Turizme "Özerk Vali" olur mu?
Bülent Ecevit
07.03.2007
Marmarisli paşa Antalya'yı beğenmiyor mu yoksa?
Biz Antalya'da yaşayanlar, kendisine çok kırıldık doğrusu.
Sekiz bölge saymış ama Antalya'yı unutmuş. Türkiye'nin turizm gelirlerinin
yarısından fazlasını tek başına kazandıran bir ilden bahsediyorum.
Türkiye'nin yatak sayısının yarısına sahip bir kentten. 7 milyon turistin her yıl
geldiği bir dünya kentinden.
Ayıp valla!.. Turizmciler arasında konuşulanlar kulağıma geliyor, paşaya sitemlerini yolluyorlarmış. Benden hatırlatması. Ya hemen yeni bir açıklamada bulunup bölgeyi 9'a çıkarsın. Veya birinden vazgeçip yerine Antalya'yı koysun.
Türkiye'nin hiçbir bölgesini ayırmayalım, paşanın söylediklerini de şaka kabul edelim.
***
Aslında başka bir konuya değinecektim. Bu haftaya denk geldi.
Daha bu tartışma başlamadan önce Antalya'da yayın yapan VTV (Kanal VİP) televizyonunda İlknur Kepez ile benim birlikte hazırladığımız Akdeniz Rotası adlı programda, IC Hoteller Genel Koordinatörü Abdullah Keleş konuğumuz olmuştu. Keleş, turizmde hızlı kararlar alınmasının gerektiğini mevcut yapıyla bunun mümkün olmadığını dile getirmişti. Çözüm için bir nevi 'Turizm Koordinatörü' nün görevlendirilmesini önerdi. "Turizm Valisi" gibi ama çok resmi olmaması gerektiğini söylemişti.
***
Sayın Keleş'in bunu istemesinin nedeni, tanıtım için hızla kararların alınması ve ödemede sıkıntıların yaşanmaması içindi. Çünkü Türkiye tanıtımda rakip ülkelerden çok geride kalıyor. Yurt dışı fuarlarda yeterince ve güçlü tanıtılamıyor.
Turizmle yakından ilgilenenler bunun aciliyetini biliyor. Turizm Bakanı çok istese de bu hıza uyum sağlanamıyor. İşleyiş farklı. "Vali" veya "Koordinatör" yasalara uymayabilir, çok da tartışılır. Ama Bakanlığın ve turizmcilerin kabul edeceği bütçeyle donatılmış "Özerk" bir kurum olabilir.
Tanıtım işi tam bir arap saçı Türkiye'de. Bir broşür bastırmak için bile Bakanlıktan 15 kişinin imzalaması gerekiyor. Tabii, projenizi verebileceğiniz bir yetkiliden randevu koparabilirseniz. Sonunu belki getirirsiniz.
***
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın öncülüğünde bir şirket kurulmuştu aslında ama bazı çekişmeler nedeniyle faal duruma geçemedi. ATSO Başkanı Kemal Özgen, Barselona modelinin getirilmesini ısrarla savunuyor.
Bu şirket, turizm tanıtımı için oluşturulacak havuzu yönetecek. Ödüller verecek, kitaplar, broşürler, yayınlar, filmler, müzikler, spor organizasyonları düzenleyecek. Nerede bir durgunluk var, hemen aynı hafta içinde orada tanıtım atağına geçecek.
Ocak ayında İsviçre'nin Zürih kentindeki FESPO turizm fuarına gitmiştim.
Orada hissedildi tanıtımımızın eksikliği. Zaten milli maç ve TV'lerdeki Türkiye aleyhindeki çeşitli haberler imajımızı zedelemiş. Bunun için tek yapılması gereken karşı atağa geçmek.
Kim yapacak? Devlet kararıyla olmuyor. Olacaksa da iki yıl filan geçer sanırım. Geçti de zaten. İsviçre'den gelen turist sayısı yarı yarıya azaldı.
Bunu önlemenin, durumu lehimize çevirebilmenin binbir türlü yolu var. Reklamcı, Halkla İlişkiler Uzmanı Haluk Özsevim'e göre her kötü olayı lehimize çevirmek mümkün.
Bir de örnek hatırlatalım.
İspanya'da trene bomba konmuş onlarca kişi ölmüştü hatırlarsanız.
Bu olaydan bir hafta sonra Avrupa'nın birçok büyük kentinde bilboardlarda TV'lerde İspanya'nın reklamı vardı. Maskeli bir teröristin fotoğrafının altında şu anlamı veren cümle yer alıyordu:
"Gelmezseniz onu ödüllendirirsiniz"
Bülent Ecevit'in Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları
|