Kaş'da bir kış günü: Nar kokulu mor sokaklar
Bülent Ecevit
18.11.2007
Denizi gibi havası da pırıl pırıl bu küçük turistik ilçenin. El sallasak
Yunanistan'ın Meis adasından görecekler neredeyse. Mor çiçekli
begonvillerin kapladığı sokaklar sakinliği seven turistlere kalmış. Nar
kokusu yayılıyor etrafa, kafelerin müdavimleri nar suyu tiryakisi olmuş
sanki.
Kaş'ın kış ziyaretçileri çoğunlukla yaşlı insanlar. Yaz aylarındaki
tatilcilerin profili ise son yılllarda 'Entel'leşmiş. Yüksek okul eğitimli,
kültür ve sanatı seven, genç işadamı ve yöneticilerin ilçelerini tercih
ediyor olmasından herkes memnun. Çukurbağ Yarımadası'ndaki lüks villa ve
butik otelleri üst gelir grubu turistler tercih ediyor.
Bucak denizindeki yeni yat limanı inşaatı tamamlandığında yat turizminde
patlama bekleniyor. Dalgıç okulları kış mevsiminde de çalışıyor. Kime
sorsak, "Kaş'ın denizi akvaryum gibidir, pırıl pırıldır. Suyun altı herkesi
cezbeder," diyerek dalış turizminden bahsediyor. Türkiye'nin en önemli 10
dalış merkezinden ikisi Kaş'da yer alıyor. Asas Dağı yamaç paraşütcülerinin
yeni mekanı olarak ilgi çekiyor.
Az sayıdaki yaşlı tatilciyle birlikte, meydandaki bir kafede nar suyu içip
Kaşlılarla sohbet etik. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi
Şerafettin Çetin'e (36) ilçenin eksiklerini sorduğumda "Çıraklık okulu
eksik. İlçe merkezindeki ilköğretim okulu tadilat için kapatıldı ama hiç
bir çalışma yok. Öğrencileri taşımalı eğitim yaptırıyoruz." diye karşılık
verdi. Bu turistik ilçenin merkezinden taşımalı eğitim yapılıyor olmasına
insan inanamıyor. Okul Aile Birliği Başkanı Fırat Demirci de haber
gönderdi "Ne olur okulumuzun durumunu yazın. Bir an önce çocuklarımızı
perişanlıktan kurtaralım," diye.
Şerafettin Çetin aynı zamanda Kaş futbol takımının da kaptanı olduğunu
anımsattı. İki yıldır "Dostluk Maçı" düzenleniyormuş. "Bu yıl 2-1 yendik
Meis takımını" dedi. Şaşırdım önce. Meis'in küçük bir köy olduğunu takım
çıkaracak kadar gençleri olup olmadığını merak ettim. Çetin güldü ve
merakımı giderdi hemen: "Yok, yok. Siz haklısınız aslında. Takım
oluşturabilmek için Rodos'dan profesyonel oyuncu getiriyorlar. Biliyoruz
ama birşey demiyoruz. Zaten dostluk maçı. Amacımız karşılıklı olarak bir
birimizi tanımak."
Üretici memnun, ağaçta nar kalmadı. Nar suyu tiryakiliği her yerde. Kafe
sahibi Olcay Nehir Kahraman "Narı Mart ayına kadar bulabiliyoruz, ondan
sonra yok ne yazık ki," dedi. Nedenini de "Soğuk hava depoları yazın
kapanıyor, piyasada da nar kalmıyor," diye anlattı. Bir büyük bardak nar
suyunun fiyatı ortalama 1 Türk Lirası.
Son yıllarda nara olan talep üreticiye yaradı. Gazipaşa'dan Kalkan'a kadar
birçok yerde üretici bahçesini bozup nar dikti. Kaş'ın Kasaba ve Kemer
köylerinde birçok üretici narı ağacında satmış.
ELİT TURİZM
Çukurbağ yarımadasındaki butik otel ve villalar göz kamaştırcı.
