Devlet eliyle 2B mağdurları
Bülent Ecevit
07.12.2007
Türkiye'nin hemen her bölgesinde 2B sorunu var. Çoğunun rant kapkaçcısı
olduğu kesin ama Antalya'nın Çankayası'nda durum farklı. 47 kooperatiften
oluşan 2 bin kadar konutun bulunduğu Masadağı'ndaki mahallede, resmi tüm
tapular iptal oldu, mülk sahipleri işgalci durumuna düştü. Defterdarlık
normal yöntemi uygulayarak başta Çankaya Mahallesi'ndeki her konuttan
"İşgaliye bedeli" istemeye hazırlanıyor.
Küçük ama sıcak yuvalarında oturmayı hayal ederken bir gecede tapuları
iptal edilmesiyle hüsrana uğrayan Çankaya Mahallesi'nin insanlarıyla
konuştuk.
Keçilerini otlatan çobandan servis bekleyen öğrenciye, eşiyle bisikletle
turlayan harita mühendisi ve çocuğunu dolaştıran ev hanımına kadar herkesin
ortak seslenişi "Devlete güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz." oldu.
Hemen her ilde ve ilçede 2B olarak bilinen, orman vasfını yitirmiş alanlar
var. Yıllardır af getirecek yasanın çıkması bekleniyor. Bazı 2B alanlarında
rant vurguncuları devrede olabilir ama Antalya'nın Masadağı denilen
Çankaya Mahallesi'nde durum farklı.
Burası 15 yıl önce Milli Emlak Müdürlüğü'nce tapusu da hazırlanarak toplu
konut alanı yapılması için belediyeye devredilmişti.
Belediye de kooperatiflere yer tahsis etmiş ve mülk sahiplerine resmi
tapuları verilmişti. Hatta mahalle olarak tescil edilip muhtarlık
oluşturulmuştu.
İşte bu tapular yıllar " Kusura bakmayın burası ormanmış" denilerek iptal
edildi.
ÇANKAYA YOLU
Çankaya Mahallesi'nin yolunu tuttuk.
Kepez sırtlarındaki tapu iptalleri aklımıza geldi.
CHP Merkeç İlçe Başkanı Yıldıray Sapan, buradaki iptallerin 2B ile ilgili
olmadığını sürekli haykırıyordu. Kanunlardaki boşluktan yararlanarak 30-40
yıllık tapuların iptal edilmek istendiği iddiasından vazgeçmedi. Zorla 2B
yaratılmak istendiğini gündemde tuttu. Yargıtay'ın da onamasıyla buradaki
vatandaşların tapuları da iptal edildi. Çapan "Kepez Belediyesi,
vatandaşını perişan etmiştir. Kendi evlerinden kapı dışarı atmıştır." dedi.
Çankaya'ya giden dik yokuştan tırmandık. İlk binaları geçip ıssız yolda
ilerledik.
14 yıldır Çankaya Mahallesi sakini olduğunu söyleyen Çoban Sait Yeşilağaç
ile karşılaştık. 35 kadar keçisi var. Her gün altı saat apartmanlar
arasındaki makilik alanda hayvanlarını otlatıyor.
"Kurban Bayramı için besili olması lazım keçilerin. İnşallah biraz para
kazanacağız," diyor. Doğal ortamda beslenen hayvanların daha sağlıklı
olduğunu anlattı Yeşilağaç.
14 yıldır burada oturduğunu ama tapusunun olmadığını söyledi.
"Buralar 2B'lik ormanmış," dedim. Çoban Sait durdu, bir keçilere bir de
yüksek apartmanlara baktı ve "Evet, evet," dedi. "Biliyorum tapu
vermiyorlar. Ne olacak bakalım. Devlet bi hata yapmış benim bildiğim ama
vatandaş cezalandırılıyor. Kimbilir kaç yıl çalıştı adam, bir ev almış zar
zor. Hayatında bir evi olmuş ama şimdi elinden alınacak mı yani?" diye
düşüncelerini aktardı bir çırpıda.
Birkaç saniye bekledikten sonra "Devlet hata yapmış. Vatandaşın lehine
olmuş. Bıraksınlar ne var bunda. Yazık vatandaşa," dedi ve keçilerin
peşinden koştu gitti.
SON DURAK
Kepez Belediyesi Ekmek Büfesi, Çankaya yolunun son durağı. Daha ilerisi
orman içine giriyor. Otobüs bekleyenler "Pazar günleri burası çok
kalabalık olur. Ormana pikniğe gelir herkes. O zaman gelin görün buraları,"
diye bilgi verdiler.
