Köylü Efendisidir Turizmin! Hatta Yüzüklerin...


Anıl ERGÖZ
0 555 291 31 26
anilergoz@yahoo.com

14.09.2007

Anıl ERGÖZ ''Türk Turizmi'' teriminin Türk Turizmine ne katkı sağladığı ortadadır.

Açalım:

Türkiye'deki turizm hareketi sınıfsaldır.

Turizm başladığından bu yana, bu coğrafyada entellektüelin değil,

toprak sahibinin, köylünün, mafyanın turizmi olmuştur.

Turizm işletmecisinin hayat duruşunu, belirleyen sınıfıdır.Turizm üretimlerinin ortaya çıkması sınıfsal bir konudur.

Burjuvazi ile ilişki kopunca, meydan toprak sahiplerine, köylülere, mafyaya kalmıştır.

Oysa Turizm sıraladığım sıfatlara bırakılamayacak kadar mühim bir şeydir, Türkler şu anda acıyla bu gerçeği öğreniyor.

Bugün Türkiye'de Turizm işletmecisi olan da işte bu sınıftır.

Bu sınıfın ideolojisine ben ''Tatlı su kurnazlığı turizmi'' diyorum, köylülükten kurtulmuş ama daha işadamı olamamıştır.

İşadamı ''evrensel'' bakar ''sınıflarüstü'', ''siyaset üstü''' hatta ''dinlerüstü'' düşünür.

Günümüz turizmcisi ise akrabacıdır, klancıdır. Her şeyi sahip olduğu metrekare işletmesi kadar bilir. Muhasebesi metrekaredir, yönetimi metrekaredir, tanıtımı metrekaredir. ''Herşey dahil sistemi'' ekonomisini ''Turist bezdirme çiftliği'' zanneder.

Demokrasi ve insan hakları ile entegral irtibatını bilmez. İnsan faktörünü ve bu potansiyeli kullanamaz.Despot bir yönetim gösterir. Karşılaştığı olayları usta-çırak ilişkisiyle ilişkilendirdiğinden yanında çalışanları dövdüğü bile olur (bu acılı durum daha çok mafya kuralıdır.)

Zanneder ki Fransa zengin olduğu için Turizmde en öndedir. Oysa zekasını, birikimlerini kullanarak bir sonraki kuşağa miras olarak bırakacak şekilde gelecekteki toplumun yararına bir yörünge izleyip zengin olmuştur Fransa. Çözemez ama bu bizde olmaz. Çünkü biz habire kendisini tekrarlayan, tekrarlaya tekrarlaya da artık öz olarak sahici, samimi bir kendisi de kalmayan ve bu yüzden de habire, yumurta gibi tokuşup duran bir toplumuz. Çünkü kendimizi yumurta sanıyoruz. Ya sen beni kıracaksın ya da ben seni, ruh hali. Çünkü temel felsefesi yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan açmazıdır, bu ülke sahiplerinin. O ondan çıksa ne olur, bu bundan çıksa ne olur sanki diye sormaz hiç kimse. Soranlar da yumurta akıbetine uğrar. Yumurta var ki tavuk oluyor, tavuk var ki yumurta çıkıyor, bunlar bir bütün yahu diye konuşulmaz.

Bu yüzden yeni bir şey koyamaz ortaya. Bir irade üretemez. Daha önce kim neyi yaptıysa aynısını yapmaya çalışır. Tekrarı ve kopyayı huzur sayar.

Dünya haritası çok sadedir Turizm işletmecisinin.

Doğa ile ilişkiyi bilmez. Yahudi Turist en yıkıcıdır, Ruslar çok içer, Yunan düşmandır, Türkiyemiz çok güzeldir. Siyasetçiler turizme gerekli önemi vermez. Kuşburnu şekere iyi gelir. Televoleler ahlakımızı bozmaktadır.

Ticareti, kârı limitlidir turizm işletmecisinin. İşletmecilikten ne kadar kazanılıyorsa o kadar kazanır. Çok işletme almaya çalışır. Ne kadar çok işletmesi varsa durumu o kadar iyileşir. Baraj gölünde öğrenmiştir yüzmeyi. Derede. Denizle ilgisi limitlidir. Ağaç üzerinde geçmiştir çocukluğu gene de en çok o yakar-yıkar,yağmalar doğayı. Ama köylülük kötü bir şey değildir. Fakat önemli bir eşiktedir.

Bugün o doğayı yıkıp felsefesiz bir hayat duruşuna sahip olsa bile zengin doğacak çocukları, babalarının tekrarını yaşamayacak, aydınlanma köprüsünden geçeceklerdir.


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net