Bahçelerindeki nar kokusu mor çiçekleri sokaklara yayılmış. Yaz aylarında
pazarlama sorunu yaşanmıyor ama kışın ilgi yok denecek kadar az. Villa
Hotel Tamara'nın sahibi Mimar Erol Bozca ve Otel Müdürü Mesut Madanoğlu,
tesisi gezdirdi; son derece lüks ve zevkli döşenmiş odaları Erol beyin
Eşi Nilüfer Bozca'nın yaptığı resimler süslüyor. "Kışın ve özellikle bu
mevsim çok güzel oluyor Kaş'ta," dedi Erol Bozca ve devam etti: "Ama
pazarlayamıyoruz nedense. Kitle turizmi için Kaş'a yazık olur. Lüks dönemi
başlatmalıyız. Bunda başarılı olacağız. Elit ve kültüre-sanata önem veren
kişilerin Kaş'ı tercih etmelerinin bir çok nedeni var."
SIFIR KİRLİLİK
Bağımsız seçilen Belediye Başkanı Halil Kocaer, daha iyi hizmet alabilmek
için AKP'ye katılmış. Bu sayede birçok eksiklikleri giderebildiğini
söylüyor. İlçenin tamamını kapsayan arıtma tesisi sayesinde "sıfır deniz
kirliliği" hedefine ulaştıklarını anlattı. Arıtmadan çıkan suyla park
bahceleri suladıklarını anlattı. Kültür ve sanat severleri Kaş'a çekmek
istediklerini söyledi Başkan Kocaer ve Kaş'ı entellerin tercih edeceği bir
tatil köyü haline getirmeyi çok istediğinin altını çizdi.
"Patara ile dünya Kaş'a akacak," dedi Başkan Kocaer. Patara antik kenti
uzun sahili ve ince kumu ile önemli bir ören. Akdeniz Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim Üyeleri Prof.Dr. Fahri Işık ve Prof.Dr.
Havva Işık'ın yürüttüğü kazılarda dünyanın ilk deniz feneri ortaya
çıkarılmıştı. ABD'ye ilham veren dünyanın ilk meclisinin de Patara'da
olduğunu hatırlattı Başkan Halil Kocaer. "Ekim ayında TBMM Başkanı Köksal
Toptan'ı ziyaret ettiğimde dünyanın ilk meclisine sahip çıkmalarını
istedim," diye sürdürdü konuşmasını. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca 500 bin
YTL ile deniz feneri ayağa kaldırılacakmış. Başkan Kocaer'e göre Patara
hem Türkiye'nin hem de Kaş'ın tanıtımı için çok önemli. Kültür ve sanat
severlerin Kaş'a mutlaka sahip çıkmaları gerektiğini söyledi ve "idealim ne
biliyor musunuz?" diyerek başladı anlatmaya: "Görsel yönden Kaş'ı bir tatil
yöresi haline getirmeyi istiyorum. Çalışmalar sürüyor. Bunu tamamlayınca
benden mutlusu olmaz. Tekrar seçilmesem de olur. Zaten aday olup
olmayacağıma karar da vermedim. Kaş fazla büyümesin bu hali yeter. Burada
tatil yapmak isteyenler bir yıl öncesinden rezervasyon yaptırıp gelmeli."
GENÇ ZENGİNLER
Güneş batmak üzere. Yat direklerinin gölgesi yola kadar uzanmış. Yaz
yorgunu yatçı ve balıkçılar bakım ve tamir işlerine girişmiş. Limanında
dolaşırken Mustafa Tokgöz ile karşılaştık. 150 kadar turizme hizmet veren
tekne varmış. "Bu yaz fena geçmedi," dedi Tokgöz. Yabancıdan çok Türk
tatilciler yat turlarına ilgi göstermiş. "Yabancılar cimrileşti arkadaş,"
dedi ve devam etti Tokgöz: "Almanlar çoktu eskiden ama yoklar artık. Şimdi
bizim gençler ilgi gösteriyor. Okumuş, iş sahibi olmuş paralı gençler var
artık. Entel diyebileceğimiz, kültür düzeyi yüksek insanları bekliyoruz
Kaş'a."
İlayda Yatçılık'tan Nihat Tokgöz guletine davet etti. "Günübirlik turlar
iyiydi ama charter turlar yani haftalık filan o kadar değildi," diye
özetledi sezonu. Türklerin denizde tatili öğrendiğini ifade etti Nihat
Tokgöz. "Hep pahalı sandılar yatta tatili ama aslında değildi. Tatil
köyündeki gibi yemek için, çay için sıra yok, kalabalık yok. Talep hızla
artıyor. Türkiye kıyıları ve Yunan adalarına turlar yapıyoruz. Genç iş
adamları var artık. Eğlenmeyi biliyorlar. Öyle ki denize açılınca birkaç
gün kara yüzü görmek istemiyorlar," diye sürdürdü konuşmasını.
|