Yağmurlu bir günde Antalya
Bülent Ecevit
25.11.2007
Yağmur saatlerdir çiseleyordu. Toprak değil beton kokuyordu hava. Toros
dağlarını bulutlar kaplamıştı. Akdeniz'in rengi bildiğimiz lacivert olmuş
kabarıp duruyor, falezleri dövüyordu. Kentin ıslak sokak ve caddelerinde
dolaşıp işadamı, işkadını, siyasetçi, bilgisayarcı, kuaför, pastacı,
reklamcı, dönerci ile 'memleket meseleleri' üzerine konuştuk.
Raylı sistemin turizm merkezlerine bağlanması, stadyum konusunda 'inatcı'
olunmaması, siyasette ayak oyunlarına son verilmesi, turistlerin kent
merkezine getirilmesi, trafikte saygının oluşturulması istendi.
İşadamı Tarık Duru ile birlikte 83 yıllık bir işletme olan Hakkı Baba'da
döner yemeğe giderken Atatürk Caddesi'nde, bir pasaj girişinde bestekar
Gültekin Çeki ile karşılaştık.
Tarık Duru "Benim düğünümde Eski Dostlar adlı bestenizi seslendirmiştiniz
hiç unutmuyoruz," dedi. Çeki "Bütün bestelerimi Ankara'da yaptım. Sadece
Eski Dostlar'ı Antalya'da besteledim," diye bilgi verdi. Antalya'da 18
kadar sanat müziği korosunun bulunduğunu anlattı. İsmail Baha Sürelsan'ı
da anmadan geçilmemesi gerektiğini vurguladı. Tarık Duru, ATSO'nun Kültür
Komitesi'nde olduğunu söyleyerek Türk Müziği Günleri etkinliğini anımsattı.
Bestekar Çeki, Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen'in kayınpederi.
Geçen hafta CHP Merkez İlçe delege seçimleri yapılmıştı. Çeki'nin bulunduğu
liste seçilememişti.
"Siyaset nasıl gidiyor" diye sordum, Tarık Duru "Dünya görüşüm değişmedi
ama siyasetin ve partinin içinde değilim fiili olarak," dedi. Gültekin
Çeki'nin bu konuda söyleyecekleri vardı: "Seçimlerde numaralar dönüyor
gibi geldi bana. İsmimin olduğu listenin kaybetmesinden üzüntü duydum.
Hasımlar savaşır ama rakipler yarışır. Hasım duygusundan uzak olunmalı.
İnsana zarar veriyor. Çağdaş insan rakip olandır. Particilik böyle olmalı.
Tarihsel geçmişi olan partide grupculuk olmaması gerekir."
Gültekin ağabey konuşurken sözlerini seçerek kullandığı dikkatimizden
kaçmıyor. Konu Yüzüncüyıl Stadyumu'na geldi. Çeki "Akdeniz Oyunları için
bu stad yapılmalı. Her şeye karşı çıkılmamalı" dedi. CHP'nin karşı çıktığını anımsattım "Ticari alan yapılmamalı, yaratılmamalı. Orası bir ada dört bir tarafı açık olmalı. Stad kent merkezine uzak olmamalı. Orası uygun bir yerdir bana göre," karşılığını verdi. Tarık Duru stada karşı çıktı: Önerisi "Toplam 20 - 30 bin kişi kapasiteli kapalı salonların bulunduğu kongre merkezi yapılmalı. Stad ise şimdiki Karayolları Müdürlüğü'nün bulunduğu alana yapılmalı" oldu.
Duru'ya göre turizm kenti Antalya'nın merkezinde tek eksik var; turist. O
nedenle kongre merkezinin önemli olduğunu savundu.
83 YILLIK DÖNERCİ
Hakkı Baharlı'nın 'Hakkı Baba' ismiyle 1924 yılında kurduğu döner lokantasını
bugün torun Levent Baharlı işletiyor. "Dedemden sonra babam Faruk ve sonra
da ben bu işi sürdürüyoruz. Kalitemizi bozmadan devam ettireceğiz," dedi
Levent Baharlı.
Sade dönerlerimizi yerken Tarık Duru ile sohbetimiz sürdü. Duru'nun bir
önerisi daha vardı Antalya için: Küçük, konseptli müzeler. Ayrı ayrı, küçük
ama çok sayıda müze kurulmasının teşvik edilmeli. Özel sektöre bu konuda
güvenilmesi gerektiğini de vurguladı Tarık Duru. Aklımızdan geçen müzeler
şöyle oldu: Doğal Tarih Müzesi, Altın Portakal Müzesi, Antalya'daki
Medeniyetler Müzesi, Yörük Kültürü Müzesi, Anadolu Müzesi gibi.
ELMA SOHBETİ
Lara'da gezinirken Kuaför Mustafa Demirbağ'ı iş yerinde ziyaret ettik.
Girişinde büyükçe bir cam tabağın içinde elma hiç eksik olmaz. Demirbağ
ile sohbet ederken Tekstil sektöründen Ahu Dolanay ve Av. Sezgin Tekin de
'elmalı sohbet'e katıldı.
Yüzüncüyıl Stadı için, "Aman yapılmasın," diyen de oldu. "Yapılmalı,
Antalya için çok önemli." diyen de. Tabii bir de "Eski stadın yerine ne
yapacaklar peki?" diye konuyu genişleten oldu.
