Beton geldi su gitti
Bülent Ecevit
20.01.2007
Güney Antalya’nın 5 yıllık suyu kaldı
Büyük umutlarla yeni bir turizm sezonuna hazırlıklar hızla sürüyor. 40 bin
yeni yatak hizmete girecek. Güney Antalya’nın her yerinde tadilat,
düzenleme, bakım, temizlik yapılarak ‘çehresi’ değişiyor. Antalya hızla
betonlaşıyor ama arıtma, su, çöp gibi altyapı hizmetleri aynı hızla
geliştirilemiyor. Güney Antalya Turizm Altyapı Birliği (GATAB) Başkanı
Yusuf Üras da “Geleceğe yönelik sıkıntılarımız var. Mesela 5 yıllık
suyumuz kaldı. Şimdiden planlama yapıp işe girişeceğiz.” diyerek durumun
ciddiliğini ortaya koydu.
Geçen sezonun olumsuz etkisinin ardından Antalya’da bir çok işletme kışı
tesislerinde yenileme çalışması yaparak geçiriyor. Bunun Türk turizmi
açısından olumlu olduğu turizm temsilcilerince de dile getiriliyor.
Belgeli belgesiz toplam 120 bin yatağa sahip Güney Antalya’daki altyapı
çalışmalarını Başkan Yusuf Üras’a sorduk. Beldibi, Göynük ve Tekirova’nın
derin deşarj ünitelerinin yapımı için Şubat ayında ihaleye çıkılacakmış.
Ama yatak sayısı arttıkça, nüfus çoğaldıkça sorunlar artıyor ve geleceğe
dönük sıkıntılar gündeme geliyormuş. Başkan Üras, yeni çöp depolama
alanlarının belirlenmesi hazırlanmasından tutun da içme ve kullanma suyuna
kadar sorunların varlığını dile getirdi. Örneğin halen kullanılan suyun
ancak 5 yıl yetebileceğini vurguladı.
BELEDİYE YETKİSİZ
Göynük’te 14 bin yatak vardı, 2500 yatak da sezona açılacak. Yeniden
düzenlenen ‘çarşı’da hummalı bir çalışma sürüyor. Eski hali derme çatma
gecekondu yapılar halindeydi. Şimdi lüks oteller tesislerinin birer
tarafını işyeri yaparak geniş kaldırımlı, peyzajlı, düzenli bir hale
getiriyor. Tatil köylerinin bulunduğu Sakıp Sabancı Caddesi’nin bir tarafı
orman ve tarım alanıydı. Yürüyüş yolu olması nedeniyle turistlerin ilgi
gösterdiği bir bölgeydi. Tarım alanına işyeri yapmak istenmesine karşı
Belediye yıllardır direndi. Bu kez direnememiş 2-3 ayda 50 kadar işyerinin
bulunduğu beton yapı tarım alanına sıralanmış.
Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, inşaat için Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın izin verdiğini söyledi ve devam etti: “Bu kadar dükkan
işyeri Göynük’ü kaldırmaz. Hiç gerek yoktu. Bakanlık turizm bölgesi
olmamız nedeniyle planlama yetkisini elinde bulunduruyor. İtiraz ettik
kabul edilmedi. Dava açsak beldemizin tüm işleri askıya alınıyor. Zaten
kazanma şansımızda olmuyor. Bu devam ederse daha birçok yere dükkan işyeri
yapılır ve belediye olarak birşey yapamayız.”
KUMAR TURİZMİ
Öger Tour Akdeniz Bölge Direktörü İsmail Hakkı Yılmaz’ı ziyaret ettiğimde
Güney Antalya’nın betonlaşmasından, aşırı işyeri açılmasından ve çevre
düzenlemesinden yana dertli olduğunu gördük. Yılmaz “Göynük tıka basa dolu
olsa bu kadar ticari alana gerek yok. Hepsi zarar eder.” dedi.
Ağaçlandırma için birçok bölgede hurma-palmiye seçilmesini de eleştirdi
Yılmaz: “Daha değişik ağaçlar seçilmeli. Gölge yapan tercih edilmeli. Göze
hoş gelen, güzel koku veren türler kullanılmalı. Narenciye bölgesiyiz ama
limon, portakal yok ortada.”
2007 sezonunun 2006 sezonundan daha kötü olamayacağını söyledi Yılmaz ve
“Ama ne kadar tatmin eder bilemem” dedi. Konu kumarhanelere gelince
“Bence kapatılması çok büyük kayıp. Şimdi yer altına indi.
Denetleyemiyoruz, kapatıyoruz anlayışı yanlış. Devlet kumar işinden elini
ayağını çekti diye sorun bitmiş olmuyor. Daha kötüsü çıkıyor ortaya” diye
kişisel görüşünü dile getirdi.
