Bakan Atilla Koç’a çağrı


Bilge KARAÇAM
bilge@gercekgundem.com

18.03.2007

Bilge KARAÇAM “Hayat kemiricidir, insan daha beter kemirici” der Victor Hugo.

Zaman hayatın içinden tüm şiddetiyle geçerken kimi isimlerin, kimi yapıların, kimi yapıtların önünde bir an hayretle duralar.

Herkesi, her şeyi hırpalayan elleri onlara şöyle bir dokunmakla yetinir. Bu saygılı dokunuş, görkemiyle kendisine meydan okuyanların üzerinde parmak izlerini bırakır. Dokunulan üzerindeki parmak izleri arttıkça kıymetlenir.

Zaman binlerce yıllık Aspendos Antik Tiyatrosu’ndan geçerken illa ki amfiteatrında oturup dinlenir; tiyatronun mimarı Theodorosoğlu Zenon’u anar. “İşte bu yoldu,” der kendi kendine. “Bu yolda giysilerini savurtarak telaşla yürürdü Zenon. Geriye çekilip yükselmekte olan yapıya bakar; işçilerin koyduğu taşları tek tek kontrol eder, kaytaranlara, baştan savmacılara nasıl da kızar bağırırdı.”

Yüzyıllar bir iskambil destesi gibi zamanın belleğinde açılırken valelerin bağırışları kızların çığlıklarına, konçinaların sesleri papazların haykırışlarına karışır.

Zamanın kendini seyrettiği sahnelerden biridir Aspendos Antik Tiyatro.

Ne söylemişti Victor Hugo: “Hayat kemiricidir, insan daha beter kemirici.”

Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun “Aspendos Antik Tiyatrosu’nda acil önlemler alınmadığı takdirde, tiyatronun ziyaretçi dışında her türlü gösterime kapatılmasının uygun olacağı” yönündeki kararını değerlendiren uykucu Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, yapıyı herhalde rüyasında denetlemiş olacak ki “Gayet güzel oralar, çok sağlam yerler; gösteriye devam,” demiş.

Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu Bakan Koç gibi düşünmüyor.

Abbasoğlu, Koç’un ardından yaptığı açıklamada “Antik tiyatroda gözle görülmeyen çatlaklar olduğunu, oturma gruplarında da yer yer göçükler bulunduğunu” söyleyerek “Tiyatronun gösterilere kapatılarak ivedilikle restorasyona alınması gerektiğini” belirtiyor.

Abbasoğlu’na göre restorasyon sırasında turistlerin tiyatroyu ziyaret etmelerinde bir sakınca yok. Ancak yüksek desibelli müzik ve 2500'den kişiden fazla seyircili gösteriler, dünyada ayakta kalmış sayılı antik tiyatrolardan biri olan Aspendos’un sonunu getirebilir.

***

Melih Cevdet Anday “Kadeş Savaşı” adlı şiirinde şöyle anlatır ünlü çarpışmayı:

Asi ırmağının bir yakasında Muvattali
Ayakta, askerleri arasında,
Durmuş bakıyordu kıpırdamadan.
Irmağın öbür kıyısında Firavun,
Gözlerini dikmiş karşıya.
İşte bütün bildiğimiz bu.
Gerçi tarih uzun uzun anlatır,
Ama bu bakışma kalır, kalsa kalsa.

Tarih Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’u anlatacak mı, anlatacaksa ne kadar ve nasıl anlatacak bilemeyiz. Herhalde Aspendos Antik Tiyatro’nun mahvına göz yuman Bakan olarak anılmak istemez.

Antik dönemin yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nı tarihe geçmek için yakan ve sırf bu dileği yerine gelmesin diye adının söylenmesi yasaklanan adamı lanetliyor tarih, çılgın olarak niteliyor.

Öyle ya, çılgın değilse eğer, tarihin “vandallar” sayfasına kaydedilmeyi kim ister?

Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat


www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net