Fethiye koylarını denizanası sardı
Bülent Ecevit
-Dantel gibi işlenmiş koylarıyla, Ölüdeniz’iyle; Babadağ’ı ve Kelebekler
Vadisi’yle muhteşem bir doğaya sahip Fethiye’de denizanası şaşkınlığı
yaşanıyor. Denizcilere göre bu kirlenmenin nedeni Avrupa’dan boş dönen
gemilerdeki balans tanklarına alınan kirli sular.
-Toros ormanlarında iki ay sürecek Çıntar mantar çılgınlığı yollara taştı. Onlarca kişi ipe dizilmiş mantarları satmak için soğukta bekleşiyor. Toros köylülerin hayatları mantar olmuştu sanki.
Fethiye’de hava sıcaklığı 22 dereceydi, mevsime göre yeterince ılıman sayılırdı. Tersane koyunda bir kahvehanede çay içip denizlerin çiftçileriyle sohbet ettik. Dalgıç Mustafa, “Hanımlar bile denizciyi adam yerine koymamış tarih boyunca” diye yakındı. Sözün nereye varacağını merak edince, “Hayırdır” diye sorduk. “Beni herkes bu isimle tanır, soyadıma gerek yok diyen Dalgıç Mustafa devam etti: “Ne olcek, kimse sahip çıkmıyor denize ve denizciye. Bak ben dalgıçım, Fethiyeli’yim. Sürger vardı burada asırlardır. Cernobil’den sonra sünger kayboldu. Ne ilgisi var, diyebilirsin. Ama bunu bilim adamlarının incelemesi lazım, nedenlerini ortaya çıkarması lazım.”
Rizeli Yılmaz Köse, 30 yıldır denizle uğraşıyor. Bir hışımla konuşmaya, dertlenmeye başladı; “Denizanası çoğaldı bu bölgede. Salkım salkım olmuşlar büyümüşler, kristalleri var kollarında. İnsana yapışınca alerji yapıyor, zehirliyor arı sokması gibi. Bizim bildiğimiz kirlilikten olur deniz anası.” Devam etti Köse, ilk nasıl ve nerede gördüğünü anlattı: “Önemsemedim önce denizanasını. Göcek’de görmüştüm bir tane ölü olarak. Sonra balık çiftliklerinin bulunduğu Bozburun’da binlerce, onbinlerce denizanası vardı. Leylekler gibi göç ediyor bunlar sanki.”
AVRUPADAN MI GELİYOR
Sonra çok iddialı ve dikkat çekici bir söz etti Yılmaz Köse, “Avrupa’nın kirli suları buralara taşınıyor tankerlerle, teknelerle sanırım. Çünkü denizimiz bu kadar kirli değildir aslında.” Açıklamasını istedik anlattı o da: “Büyük tekneler, tankerler filan ağırlığı dengelemek için balans tanklarına su doldururlar. İspanya, İtalya’dan Yunanistan’dan geliyor bunlar. Oradan aldıkları safraları burada bırakıyorlar, ondan mı acaba bu denizanaları diyorum bazen. Çünkü büyük tekneler, buradan ürün götürüp boş dönerken en az 300 ton su alıp öyle yol alırlar. Neden araştırmazlar anlamıyorum. Gökova ve Kız kumu körfezlerinde de rastlandı bu denizanalarına.”
KOYLAR KİRLENİYOR
Fethiye ve Göcek kıyıları dünyaca ünlü koylara sahip turistik yöreler. Akıntı olmadığı için denizin kendi kendini temizlemesinin çok zaman aldığını anlatıyor Fethiyeli denizciler. Örneğin Avrupa’dan gelen yatlarda, teknelerde atık deposunun olmadığını ve direkt denize atıldığını söylüyorlar. Denetim için limanlarda atık boşaltma belgesinin verilmesi ve bunun da sürekli takip edilmesini önerdi Yılmaz Köse. Dalgıç Mustafa arayı girdi, “Bunun tek çözümü denizde çözülen deterjanın üretilmesi ve kullanma zorunluluğu. Ama malesef, atıkları basıyoruz denize, kirletiyoruz.”
AVRUPA’YA TEKNE YAPIYORUZ
Çankaya Tersanesi’nde baba oğul Nazır (50) ve Barış (27) Küçük ile karşılaştık. Karadenizli aile Ordu’dan gelmişler yerleşmişler Fethiye’ye. Kullanım isteğine göre 20 metreden 50 metreye kadar tekne yaptıklarını anlattılar. Nazır Küçük, “İngilizler yat yaptırıyorlar. Sonra gidip Yunanistan bayrağı alıp bunu iki katı fiyata satıyorlar. Avrupalı 20-25 metrelik aile tipi yatları çok seviyorlar” dedi.
