Palavra zamanı


Anıl ERGÖZ
0 555 291 31 26
anilergoz@yahoo.com

09.06.2007

Anıl ERGÖZ Bir palavra zamana isabet etti ömrümüz... Yani "Öz"ün az kaldığı, rivayetin çoğaldığı bir zamana. İkinci, üçüncü kez yaşanmış, tüm elden düşme zamanların tedavüle girdiği bir döneme. Yani yeryüzünün, yani dünyanın tüm hayati vasıflarının sekteye, felce uğradığı bir zamana; uzatmaların uzatıla eziyet oynandığı.

Turizm değil konu; hava, su, yeşillik, dağlar ve ormanlar. Sonun başlangıcındayız. Bir müddet sonra belki rivayet sayılacak tüm bunlar. Öz bitmiş olacak, azla yetinilecek... Hayat bir masal mıydı? Suyunun suyu yaşanılacak yani... Bu kirlenme devam ederse habire arıtılan ve tekrar hayata sunulan özü kuru bir su mevzubahis olacak. Biz ki kaynak ve göze sularını (karpuz çatlatan) gören, içen son kuşağız belki de. Yani doğal her şeyin bir bir yok olduğu, yani hormonun, slikonun, suni hayata geçtiği bir zamandayız. Kromozonlarına kar suyu kaçmamış son insanlarız belki. İzzet-i nefsimizin, hayvanca içgüdülerimizin önüne geçemedik; aklımızı ve yüreğimizi doğa yasalarına göre terbiye edemedik, ilkelliğimiz hortladı. Kiraz mevisiminde kiraz yemek normaldi ve fekat kış - kıyamet aylarında domates yiyebilmek vahşi kapıtalizm işte... Sindirim sistemi sindirdi yani, insan çıkarları uğruna suni olana rağbet etti.

Böyle bir döneme tesadüf eden ömürler, hayat diye neyin nöbetini tutacak ki... Tabii mavranın, rivayetin ve geyik muhabbetinin. Yani bir bardak kaynak suyu, bir güzel ağaç, bir top bulut efsane olacak. Mamutlar, dinozor varmış ya vaktiyle. Eskiden dünyada hayat varmış denilecek belki de.

Oysa bugünlerin geleceği kutsal kitaplardan başlayarak tüm ilmi kitaplarda yazılıydı, Tom Miks, Teksaslar dahil... Yani doğanın dengesiyle oynarsan kendi dengeni de kaybeder, ölüme gark olursun.

"Yol ve Yordam" yani doğa içinde, doğa yasalarına uygun olarak yaşamak. Şimdi salak bir ve zavallı bir kapitalizm zafer sarhoşluğuyla yorgun, her şeyi satıyor, her yeri yok ediyor ve utanıp sıkılmadan yeryüzü insanları, zehirli havalar solurken ve yeni doğan çocuklarına orman nedir, diye anlatmayı nasıl becerecekler... Dengesi bozulan bir doğanın diyalektiği de cozutur elbette ki

Kutuplar eriyor, ormanlar tükeniyor, ozon tabakası delik... İnsanları hayvanlardan ayıran en belirgin özellik "Akıl" değildir, bunu bil ve övünme... insanları hayvanlardan ayıran en belirgin özellik, aklını nasıl kullandığıdır. Kapitalizm aklın ne kadar zalimce ve ahmakça kullanıldığının dünyevi, insani bir kanıtıdır... Şimdi ben, tam burada, kendi adıma doğadan, uygarlık tarihimizden, yeryüzü kültürümüzden ve sayın Sezen Cumhur Önal'dan özür diliyorum. Hayat bizi affet... Dünya bizi bağışla...

Şimdi hiçbir şeyin önemi yok artık... Hayatın, yeryüzünün ve insanın. Hiçbir çağ bunca zalim olmadı... Hiçbir çağda bunca naklen zulüm çıkmadı... Bosna-Hersek dramından film bile çıkmıyor... Gişe bile yapmıyor çünkü... Haydi "Miş"gibi, "gibi" gibi yapalım... yaşıyormuş, seviyormuş gibi yani... nasılsa her şey mavra... Dünya hava kaçırıyor...Hayat tıss... Tahta masamızda bir şişe serap...

Hazırlan haydi ey insanoğlu; dünya bitti, biz bitmedik; haydi hazırlan, bir başka gezegeni yok etmeye gidelim...





Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net