Marka Otel Öğretileri


K. Ünsal BARIŞ
0 (532) 562 68 93
Yazara ileti

08.03.2008

Kurumsal kimliği olan, ülke hudutları dahilinde ve uluslar arasında marka olan bir otelde, idari departmanlardan birisinde minimum dört yıl müdürlük görevinde deneyim kazanan bir yönetici, bazen akademik eğitime eşdeğer, bazen de akademik eğitimin üzerinde bilgi, deneyim, misyon ve vizyon sahibi olabiliyor.

Bana göre bu süreç bir akademik diplomaya eşdeğerdir. Hatta daha değerlidir. Daha değerlidir diyorum, çünkü genç otelciler akademi mezunu dahi olsalar da bir büyük işletmede dört yıl departman müdürlüğü yapmadan bir üst dereceye çıkma şansını zor yakalar. (torpil istisna) Yakalasalar dahi meslekte ve yönetimde zayıf kalırlar.

Bu kişisel deneyim ve yorumumla akademi mezunlarını küçümsediğim veya karşı olduğum sanılmasın. Yazılarımın bir çoğunda okul ve işyeri eğitiminin vazgeçilmez olduğunu tekraren vurguladım. Yukarıda vurgulamak istediğim konu kurumsal, büyük ve marka işletmelerdeki eğitim ve öğretim sistem ve yöntemlerinin otelci yetişmesinde ne kadar önemli işlev yaptığını belirtmek içindir.

Bu tür işletmelerde çalışanlar, nazari ve tatbiki olarak bakın neler öğreniyorlar:

Ø Koordinasyon,
Ø Zamanlama planlaması, (timing)
Ø Eğitimin önemsenmesi, (training programları)
Ø Sistemin önemi, (software)
Ø Otelcilik prensipleri, (policies)
Ø Otelcilik prosedürleri, (procedures)
Ø Görev tanımlamaları, (job descriptions)
Ø Departman çalışma talimatları, (manuals)
Ø Ekip çalışması, (teem working)
Ø Otel içi ve merkez raporlamaları, (reporting)
Ø Bütçeleme detayları, (budgeting)
Ø İstatistiklerin önemi,
Ø Toplantı yönetimi,
Ø Satış taktikleri,
Ø Rekabet çalışmaları,
Ø Banket organizasyonları,
Ø Hoşgörü,
Ø İşbirliği,
Ø İş disiplini,
Ø Otel içi ve dışı iletişim,
Ø Motivasyon,
Ø Terfilendirme, (promotion)
Ø Ödüllendirme,
Ø Hizmette kalite,
Ø Tenkitte cimri olunurken övgüde cömertlik,
Ø BEN'in değil BİZ'in daha önemli olduğu,
Ø Aidiyet duygusunun geliştirilmesi,
Ø Düzenlenecek personel anketleri ve yarışmaları ile personelden gelecek yararlı ve orijinal önerilerin değerlendirilip, fikir sahiplerinin ödüllendirilmeleri, "Aidiyet", "biz", "ekip" düşüncelerinin geliştirilip, yerleştirilmesi, katılımcılığı teşvik ve daha farklı hizmeti arama konularının aranması v.s., v.s.

Yukarıdaki konular ve daha aklıma gelmeyenler ile birlikte bir departman amiri, marka bir otelde, dolu dolu ve başarılı 4 yılını geçirmişse artık bir üst dereceye atanmaya hazır sayılır.

Tüm yeni mezunlara, böyle bir işletmede çalışma olanaklarını aramalarını, şartlar ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, işi rastlantılara ve şansa bırakmayıp, kapalı gözüken kapıları aralama ve zorlama çabası içinde bulunmalarını, bir gün mutlaka kazanacaklarını, sabırlı, öğrenici, araştırıcı, inceleyici, irdeleyici, analizci, itaatkar, amirlerine karşı saygılı, iş arkadaşları ile uyumlu ve sevilen bir kişi olmaya çaba göstersinler, gerisinin adım adım geleceğini de fark edeceklerdir.

Genç otelci adaylarının bu seviyeyi yakalayabilmeleri için önerim, öncelikle bazı aşama süreçlerini tamamlamalarıdır.

Birinci süreç (sade personel) : Başlama görevinde geçirilecek minimum bir yılı içerir. İlk bir yıl içinde yerinde saymayıp, aşama kaydetmeye özen göstermelidir. Burada tüm çaba kendi çalışmasına ve performansına bağlıdır. Farklılığını kabul ettirebilirse bir üst dereceye terfi edebilir.

