Moskova’nın yolları taştan


Bülent Ecevit


31.03.2007

Bülent ECEVİT Rusya turizm pazarı Antalyalı turizmcileri baştan çıkarıyor. Moskova’nın merkezinde işyeri açanlar, ünlü Arpat Caddesi’ndeki Türk lokantasında çalışanlar, en çok turist gönderen firmaların çalışanları arasında çoğunlukla Antalyalı genç girişimci ve maceracı vardı. Birkaç aylığına Rusça öğrenmeye gelenlerle de karşılaştık Moskova MITT Fuarı’nda. Bu önemli fuarın en büyük katılımcısı Türkiye olmasına karşın standların bir arada olmaması dikkat çekti.

Tatil düşleyen Rusların ‘Antalya’ ilgisi şaşırtıcıydı. Fuarın ziyaretçilerinin çoğunluğu bayan olması hemen dikkat çekiyordu. Promosyon ürünlerinden alabilmek için bavullarla gelenler vardı. ‘Türkiye’ afişlerinden alabilmek için kadınların izdihamı Türkiye ve Antalya’ya olan sevgiyi anlatıyordu. Papillon Hotels Genel Müdürü Erol Akın, “Eğer Rus bayanların gönlünü kazanmışsak Antalya, Rusya’da sürekli bir numara olur. Bu görüntülerden de bunu anlıyoruz” dedi.

TARKAN OLSAYDI

IC Hoteller Genel Koordinatörü Abdullah Keleş, Türkiye ve Antalya’ya olan ilginin daha da arttırılabileceğini ve çok verimli hale getirilebileceğini anlattı. Keleş, “Keşke bu ilgiyi burada Rus bayanların çok sevdiği ve hayran olduğu Tarkan ile pekiştirebilseydik. Örneğin Tarkan buraya gelse, fuar alanında yarım sat bir tur atsa. Bakın ne oluyor. Yer yerinden oynar, diğer ülkelere standlarına kimse uğramazdı bile. Ama yine de Rusya pazarında havamız çok iyi” diye beklentisini söyledi.

ARBAT’IN ÇOCUKLARI

Arbat Caddesi’nin taşlı yolunda yürürken Anatoli Rybakov’un ‘Arbat’ın Çocukları’ isimli romanı geldi aklıma. Aylardan Mart ama güneş yeterince ısıtıyordu. Resim yapanlar, müzik çalanlar, hediyelik eşya satıcıları Arbat’ın orta yerine sıralanmışlardı. Birkaç genç kız birlik olmuşlar vokal yaparak Rus bir müziği seslendiriyorlardı. İzleyenler ise ortaya konan çantaya bahşiş atıyor. Tiyatro yapanından ünlülerin mumya heykellerini sergileyene kadar birçok sanatla uğraşanları burada görmek mümkündü.

Korkutelili Bayram Gökçe’yle de burada, Arbat Caddesi’nde karşılaştık. Türk lokantası ‘Kebap Evi’nde çalışıyor. Lokanta, Arbat’ın tam orta yerinde. 4 yıldır Moskova’da olduğunu anlattı Bayram. “Neden geldin, nasıl geldin” gibi sorulara biraz da kaçamak yanıtlar verdi; “Rusça öğrenmeye geldim sonra işte öyle kaldık buralarda.” “Evli misin” diye sorunca, “Evet” dedi gülümseyerek. Bizde gerçeği tahmin ettik: “Tamam tamam sen bir hanımefendinin peşinden gelmişsin buralara anlaşılan. Doğru mu?”

RUS İLE EVLİ

Bir kaç saniye sesini çıkarmadı Bayram Gökçe, biraz sıkılmış gibiydi “Evet Rus eşim” diyebildi. Mutluluklar dileyip, Moskova’da yaşamı sordum. Gökçe, “Zor be abi buralar. İyi güzel de zor, pahalı hem. Ama bilmek lazım ne nedir nerededir. Yoksa sıkılır insan. Ama ben, biz alıştık artık” dedi. “Antalya’ya memlekete dönecek misin? var mı öyle bir niyetiniz” diye sordum, “Nasip artık” diye karşılık verdi.

