Babadağ’dan Ölüdeniz’e


Bülent Ecevit


24.06.2007

Bülent ECEVİT Avrupa’da en çok tanınan turizm merkezi Fethiye Ölüdeniz’de yoğun bir hava trafiği izleniyor.

Gökyüzünü rengarenk yapan paraşütçüler aynı zamanda bölge turizminin yüzde 25’ini oluşturuyor.

Yılda 30 binden fazla atlayışın yapıldığı Babadağ’a yol, pist, tuvalet gibi altyapı hizmetlerinin yapılması gerekiyor.

“İnadına turizm, inadına Babadağ” diyor firma sahipleri, paraşüt pilotları.

40 bin yatağı olan Fethiye’de konaklama fiyatları geçen yıllara oranla düşmeye başlamış.

Fethiyeli turizmciler, buna neden olarak Antalya’da kitle turizmi yapan işletmelerin uyguladığı fiyat politikasını gösteriyor.

Ölüdeniz bu hafta 4. Kültür ve Sanat Festivali’ni yaşıyor.

Festivalin ambleminde ‘Keçi’ var. Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz, İnternet üzerinden yapılan oylamayla belirlenen “İnatçı Keçi” ödülünü Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Türkan Saylan’ın kazandığını söyledi.

Festival etkinlikleri arasında imza günleri, tiyatrolar, konserler ve halk oyunu gösterileri yapılıyor.

Ölüdeniz’de yaşayan İngilizlerin oluşturduğu bir ekip, Türk halk oyunuyla sahneye çıkıyor.

Aynı etkinlikler çerçevesinde 3. Uluslararası Ölüdeniz Plaj Hentbol Turnuvası da yapılıyor.

Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz’ın makamında yamaç paraşütçüleri Semih Sayır ve Ali Es ile Hisarönü Mahallesi’nin Turizmci Muhtarı Yüksel Ergün vardı.

Yamaç paraşütü için kullanılan Babadağ’ın Özel Çevre Koruma Kurulu’na, yani Fethiye Kaymakamlığı'nın idaresine geçince geçen yılki fiyatlandırma sorunu da ortadan kalkmış gözüküyor.

“Ama” diye araya girdi Semih Sayır “Yolu bozuk, düzenlenmesi lazım. Pistin yapılması lazım. Bunun için sponsor arayışlarımız devam ediyor. Ancak yine de devlet eliyle yapılması gerekenler var,” dedi.

Babadağ’a giriş ücreti 15 YTL, tek başına çıkanlardan 10 YTL alınıyor. Bir de ulaşım için 15 YTL ödenmesi gerekiyor.

Ali Es, spor amacıyla gelen Türk gençlerine bu ücretlerin fazla geldiğini şöyle anlattı:

“Kendi paraşütüyle gelen gençlerimiz var. İki kez atlasa 50-60 lirayı buluyor ödediği. Bu para otele, pansiyona ödediğinden yüksek.”

30 BİN ATLAYIŞ

İniş pistlerinde zaman zaman meydana gelen kazaları konuştuk.

Semih Sayır, yerinden kalktı, başkanlık odasının duvarında asılı olan hava fotoğrafından göstererek bilgi verdi:

“Biliyorsunuz, sahildeki yürüyüş yoluna inişler yapılıyor ve kazalar da oluyor. İhtiyarlara, bebek arabalarına, çocuklara çarpmalar oluyor. İnsan yürüyüşe çıkmış, havaya bakarak yürümez tabii ama paraşütçü havadan iniyor ve istenmeden yılda yedi veya sekiz yaralanmalı kaza oluyor. O nedenle bu sahilde üç noktaya yarım daire şeklinde iniş pisti yapılsa bu tür kazalar önlenir.”

Yoğun bir hava trafiği var.

Ali Es’in söylediğine göre yılda 30 bin uçuş gerçekleşiyormuş en az. Hatta “Ölüdeniz’in turistik kapasitesinin yüzde 25’ini paraşütçüler dolduruyordur,” diye konuştu.

Geçen yıl paraşütçülerin boykotu nedeniyle hem tesisler hem de esnaf paraşütcülerin önemini anlamış, bu yıl el üstünde ağırlanıyorlar.

