Alanya Çarşısı imitasyon pazarı


Bülent Ecevit


08.07.2007

Bülent ECEVİT Alanya çarşısını birkaç saat dolaşınca turistlerin ekonomik durumlarını anlamak zor olmadı. Marka mağazalar sinek avlıyor, ama imitasyon (Taklit) ürün satan işyerleri hareketliydi. En çok ilgi tekstil ürünlerine gösteriliyor. Ardından deri giyim, çanta, saat, takı ve parfüm-kozmetik olarak sıralanıyor. Aslında çarşısındaki hareketlilik, hergün olmuyordu. O gün limana iki yolcu gemisiyle gelen İsrailli’ler gelmiş, çarşıya canlılık getirmişti.

Eskisine göre Alanya’da düzenli bir çarşı ve esnaf ile karşılaştık. Kaldırıma tezgah açılmıyor, hiç kimseye yakapaça satış yapılmıyor, herkesin rahatça dolaşıp, özgürce alış-veriş yapıyordu. Öğrendiğime göre çarşıda hanutçu kalmamış ama son dönemde, büyük mağazaların müşteri başına ödedikleri komisyonu kapmaya çalışan Azeriler ortaya çıkmış. Çarşıdan müşteri götürmeye çalışan Azeriler ile esnaf arasında yaşanan tartışmalar, tehdide ve bıçakla yaralanmaya dönüşmüş.

HALK TİPİ TURİZM

Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu ile limanda karşılaştık; “Halk tipi sosyal bir turizm yapıyoruz” diye anlattı Alanya’nın halini. Sonra, “Turizm filan patlamaz, her tarafta kriz var” diye devam etti. Tanıtıma değindi Başkan Sipahioğlu; turisti otele değil, ülkeye, bölgeye, şehre getirmek gerektiğini savundu, tanıtımda bu noktanın eksik kaldığını öne sürdü. Yolcu gemileriyle haftada 4-5 bin arasında turistin Alanya çarşısını doldulduğunu öğrendik. “Çarşıya ne katkısı var” diye sorunca Başkan Sipahioğlu, “Kişi başına 100 doları geçiyor harcadıklardı. Esnafa biraz nefes aldırıyor tabi. Ama işyeri sayısının fazlalığından dolayı kazançları da azalıyor” diye karşılık verdi.

SİESTA UYGULANMALI

Aşırı sıcaklar nedeniyle ‘siesta’nın uygulanabilirliğini konusuna da şöyle değindi Başkan Sipahioğlu: “Siesta uygulanmalı. Sabahın köründen, gecenin bir yarısına kadar çalışan bir elemandan verim alınması zor. Halk sağlığı açısından da düşünülmeli. İnsanların sinir katsayısı önemli.” Yerel yönetim, esnaf, acenteler karşılıklı anlaşarak siesta uygulaması başlayabilir.

Görüştüğüm bazı esnaf “Öğle saatlerinde zaten pek müşteri gelmez, çarşı boşalır o saatlerde” diyordu. Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’na göre siesta için en uygun saat 12:00-15:00 arası. Mesai başlama saati öne çekilerek 11:00-15:00 arası da düşünülebilir. Tabi gıda işi yapanlar ve lokantalar hariç.

EĞLENCEYE HARCIYOR

Çarşı içinde, Müftüler Caddesi’nde bir marka ürün butiğinin görevlisi Hamdi İnan, (37) “İşler mevsimine göre normal sayılır. Daha iyi olmasını bekliyorduk ama bu kadar işte. Turist alış verişe değil, eğlenceye para harcıyor” dedi. İnan, Avrupa’da da ekonominin iyi olmadığını o nedenle turistlerin daha az harcama yaparak tatillerini geçirdiklerini hatırlatıp devam etti; “Yakasına yapışıp alış veriş yapmasını isteyemeyiz ki. Zaten artık mal güzelse kaliteliyse alıyorlar. Çünkü bizim ürünler marka. Ama size şunu söyleyeyim, turist imitasyon (Taklik) ürünlere rağbet ediyor. Bak karşıda ilerde, yanımızdaki işyeri daha kalabalık, daha fazla ilgi çekiyor.”

Hamdi İnan’ın söyledikleri doğruydu. Takı, saat, kemer, cüzdan vs gibi gibi ürün satan mağaza tıka basa doluydu. Hemen karşıda kot pantolondan, tişört, gömlek, etek hatta mayo gibi tekstil ürünleri satan işyerine de ilgi çoktu. Hemen herkes bilir; ünlü bir marka kot pantolon yaklaşık 100 dolar civarında satılırken, aynı ürünün imitasyonu 20-30 dolar fiyatla satılıyor.