AŞ VE İŞ KAPISI
Otel inşaatında güvenlik sorumlusu Ahmet Acun (20) Mardinli. 7 yıldır
Antalya bölgesinde otellerde ve inşaatlarda çalışarak geçimini sağladığını
anlattı. “Mardin de turistik bir yer, güzel ama iş yok. 7 kardeşiz. Babam
da İstanbul’da çalışıyor. Bizim için bu yerler iş kapısı, gezi kapısı değil.
Gurbet demek iş demek, aş demek” diye konuştu ve çalıştığı Queen Elizabeth
oteli inşaatı biter bitmez çok özlediği memleketine gideceğini söyledi.
====
Turist soygununda akıl oyunları
Beldibi Taksi Durağı’nda Metin Aktay, Mehmet Talih, İbrahim Arslan ve
Soner Özkan ile sohbet ediyoruz. Kaçak, korsan çalışan taksicilerden
şikayetciler. Oto kiralama firmalarının bile artık taksicilik yaptığını
anlattılar. Bazı otellerin taksileri içeri sokmadığını söylediler.
Metin Aktay, taksiciliği kullanıp turist avcılığı yapan bazı açıkgözlerin
olduğunu anlattı. Bu uygulamaya göre büyük alışveriş merkezlerinden hanut
alan, almak isteyen açıkgözler, vurguncular gözüne bir otel veya tatil
köyü kestiriyor. Telefonla arıyor ve rastgele bir odayı istiyor veya
kendisi çeviriyor. Sabah erken saatlerde arıyor ki müşteri odasında olsun.
Telefonda, akıllara durgunluk veren binbir senaryoyla kendilerinin şanslı
olduklarını ücretsiz alışveriş servisi için araç gönderdiklerini ve kapıda
plakasını verdiği aracın beklediğini söylüyorlar. Tutturursa alıp
götürüyorlar.
İNTERNET TAKSİ SERVİSİ
Bunu yaparken de taksileri kullanıyorlarmış. Aynı şahıs otelden aradığını
söyleyip taksi durağını arıyor ve plakasını aldığı aracı gözüne kestirdiği
otele yönlendiriyor. Otel önünde hiçbir şeyden haberi olmayan taksi
şöförü dakikalarca bekliyor. Eğer gelen olursa da alıp istediği yere
götürüyormuş. Aktay “Parayı da olayı kurgulayan kişi ödüyor ama zaman
zaman büyük tartışmalar oluyor. Müşteri kandırıldığını anlayınca hiçbir
şey almadan oradan çıkıyor. Sonra da olan bizim taksi ücretine oluyor.”
diye yakındı.
İbrahim Arslan araya girdi: “Yaz ağabey, İnternet'ten bile taksi hizmeti
yapıyorlar. Bizim pabucumuz dama atılıyor. Rekabet kuralları filan yok
mudur? Ne olacak bizim halimiz.”
====
Yaylaya ahşap ev
Antalyalı işadamı Oktay ve Atay Pelit kardeşler “Bari yaylalarımız,
dağlarımız betonlaşmasın.” diyerek ‘Ahşap yayla evi’ yapımına başlamışlar.
Akdeniz Üniversitesi’nden aldıkları araştırma sonuçlarına göre 10
santimetre kalınlığındaki ahşap 40 santimetre kalınlığındaki duvara
eşdeğer geliyormuş. Akıllara ‘Yangın’ gelince, tam 90 dakika ateşe
dayanıklı olduğunu kanıtlayan belgeleri gösteriyorlar.
İthal keresteleri duyduğumuzu söyledik, Atay Pelit yanıt verdi: “İthal
ağaçlar bizim iklime uymaz. Uygun hale getirmek için ilaçlamak gerekiyor
o da insan sağlığına zararlı. Kendi Akdenizimiz'e uygun ağaçlarımız var.
Çünkü bu iklimde yetişmiş bir ağaç. Bundan iyisi olur mu hiç. Karaçam
kerestesi kullanıyoruz. Orman Müdürlüğü’nün satışa çıkardığı kereste
bunlar.”
Daha çok yaylada ev yapmak isteyenlerin ahşap ev tercih ettiğini söyledi
Atay Pelit. 100 metrekare kullanım alanı olan bir evin maliyetinin 45 bin
TL civarında olduğunu vurguladı. En geç iki ay içinde de anahtarı teslim
ediyorlarmış.
Pelit kardeşler, “Hiç değilse yaylalara beton girmesin. Sahillerimiz
betonla kaplandı. Bolu’da ahşap ev çoktur mesela. Neden Akdeniz’in
Torosları'nda, Beydağları’nda olmasın.” diyor.
Bülent Ecevit'in Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları
|