Siparişlerimizi verdik, Arbat’ın ortasında ‘Kebap Evi’ lokantasında tavuk çorbası içtik, lahmacun yedik. Bayram Gökçe Korkuteli’ndeki ailesine de selam yolladı bizimle.

YAZIRLI İSMAİL

İsmail Kandemir henüz 23 yaşında. Sunmar firmasının yöneticilerinden. Yazır köyünden kalkmış Moskova yollarına düşmüş. Kendisine 5 yıl hedef koymuş burada. Çünkü Rusya’dan Antalya’ya turizm hareketinin katlanarak büyüyeceğini düşünüyor. Rusça’yı tam olmasada anlıyor, biliyor, konuşuyor.

“Ruslar liberalizmi sevdi hemen de kabullendi. Tabi bir kısım muhalefet var tabi. Ülke zenginleşiyor yavaş yavaş da açılıyor. Açıldıkca da Türkiye’ye olan ilgi artıyor. Turizmde tüm tatil ülkeleri Rusya’nın peşine düşecek, düşüyor. Ama Türkiye birinci olacaktır” diye görüşlerini açıkladı Kandemir.

Memleketi Korkuteli Yazır köyünde ailesiyle birlikte tarlada tarım yaparken turizme geçmesini, “Şans” olarak değerlendirdi. “Tarım mı turizm mi” sorusuna, “Memleketimiz için ikisi de önemli. Bizim köyde şimdi daha verimli üretim yapılmaya başlanmış. Bu iyi tabi. Eskiden doyurmazdı tarla toprak kimseyi” karşılık verdi.

TÜRK HAMAMI

MITT Fuarında Rixos standında Mustafa Kutlu “Moskova’nın göbeğinde Türk hamamı ve spa merkezi açtık” deyince merak ettik, gittik. 9 milyon dolar harcanarak 4 bin 500 metrekarelik alana yapılmış bir spa merkeziyle karşılaştık. Mustafa Kutlu’nun amacı Türk hamamının dünyada tanınırlılığını arttırmak. “Bunun için gönlümü verdim ben” diyor. Tatilini Rixos otellerine geçirenlerin Rusların isteklerinin çok artması üzerine Moskova’da bu işletmeyi açmaya karar verdiklerini söyledi Kutlu. Dünyanın önemli birçok merkezinde işletme açacaklarını anlattı.

Bali, Tayland, Hindistanlı ustalar da var. İbrahim Berk, Tahir Tarhan, Turgut Sedat, Volkan Ermiş, İbrahim Bilgin ve Bilge Altınay ile kuaförler Ramazan Yağmur, Gencay Çelik Antalya’da yaptıkları işlerini burada sürdürüyorlar. Bilge Altınay, “Rusça öğrenmeye geldim 3 aylığına, hem de görevimi sürdürüyorum. Ama burada kalmak yşamak istemem. Moskova’yı sevemedim. Gri bir kent. İnsanın içini açmıyor şöyle Antalya gibi. Sanırım bu yüzden Ruslarda Antalya’yı tercih ediyor tatil için” diye içini döktü.

RUSLAR SON DAKİKACI

Akın Bektaş (33) 9 yıldır Moskova’da ve Rusları çok iyi tanıdığını söyleyerek, “Herşey dahil Rus’lara çok uygun bir sistem. Bunu kaldıracaksak, diğer destinasyonlardan başlamak lazım. Yoksa kaybederiz” dedi. Rusların ‘Son dakikacı’ turist tipinde olduğunu anımsattı Bektaş. Erken rezervasyondan anlayışlarının da, “17-20 gün önce rezervasyon yaptırmak” olduğunu vurguları.

“Türkiye olarak ne yaparsak Rus pazarını kaybederiz?” diye sordum Akın Bektaş yanıt verdi: “Ruslara ikinci sınıf muamelesi yapmamak lazım. Kendimiz gibi bizden biriymiş gibi davranırsak Rusların gönüllerini fethederiz.”

Bülent Ecevit'in Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net