DÜŞÜK FİYAT

Kendisine ait otelin barında İngiliz misafirleriyle sohbet etti Başkan Keramettin Yılmaz. “Sezon nasıl geçiyor, doluluk sevindiriyor mu, fiyatlar uygun mu” diye sordum.

Yılmaz “Babadağ’a tesis yapılırsa altı ay değil, 8-10 ay boyunca bölgemizin doluluğu artar” diye karşılık verdi ve devam etti:

“Bir haftalık tatil fiyatları Antalya’da 300 euroya kadar, Fethiye Ölüdeniz bölgemizde ise 80 sterline kadar düştü. Fethiye’de 40 bin yatak var, bunun yarısı Ölüdeniz’de. Mayıs ve Haziran 15’e kadar sezon kötü geçti. Doluluk düşüktü. Şimdilerde geçen yılki rakamlar yakalandı. İnatla turizm yapıyoruz desek yanlış olmaz.”

“Neden”ini kendisi de turizmci olan Başkan Keramettin Yılmaz “Kişisel fikrim Türkiye imajının etkisi var. Terör konusu gündemde sürekli. Geçen yılki olumsuzlukları aşamadık” diye yanıtladı.

TESETTÜR YOK

Son dönemde sayıları artan, kısaca ‘Tesettür Otel’ diye bilinen işletmelerden bölgede bulunmadığını öğrendik.

“Peki tesettürlü denize giren var mı?” diye sordum, “Hayır, yok.” karşılığını verdi ve devam etti: “Ama her şart altında, nasıl girmek isterse bu beldemezin güzelliklerinden, bu cennetten, bu denizimizden kendi insanımız yararlanmalı. Bulundukları bölgelerde harcadıkları miktarın yarısı parayla tatil yaptırıyoruz. Tüm insanlarımıza; her türlü manevi değer ve giyim kuşam tarzlarına saygılıyız.”

KARAVAN SEVİLDİ

Ölüdeniz’de karavanlı tatili tercih edenler hızla artıyor.

Nicholas Genç Beach Yöneticisi Yalçın Özhan bunun öncüsü.

Özhan “Misafirlerimiz karavanı çok sevdi. Bu kadar ilgi göreceğini beklemiyorduk aslında. Karavanlar özel olarak lüks tarzda yaptırıldı. Hem yapılaşma, beton gibi olumsuzluklar ortaya çıkmadı, hem de çok sevildi,” dedi.

Özhan’ın anlattığına göre artık Ölüdeniz de kirlenmiyor. Yıllardır süren atık deşarj sistemi yapımı tamamlanarak SİT alanı dışına ulaştırılmış. Böylece Birinci Derece Doğal SİT Alanı olarak bilinen Ölüdeniz Lagünü'nü kirleten hiçbir etken kalmamış.

CANCİĞER SALONU

Fethiye’nin Balıkçı Hali yeni haliyle ‘akşamcı tatilciler’i çeken bir mekan olmuş.

Meyhane kültürünün yaşandığı bu mekanda turizmci arkadaşımız Yalçın Özhan ile bir akşam yemeğinde buluştuk.

Önce balıkçılardan istediğimiz kadar balığı, kalamarı, karidesi aldık. Sonra bunları bize pişirip servis yapacak “Canciğer Salonu”na geçtik.

Aslında lokanta ama İsa ve Gülseren Girgin çifti lokantanın isminin daha samimi olsun diye ‘Salon’ olarak bilinmesini istemiş.

FESLEĞENİN ÖNEMİ

Hemen her masanın yanındaki saksılarda fesleğenler dikkatimi çekti. Yalçın Özhan, bu bitkinin özelliğini söyleyince çok şaşırdım. Çünkü ilk kez duyuyordum. Fesleğen bitkisinin o güzel kokusu sivrisinekleri o bölgeden uzak tutarmış.

Masalar arasında keman ve darbukalı çalgıcılar geziniyordu. Gül çiçeği satıcısı iki kadın dikkatimi çekmişti. Saatler biraz ilerleyince genç olan kadın, elindeki çiçekleri bir kenara bıraktı ve “Ben romanım bu müziğe daha fazla dayanamam.” dedi ve başladı oynamaya.

Tüm çarşı, yerlisi yabancı bu gösteriye alkış tutuyordu.


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net