BİLEREK ALIYORLAR

Tezgahtar Şaban Sartık (23) “Turist ucuz mal alıyor abi. Onlar’da da para yok biz gibi artık” diye anlatmaya başladı. Sonra devam etti; “Bu malların gerçek marka olmadıklarını biliyorlar, zaten biz kendimiz söylüyoruz. Bilerek alıyorlar. Eşine, dostuna, arkadaşlarına akrabalarına hediye ediyorlar.”

İşyerinin, ismini vermeyen sahibi araya girerek, “Pazarlık olmasa iyi olacak. Rehberler söylüyor, yarı yarıya pazarlık yapın diye. Zaten dükkan çok, turist dağılıp gidiyor. Ama şunu söyleyeyim, taklik diye bakmayın Türkiye’de tekstil ürünlerinin imitasyonu bile çok kaliteli. Beğenerek ve bilerek alıyorlar” diye konuştu.

“Güven yok. Turistin bize, bizim de turiste güvenimiz yok” diyerek konuşmasını sürdürdü butik sahibi. Anlattığına göre, turiste kötü davranan esnaf da varmış. Kendi aralarında ‘halledilse’ bile bu tür davranışların yanlış olduğuna işaret ediyor. Rehberlerin yönlendirmesiyle sık sık pazarlık sıkıntısı yaşanıyor Alanya Çarşısı’nda ve taraflar arasında gergin anlar yaşanıyormuş.

KALİTESİ ORJİNAL

“En iyi alış veriş yapan turist profili”ni öğrenmeye çalışıyorum. Görüştüğüm her tezgahtar, her işyeri sahibi, çalışanı, “İskandinav ülkelerinin gözünü seveyim abi. Var mı onlar gibisi. İsveçli’si, Norveçli’si valla hep yüzümüzü güldüren onlar, çarşıyı besleyen onlar” diye karşılık verdiler. Rus’ları da ekliyorlar ardından; “Haklarını yemeyelim onlar da iyi sağolsunlar.”

Tira ve Cristina isimli iki genç Rus kızıyla işyeri çalışanları, fotoğraf için poz verdiler. Biraz sonra İsveçli bir aile ile karşılaştık. Rita Koth ile aile dostu ve onun çocukları Nathali Appler, Celine Appler, Heike Appler ile konuştuk. Ayakkabı, çanta, tekstil ve altına ilgi gösterdiklerini söylediler. Türkiye’ye tatil için 7’nci kez gelmişler ve her seferinde de memleketindeki arkadaşlarına dostlarına, akrabalarına hediye götürmüşler. Rita Koth, Alanya çarşısından yaptığı alış verişini şöyle anlattı:

“Hediyelik de aldık bol bol, kendimiz kullanmak için de. Bizim ülkemizde marka ürünler çok pahalı. Burada ucuz. İmitasyon olduklarını biliyoruz. Kalitesi orjinal ile birebir aynı.

AZERİ HANUTÇU

Eski bildik Cuma Pazarı kalkmış, yerine yep yeni, düzgün ve gezilebilir bir ‘Cuma Pazarı’ gelmiş yerine. Esnaf yeni düzenlemeden memnun ama bazı uygulamardan da şikayetçi. Onu da şöyle anlattılar; “Malları sergileyemiyoruz. Sokağa tezgah koymamız yasak. O zaman daha çok satış yapıyorduk. Cadde üzerinde turist otobüslerinin park etmesi için ayrılan yerlere esnaf kendi arabasını motorsikletini koyuyor. Büyük mağazalara çalışan Azeri hanutçulara birileri dur demeli. Dolmuş içinden müşteri kaçırıyorlar.”

25 yıllık butik ve giyim üzerine çalışan işyerinin sahibi Ali Tunç ve oğlu Hasan Tunç, 15 yıllık ayakkabı mağazası işletmecisi Mümin Gümüş, “Herşey dahil kalkarsa biz ancak o zaman turist para harcar. Turiste para harcayacak zaman bile bırakmıyor rehberler, acenteler” diye yakındılar.

‘KAZIK OLMA MI’

“Turiste kazık atan, kandıran esnaf var mıdır” diye sordum “Olma mııı” diye karşılık geldi. “Örnek” dedim, “Mesela imitasyon parfümleri, gerçek diye çok pahalıya satıyorlar. Bir de deri işinde var. Plastiği deri diye kazıklıyorlar ” dediler.

Limandaki Harbour Restorant işletmecisi Nurhan Özcan, turistin güvenerek gidebileceği çok fazla işyerinin olmadığını öne sürdü, “Hizmet ve kaliteyi ön planda tutan birkaç işletme vardır Alanya’da. Keşke onlarca yüzlerce olsa. O zaman turist harcamak için çaba harcar,” dedi.


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net