İkinci süreç (deneyimli personel) : Amirlerinin ve arkadaşlarının sevgi, saygı ve takdirini kazanıp, rakiplerinden farklılığını ortaya koyabilmeli, liderlik vasıflarını ön plana çıkarabilmeli ki, bir üst dereceye terfi durumunda öncelikli adaylar arasında olabilsin. Bu süreç birkaç terfi dönemini içerebileceğinden minimum 3 yılı içerir.

Üçüncü süreç (şeflik dönemi) : Bu dönemde artık küçük çaplı lider olmuştur. İnsan ilişkileri, amiran sınıfla ilişkileri, astları ile ilişkilerinde profesyonelleşme dönemidir. Göstereceği performans kendisinin Asst. Dep. Md. veya Dep. Md. olmasını sağlayacaktır. Bu süreç minimum 2 yılı içerir.

Bu üç süreçten geçmiş; bilgi ve deneyimini genişletmiş, diğer arkadaşlarından farklılığını kanıtlamış, herkesin sevgi ve saygısını kazanmış genç otelci artık departman müdürü seviyesine ulaşmıştır.

Departman müdürü, bu süre içinde başarısını kanıtlamış ise zaten bir üst dereceye terfi teklifi ona yapılacaktır.

Yok, yeterli aşama ve süreçlere rağmen beklediğiniz terfiyi alamadıysanız o zaman aşağıda sıraladığım hususlardan hangisinin eksik olduğuna kendiniz karar veriniz.

§ Lisanınız yeterli olmayabilir.
§ Lisanınız var, ama çalıştığınız bölgede aranan lisan olmayabilir.
§ İnsan ilişkilerinizde bir zaaf olabilir.
§ Amirlerinizin güvenini kazanamamış olabilirsiniz.
§ Yöneticilik için bir nitelik olan diksiyon ve hitap kabiliyetiniz zayıf olabilir.
§ Bedensel bakım ve dış görünümünüze önem vermemiş olabilirsiniz.
§ Bazen insanlar, yıllar geçse de çocuk ruhlu olabilirler.
§ Olgunluk, soğuk kanlılık, sabırlılık, nezaket, görgü kuralları (etiket kuralları) diplomasi konularında eksikliğiniz olabilir.
§ Kaşıt cinsle sıra dışı ilişkileriniz olumsuz rol oynayabilir.
§ Alkole düşkünlük en büyük etkenlerden birisidir.


Sanırım bu kadar kriter kendinizi tartmanız için yeterlidir.

Farklı bir örnek olacağı için, size iş hayatımla ilgili bir anekdot nakletmek istiyorum.

Hiçbir üst göreve kendim talip olmadım. Görevler bana daima teklif edilmiştir. Ben ise her bir üst görev teklifi karşısında "Ben bu göreve henüz hazır değilim," dememe rağmen her seferinde üstlerimin baskı ve destekleriyle bir üst dereceye atandım.

Benim bu tavrım bir özgüven eksikliğinden değil, bir üst görevin getireceği sorumluluk, ciddiyet, özveri ve stresin içine kendimi erkenden sokmak istememden kaynaklanıyor idi.

Allahıma çok şükürler olsun ki sonuçtan ne üstlerim pişmanlık duydular ve ne de kendim mahcup oldum.

Sizlere bir sorum var: Bir ağaçtan bir meyve kopartmadan önce içlerinden en olgun ve çekici olanını seçmezmisiniz?

Evet!..

O zaman size mesajım: Bir üst göreve geçmeye hazır olup olmadığınıza bırakınız üstleriniz karar versinler ve onlar size bu teklifi yapsınlar. Bence böyle bir terfi daha kıymetlidir.

İnsanlar, kendilerine bazı makamları yakıştırabilir, layık görebilir veya özenebilirler. Ama önemli olan sizin o makama layık ve hak görülmenizdir.

Diyelim ki her türlü gelişmeyi gösterdiniz, görevinizde çok başarılı olduğunuz size çevreniz tarafından sık söylenmesine rağmen, üstünüz size hak ettiğiniz değeri vermekte duyarsız kalıyor. İşte bu noktada, bir kıskançlık ve koltuk kaybetme korkusu içinde olanlar olabilir. Bu örnek, bazı işletmelerde, kendine güveni olmayan insanlar arasında rastlanan bir durumdur.

Böyle durumlar için büyük Türk düşünürü ve bilim adamı, İbn-i Sina'nın yorumunu dinleyiniz;

"Bilim ve sanatın takdir edilmediği yerden göç başlar"

Allah hepimizin yolunu açık etsin…

K. Ünsal Barış'ın önceki yazıları:





Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net