'Elma'nın sırrını ise Ahu Dolanay özetledi: "Bir kere tok tutuyor.
Sağlıklı bir meyve. Cilde canlılık verdiği bilinir." Mustafa Demirbağ
bir kuaförden öte, Toplam Görünüm Uzmanı aslında. Üüç yıldır Altın
Portakal Festivali'ne gelen sanatçıların, misafirlerin saçlarını yapıyor.
"Neler konuşuyorsunuz sanatçılarla" diye sordum, Demirbağ anlattı: "Özel
bir sohbetten çoko gece nasıl görünmesi gerektiğini, katılacakları
davetlerde nasıl görünmesi gerekiyorsa ona en uygun saç tasarımı konusunu
konuşuyoruz."
Demirbağ şunu da eklemeyi unutmadı: Tüm konukların Antalya'ya gelmiş
olmaktan büyük mutluluk içinde olduklarını belirtmişler. Bu yıl festivale
katılan Fransız sanatçı Sofia Marques, Fadik, Meltem Cumbul, Lale Mansur,
Nefise Karatay Demirbağ'ın ilk aklına gelen isimler. 26 yıldır kuaförlük
mesleğinin içinde olduğunu hatırlattı Demirbağ. Bayanların eskisi gibi
zaman geçirmek, dedikodu yapmak için kuaför salonlarını tercih
etmediklerini söyleyerek merakımızı gidermeye çalıştı.
"Artık kadınlarımız çalışan insanlar zamanları çok kıymetli" dedi ve devam etti Demirbağ: "Daha çok görünümleriyle ilgili, saç sağlığı, uygun saç stilleri üzerine konuşuyoruz. Moda ve kendilerine uygun stil danışmanlığı yapıyorum. Bayanlarımız kendi aralarında kent sorunlarıyla ilgili de sohbet ediyorlar elbette." Erkek berberi Osman Dağdelen, müşterilerinin daha çok iş ve siyaset konuştuklarını söyledi. "Spor" dedik "O da var ama üçüncü sırada," diye karşılık verdi. Turizmci müşterilerinin parasız turistlerden şikayetçi olduklarını anlattı. Siyaset konusunu ise "Bırak abi girmeyelim şimdi siyasete," diye gülerek geçiştirdi.
PASTACIDA BULUŞMA
Sevtap Çelik ve İlknur Kepez Pastacı'da buluşmuşlar, "Memleket meselelerini" konuşuyorlardı. İkisi de başarılı iş kadını. Aralarına girip kulak verdik. Kentin imar planının ciddi bir problem olduğundan, resmi kurumlar arası anlaşmazlıklar nedeniyle meydana gelen aksaklıkları ve trafiğe kadar dertleşiyorlardı. Yüzüncüyıl Stadı için ayrı düştüler önce sonra, "Sadece stad yapılsa tamam ama diğer beton yığını ticari alanlara izin verilmemeli" görüşünde birleştiler. Minibüslerin kaldırılmasını istedi Çelik ve Kepez, "Bugünkü dolmuş minibüslere bakınca sanki Afganistan veya Pakistan'daymışız gibi bir görüntü çıkıyor ortaya" diye yakındılar.
Trafikten açılınca konu, bayanların araba kullanmalarıyla ilgili
görüşlerini sordum. İkisinin ortak görüşü beni gülümsetti: "İyi araba
kullandığımıza inanıyoruz ama genelde bayanların araba bullanmalarından
biz de şikayetçiyiz. Geçerli pratiği almadan yollara çıkıyorlar. Bir de
motorsikletler var şikayet ettiğimiz."
BİLİŞİMDE GENÇLER BAŞARILI
Beşir Çetin ATSO Meclis Üyesi ve Türkiye Bilişim Sektörü Derneği
TÜBİDER'in Antalya Temsilcisi aynı zamanda. O gün Sanayi ve Ticaret Bakanı
Zafer Çağlayan Atso'yu ziyaret etmişti. Bakanın bu ziyarette yaptığı
konuşmada, kendini yenileyemeyen işletmelere geleceği göremedikleri için
'Geçmiş olsun' gibi bir ifade kullanmasına içerlemiş. Çetin "Bakan olarak
insanlarımızı cesaretlendirmesi lazımdı," dedi.
Raylı sistemin yapılıyor olmasına çok sevindiğini söyledi Çetin ve devam
etti: "Turizmden kent merkezi yararlanamıyor. Raylı sistem turistik
merkezlere bağlanmalı. Şehiriçi yolları modernleştirilmeli." Konyaaltı
Meydanı'nda kokoreçci açıldığı için eleştirenlere de bir yanıtı var Beşir
Çetin'in "Kimse kızmasın. Gerekiyorsa açılır çalışır. Ticaret onu ayıklar.
Vatandaş seviyorsa istiyorsa olmalı."
"Bilişim dünyası ne alemde" diye sorunca şöyle dedi Beşir Çetin: "Microsoft
yetkili eğitim merkezimiz Besay'da sistem yazılım uzmanlığı eğitimi, masaüstü
yayıncılık ve tasarım eğitimi veriyoruz. Gençlerimiz çok ilgili bu güzel.
Meslek edinmek istiyorlar ve başarılı da oluyorlar.
|