Kara mizah: Çok komik, çok...


Anıl ERGÖZ
0 555 291 31 26
anilergoz@yahoo.com

18.02.2007

Anıl ERGÖZ Nihayet olan oldu ve hepimiz top yekün bir halde delirdik... Nihayet hepimiz, kimin uydurduğunu pek hatırlayamadığımız kötü bir fıkranın madara kahramanlarına dönüştük... Nihayet hepimiz bir uzaylı, bir Fransız ve bir Laz olarak yolda gidiyorduk ki birden yol, yol'dan çıktı ve biz yolsuz, anlamsız ve felsefesiz kaldık

Yergi, taşlama, hiciv vesaire, karşıda, utanma, arlanma ve üstüne alınma duygusu taşıyan birileri varolursa bir önem taşır, yoksa her şey reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla cıvıklaşarak gelişir... Şimdiki "Yaşasın, otel açıyorum, herkes benimle dalga geçiyor," gururlanışı gibi mesela.

Nasreddin Hoca'nın torunları olmayı, habire komik duruma düşmek-düşürülmek veya "Güleriz ağlanacak halimize" vaziyetine gelmek biçiminde algılıyoruz galiba... hepimiz komik duruma düşmek- düşürülmek için can atıyoruz sanki... Gerçeğin magazinleştiği, hizmetin sıradanlaştığı, turizmin dumura uğradığı ve sorunların hiç çözülmediği bir ortamda maalesef böyle oluyor. Toplum olarak sinirleri bozulmuş bir ruh hali arz ediyoruz demek ki. aynı anda turizmci de olabiliriz, yontulmamış kütük de...

Turizmi daha çok dostlar alışverişte görsün şeklinde kullanıyoruz... Bu nedenle ürettiğimiz turizm "Arabesk"olup çıkıyor... Her şeyin suyunu çıkarmak mahareti giderek bir toplu mizah duygusu biçiminde gelişiyor... üstesinden gelemediğimiz, başa çıkamadığımız bir hayatı ve onu yaratanları, kendimizce alay ederek, küçük düşürerek iyi olmaya çalışıyoruz...Yanlış teşhis koyuyoruz, yanlış tedavi uyguluyoruz;aklımız kangren oluyor, üf veya uf oluyoruz...

Turizm ve turizm işletmelerini, mesela bazı yayın organları durmadan hep olmayacakları, olmamaları gereken bir yerlere yükseltiyor... Bazı sektörel dergiler birden, ana muhalefet partisine dönüşüyor... Parti, örgüt gibi çare müessesesi olarak görülüyor... Turizmin özünde hizmet vardır, ihtiyaç tasarlamak vardır, ancak bu muhalefet duygusu, var olan muhalefet duygusuna da karşı gelişebilir. Bugüne kadar hiçbir palyaço'nun devrim yaptığı görülmüş müdür... Daha komiği, turizme ve turizmciye böylesine enteresan bir konum bahşeden teba, asla bir muhalefet yazarını, başbakan veya milletvekili olarak seçmemiş ki... Oralara daha ciddi(!) palyaçoları layık görmüşler...

Yaşanılan acılara karşı koyma biçimimiz iki şekilde beliriyor: "Unutmak" ya da "Gülmek" toplumun algıladığı hizmet anlayışı bir tür uyuşturucu gibi... Yanlış bir panzehir...

Yeri geliyor turizmci bir işadamı bir komedyenden daha komik olabiliyor

veya Aziz Nesin'in hayatındaki trajedi bolluğuna, hiçbir ciddi işletmecinin ömründe rastlanmıyor... Trajediyi komedi, komediyi de trajedi olarak algılıyoruz... Turizmci sapıtıyor, hizmet ucuzluyor, turizm sarpa sarıyor...

Artık şaşırmıyoruz... Artık böyle yaşıyoruz...İyi bir tatile ihtiyacımız var belki de (lakin nerede...) ama biz tatilden de yorularak geliyoruz veya yolda trafik kazasında bronz tenli olarak ölüyoruz...Ee, o zaman iyi bir neye ihtiyacımız varbizim, hayır sopa da yiyoruz üstelik...

Keşke hiç sorunumuz kalmasa ve rahat batsa da biz yazar dururlar "Ne biçim ülke ulen burası, insanı rahatsız eden hiçbir sorun yok be."gibi yazılar yazsak...

Yine de ben umutsuz değilim. Yaşayan ölüler, zombiler, kütükler diyarında umutsuz olmak biraz tuhaf kaçar çünkü. Allah sonumuzu evet etsin...


Anıl ERGÖZ'ün Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:




Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net