Dağlarına turizm geldi Akdeniz’in


Bülent Ecevit


21.04.2007

Oymapınar, Batı Torosların eteğindeki bir dağ köyü. 1984 yılından sonra açılan Oymapınar ve Manavgat Barajları yapılınca 'Göl köyü' oldu. Evlerinden, topraklarından olan köylüler ata topraklarından göçtü, göçmek zorunda kalmıştı. Şimdi Oymapınarlı’lar gölünü kullanarak geleceğini turizmde arıyor.

24 köyü kapsayıp ‘alternatif turizm’e açılacak olan Manavgat’ın bu şirin, dantel gibi manzarası olan arka bahçesi, geleceğinden oldukça umutlu. Kıyıdan çok değil, 15-20 kilometre içeride, torosların eteklerinde Oymapınar ve Manavgat Baraj göllerinin oluşturduğu muhteşem manzara birçok yatırımcıyı da cezbediyor. Manavgat ve Side’den ziyaretçi turistler hiç de az değil.

Oymapınar Beldesi, 15 yıl kadar önce, Manavgat Barajı yapıldıktan sonra ‘Dağ köyü’ iken ‘Göl köyü’ durumuna gelmiş. Bugün baraj gölünde katamaran tekneleriyle turistik turlar yapılıyor, olta ile sazan balığı avlama yarışları yapılıyor. 5 kilometre yukarıdaki asıl büyük baraj olan Oymapınar Baraj’ında da aynı turlar ve aktiviteler gerçekleştiriliyor.

Oymapınarlı Hayrettin Tüler ile yeğeni Seyit Tüler, (14) arkadaşı Gencay Çelik (15) göl kıyısında olta ile balık avlıyordu. Göl, ‘göl’ olmadan önce bu topraklarda pamuk ekilir sebze yetiştirilirmiş. “Eskiden çiftçiydik şimdi balıkçı olduk” diyor Hayrettin Tüler. Ama ağ ile balık avlama yasak olduğu için köylüye yöre halkına bir faydasının olmamasından yakındı. Ancak olta ile av yapılabiliyor.

ALABALIK TÜKENDİ

Baraj yapılmadan önce ırmakta doğal alabalık yaşarmış. “Tadına doyum olmazdı. Bir görseniz parmaklarınızı yerdiniz. Şimdi nesli tükendi” diyor Hayrettin Tüler. Baraj İşletme yetkililerin anlattığına göre baraj gölleri oluşunca su ısındı ve soğuk su balığı olan alabalık da bitti. Baraj yapılınca Oymapınar Beldesi’nin üçte biri göl suları altında kaldı ve mağdur olanlar da Manavgat’a göç etmişlerdi. Turizmin girmesiyle bölgenin ileride çok önemli bir merkez olacağını söyledi Tüler.

ALTERNATİF TURİZM

Oymapınar Belediyesi Başkan Yardımcısı İsmet Türk, bölgenin 2004 yılında turizm alanı ilan edildiğini ve Akdeniz’in ‘Alternatif Turizmin Merkezi’ olacağını savundu. “Oymapınar Turizm Gelişim Projesi” nin hayata geçmesiyle bölgeye 20 tane golf lanı yapılması hedefleniyor. Türk, kültür ve Turizm Bakanlığı’nın projelendirme çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Yerli ve yabancı firmaların şimdiden ilgi gösterdiklerini ancak şu anda hiçbir şekilde inşaata ve çalışmalara izin veremediklerini anlattı.

İsmet Türk, otel yatırımından çok alternatif turizm yatırımlarına önem verdiklerini ama göl suyunun kirlenmemesi için önce altyapının tamamen bitmesini istiyor. Türk, Turizm Şurası için hazırladıkları bir dosyayı verdi. Amaç, otel yapılması değil, turistin para harcayabileceği bir merkez haline gelmek. Betonlaşma kesinlikle istemiyorlar.

Yaklaşık 500 bin dönüm alan turizm için değerlendirilecek. Şelaleler daha güzelleştirilecek. Golf alanlarının yanısıra su sporları, sağlık merkezleri, örnek köyler, safari turları, bisiklet turları, yamaç paraşütleri, av turizmi ve küçük bir de havaalanı dahi düşünüldüğünü söyledi Başkan Yardımcısı Türk.

LPG’Lİ KATAMARAN

Baraj göllerinin kirlenmemesi için burada tur düzenleyen katamaranların sadece LPG ile çalışmasına izin veriliyormuş. Ayrıca boyalı tekne yerine fiber tekneler tercihz ediliyor. Yakıt ve boya atıklarının gölü kirletmemesi için bu önlemler şimdiden alınmış. Bu arada göl havzasının 11 kilometrelik çevresine yürüyüş ve bisiklet yolu yapılıyor.

NİSAN YAĞMURLARI

Baraj İşletme Müdürlüğü’nden konuştuğumuz bir yetkili, barajın turistik amaçlı da değerlendirilmesine destek verdiklerini söyledi. Şu anda barajda su seviyesi 6 metre düşük tutuluyormuş. Özellikle bu seviyede tutuluyormuş, Nisan yağmurları ile barajın tam doluluğa ulaşacağı bekleniyor. Eğer bu şekilde dengelenmez ise yağışlar çoğalınca suyu boşaltmak durumunda kalıyorlarmış. Ve bu durumda zaman zaman Manavgat ırmağının taşıp etrafa zarar vermesine neden olduğunu anımsattılar.

DEVE TURU

Fadime ve Funda isimli iki devesiyle ‘turizm hizmeti’ veren İnayet Saklar, 20 yıldır ekmeğini deve turuyla kazandığını anlattı. Sıkı durun, bir devenin fiyatı 10 bin YTL. Eğitimli oluşuna göre değişiyormuş fiyatı. Pala bıyığıyla giyimiyle ilgi çeken İnayet Saklar, deve turuna yabancıların çok ilgi gösterdiğini söylüyor. ‘Deve güreşleri’ni sordum, “Kesinlikle karşıyım ben yazık hayvanlara. Eziyet edilir mi hiç. Ama meraklıları var işte yine de” diye karşılık verdi Saklar. Ve devam etti: “Peygamber efendimiz bile deve kullandı. Kutsal hayvan bunlar. Antika oldular zaten. Ama yabancıların hayvan sevgisi biz Türklerden fazla.”

DAVAR GÜTMEK

Toroslardan aşağıya iniyoruz. Sol tarafta açıklıkta yüzlerce davar ve koyunun başında iki genç ve bir de çoban köpeği. Sülek Köyü’nden Eren Taş, Osman Şenol ikisi de 6’ncı sınıfa gidiyor. Futbolcu olmak istediklerini söylüyorlar. Eren orta saha, osman forvet. Osman’ın babası bir otelde çalışıyormuş; “Ben turizmci olmak istemem. Gavurlarla uğraşamam valla” diye düşüncesini söyledi birden.

“Ne iş yapmak istersin” diye sordum, Osman yanıtladı: “Bilmem. Okulu bitireyim de. Ama çoban olmak istemiyom.” “Zor mu çobanlık” dedim karşılığını Eren verdi: “Sen bigün güt bakalım şu koyunları. Zor tabi çobanlık.”

Yeni doğmuş kuzularla fotoğraf çekerken Eren, arkadaşı Osman gibi düşünmediğini itiraf etti: “Otellerde filan çalışmak daha iyi tabi. Temiz temiz. Çobanlık yorucu sıkılıyoruz dağda bayırda.”

Bülent Ecevit'in Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net