Lüks yatların bedeli 250-300 bin YTL’yi buluyormuş. Ahşap teknelerin fiber teknelere oranla daha ucuz olduğunu öğrendik. “Ahşap yat imalatı bizim buralara özgü” dedi Nazır Küçük ve devam etti: “Son teknoloji kullanılıyor yatlarda. Güvenlik ön planda. Zaten Gemi İnşaa Mühendisleriyle entegre çalışıyoruz.”
BAKIM MEVSİMİ
Yaz bittiğinden birçok tekne kıyıya çekilmiş, bakım tamir işleri yapılıyor. Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olmuş birçok arkadaşı gibi Seyit Güçlü’de (28) tekne işlerinde 10 yıldır çalışıyor. Bakıma alınan teknenin elyaf ile kaplı dış çephesini yakarak ve kazıyarak temizleyen Güçlü, patronu Hamdi Tüfekçi (31) gibi Fethiyeli. Tüfekçi, “Yapımı devam eden 3 tekne var, 4 ay sonra bitecek suya indireceğiz” dedi. Alıcıların İtalyan ve Alman olduğunu söyleyen Tüfekçi, kalite arttıkça müşterilerinin daha da artacağını öne sürdü.
TOROSLARDA MANTAR
Antalya’dan Fethiye’ye yol alırken Torosları aştık. Yol boyunca Çıntar adı verilen mantarları toplayıp satmaya çalışanlara rastladık. Esenköy’lü çiftçi Salih Gök ve kızları Çiğdem ve Zerrin Gök, koşup geldiler yanımıza. Kilosunu 2 YTL’ye düşürmüşler. Başka yerlerde 5 YTL’ye kadar satan var. Çiftçi Salih Gök, “Çok uzaklardan topladık valla abey” derken kızlar da, “Okul harçlığı olacak bizim için” dediler. “Toplarken aralarına zehirli mantarlar karışmaz mı” diye sordum, “Olur mu abey, karışır mı hiç. Biz de yiyoz bunları. Biliyoruz da topluyoruz zaten” diye karşılık verdi Gök. Bazı köylüler arasında ateşi de yakmış hemen oracıkta pişirip tatıranı bile vardı.
‘Biz Akdenizliyiz şikayet etmeyiz’
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un Siirt’te valiliği sırasında yardımcılığını yapan Hasan Karakaş şimdi Fethiye kaymakamı. Bakan Koç ile ilgili anılarını anlattı; “Çok okur, çok zeki ve biraz da şakacıydı” dedi. “O zaman da uyur muydu” diye sordum, “Yorum yok” dedi Kaymakam Karakaş gülerek. 4 yıl birlikte çalışmışlar, “Nev-i şahsına munhasır bir insan” diye tarif etti Bakan Koç’u. Ama biraz sitemkar; “Bakan olduktan sonra Fethiye’ye bir kez geldi. Ama projelerimize destek veriyor sağolsunlar.”
Projeleri sıraladı Kaymakam Karakaş: “Kayaköy’ün koruma amaçlı imar planı yapılıyor, 2007’de onaylanır. Babadağ’a teleferik, Erendağ Kayak Merkezi’ne telesyej gerekiyor. Yaz aylarında 150 bini bulan nüfusa karşılık kış aylarında da turizm yapılabilmesi için golf sahalarına ihtiyaç var. Bunun için de tahsis açılmalı.”
3 bin kadar yabancının Fethiye’de yaşadığını söyledi Kaymakam Hasan Karakaş, bin 200 de satılmış emlak bulunuyormuş.
İL YAPMAZLAR
Belediye Başkanı Behçet Saatçi, “1980 yılından beri il olamadık” diye yakındı, “Seçim var diye de il filan yapmayacaklar hiçbir yeri” dedi. 46 milyonluk bütçenin gerçekleşme oranının yüzde 95 dolayında olduğunu vurguladı Başkan Saatçi, “Hiç popülizm yapmadık. İlçemize ne yapılması gerekiyorsa yaptık, nasıl yaptığımızı da halk biliyor. Yapmaya devam edeceğiz. Biz Akdenizliyiz, şikayet etmiyoruz şikayetçi değiliz” diye birazda sitemle karışık bilgi verdi.
Bülent Ecevit'in Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları
|