı sorunu teşvik edip, koruyan; ABD, AB ve Barzani ile ilişkilerimizi gözden geçiremediğimiz ve geçerli bir tavır koyamadığımız sürece, maalesef, birbirimize baş sağlığı dilemeye devam edeceğiz. ÜB



K. Ünsal Barış'ın önceki yazıları:





Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net