Büfede Sezgin Çetin (12) ve Yasin Öksüm (12) var. Babası çarşıya gittiği
için büfeye baktığını söyledi Sezgin. "Okula gitmiyor musunuz" diye
sordum, öğleden sonra başlıyormuş eğitimleri. "Dolmuş ile gidiyoruz abi,"
dediler. Sezgin Tekin bilgili bir şekilde anlattı: "Servis pahalı geliyor
o nedenle dolmuşla gidiyoruz. Ayda 60 lira servis ama dolmuş ile gidip
gelmek 30 liraya mal oluyor."
Konuyu 2B'ye, tapu sorununa getirdim. "Çocuktan al haberi" derler ya, merak
ettim ne diyeceklerdi. Yasin hemen araya girdi bağırarak söylendi:
"Elektrik vermiyorlar evlere," Sezgin doğruladı "Evet, evet, vermiyorlar.
Eskilerde var ama yenilere vermiyorlar."
3'ncü sınıfa giden Ramazan Akbalık ve birinci sınıfa giden Yusuf Kalkan
servis beklerken henüz okula gitmeyen Taner Yeşilağaç da ağabeylerine
eşlik ediyordu. 100.Yıl İlköğretim Okulu'na gidiyorlarmış. Akbalık eliyle
işaret etti, aşağıyı gösterdi, "İşte şurda aşağıda okulumuz" dedi.
Hayallerini öğrenmeye çalıştım. "Bi bisikletim olsa kendim gider gelirim
okula" diye söylendi Ramazan. Yusuf "Evet, ben de." diye mırıldandı.
Ramazan büyüyünce asker olmak istedi, Yusuf ise öğretmen.
GECELERİ RALLİ
Aydan ve Osman Aydemir bisikletleriyle tura çıkmış.Çift bir yıldır
Çankaya Mahallesi'nin sakini olarak yaşıyormuş. Anneleri nefes darlığı
hastası olduğu için, burada yaşamayı tercih etmişler. "Antalya'nın yaylası
niyetine burayı seçtik," dedi Harita Mühendisi Osman Aydemir.
"Burada oturmak Konyaltı'nda oturmaktan daha pahalı" diye devam etti
Aydemir. Elektrik ve suyu 'Şantiye' aboneliği ile kullandıkları için
normalden pahalı olduğunu anlattı ve devam etti: "Ulaşım zor ve masraflı
ilk önce. Arabayla gelip gitmek yerine motorsiklet aldım."
Tapuların iptal edilmesiyle ilgili "Olacak şey değil. Bildiğim kadarıyla
herkes devlete güvenmiş ama sonu hüsran. Zaman ilerledikce içinden çıkılmaz
hal alacak. Vergileri ödenmiş, bazı konutlar el değiştirmiş filan.
Bir yaşam sürmüş ve birçok değişiklikler olmuş: belediye yol yapmış, bazı
yerlere elektrik verilmiş, iskan alınmış. Bunları birden yok sayamazsınız
ki," diye konuştu Aydemir.
Çankaya Mahallesi'nin geniş caddesi geceleri ralli pisti gibi
kullanılıyormuş. Saat 03:00'lere kadar gürültüden şikayetçi herkes.
Polise başvurulması da sorunu çözemiyormuş. "Çünkü" dedi Osman Aydemir
"Çünkü en yakın karakol Sanayi Çarşısı Karakolu. Oradan buraya gelmek için
zaten yarım saat geçiyor. Cumartesi, pazar ise motorlu gençler pist olarak
kullanıyor yolu. İhbar ediyoruz ama çoğu kez gelmiyor kimse. Gelirse de
gelince kayboluyorlar hemen. Ekipler gidince de yeniden ortaya çıkıyorlar.
Kalıcı bir çözüm yok yani."
Güvenlik zafıyla ilgili bir başka durumu daha aktardı Aydemir: Adli
şikayet için Polis İmdat'ı aradıkları zaman, bölgenin jandarmaya bağlı
olduğunu söylüyorlarmış. Jandarma arandığı zaman da 'Biz bakmıyoruz polis
bakıyor' karşılığını alıyorlarmış.
Çankaya Mahallesi'nde güvenlik boşluğu en çok hissedilen bir konu olmaya
devam ediyor. Işıklandırma olmadığı için hava karardıktan sonra yolda
yürümek olanaksızlaşıyor. Bir 'polis noktası' konulması isteniyor. Sağlık
Ocağı yok, okul yok. Başıboş köpekler geziniyor. Devasa bir cami yapılmış.
Haci Ali Uyaroğlu Camisi ama kullanılmıyor, bakımsızlıktan çürümeye terk
edilmiş.
|