BİR ZİRVENİN ARDINDAN
Ayşegül D. Müstecaplıoğlu
aysegul@pranadanismanlik.com
01.02.2007
Turizmde Kadın Bakış Açısı zirvesinde bana düşen konu "Turizmdeki insan
kaynakları alanında kadın çalışan olmak" idi.
Ben söz konusu turizm olunca yalnızca bu sektörde çalışanı değil, tüm
vatandaşı birlikte değerlendiriyorum.
Bir ülkenin insanı da o ülkenin turizm varlıkları arasındadır. Kültürü
insan üretir. İnsan odaklı bir turizm hem çalışan memnuniyetini hem de
misafir memnuniyetini getirir.
Korku da tıpkı mutluluk gibi tüm beden dilimize yansır.
Korku içinde olup da mutluluk yaratan bir servis vermek olanaksızdır.
Korku ile yönetilmeye çalışılan iş yerinde verimlilik olmaz.
İşlerini kaybetmek korkusuyla her sezon yeniden iş bulup bulamama
tedirginliği yaşayarak verilecek hizmetin kalitesiyle turizmimiz
ilerleyemez. Korkulu gözlerle bakan bu kaba hizmete kimse para ödemez.
Dev tatil köyleri, "her şey dahil" tatil sistemleriyle
"önce insan" faktöründen uzaklaşıyor muyuz?
Elbette hem bu tatil köyleri, hem de bir pazarlama stratejisi olan Her şey
dahil sistemi çok önemli hizmet araçlarımızdır.
Talep geldiği ölçüde bunları arz ettik ve etmeye devam edebiliriz.
Şimdi küçük oteller, butik oteller ve İstanbul kenti daha çok talep
ediliyor olsa da…
Sahil turizmi için büyük yatak kapasitelerimiz daha bir çok yıl bizim
turizm ürünümüz olmaya devam edecek.
Hangi ürünü olursa olsun gereğinden fazla arz etmek, hele ki ekolojik olan
rotadan çıkmak sistemi olumsuz döngüye düşürür.
Sahil turizminde olan da budur.
Yatırımcılar, artan rekabette daha fazla hizmet çeşitliliğini sunmak ama
bunu daha aza mal etmek kıskacında olduklarını söylüyor.
Bir çok turizmcinin "Fiyat kırma" politikası ile yan tesisi rakip gördüğü
bir turizm cinnetine nasıl geldik acaba?
Kurumlarımız bile birbirini rakip görebiliyor. Bir turizm kasabasının yan
kasabayı rakip görmesi de bize yabancı değil.
Aslında, turizm belki de tüm sektörlerimiz arasında hiç rakibi
olmayan tek sektörümüzdür.
İnsanlar gezmeye ve görmeye devam ettikleri müddetçe bizim ülkemize de
geleceklerdir.
Onlara NE yi NASIL sunmamız gerektiği üzerine odaklanırsak zaten fark
edeceğiz.
Bir kurumumuz bir diğerine rakip değildir, o kurumun başka ülkedeki
karşılığı olan kurum rakiptir.
Onlar ne yapıyor, biz ne yapıyoruz? Eksiklerimiz var mı?
Tüm turizm örgütleri, her bir üyesiyle dayanışma ve bilgi paylaşımı ortak
proje ve niyetle çalışmalarına hızla devam etmelidir.
Alt yapı çalışması yalnızca fiziksel değil, kurumsal olarak da kurulmalıydı.
Şimdi ikisini de oluşturuncaya kadar düşüş yaşayacağız.
Üstelik, bugün bu hantal blok daha da zor manevra kabiliyetinde.
Bu kadar büyük hacimde bunu başarmak daha da çok emek ister.
Albert Einstein "Problemi oluştuğu boyutta çözemezsiniz," demiş
Turizm de kadın konusunda turizmci katılımı son derece azdı.
Dinleyici kitlede çok az akademisyen çok az Antalyalı vardı.
Ama bir ilk olarak son derece önemli ve konuşmacılar olarak çok verimliydi.
Bu tür toplanmaların sıklıkla ve tüm örgütlerin katılımıyla gerçekleşmesine
çalışmalıyız.
Örgütleri daha etkili ve sorumlu bir turizm sektörüne ve tüm
turizmcilere kazançlı bir boyuta kolayca geçiş diliyorum.
Ayşegül Müstecaplıoğlu'nun önceki yazısı
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net
|