Müzik telif hakları komedisi


Can BEKİN

cbekin@gmail.com
GSM: 0536 564 79 99

11.06.2007

Can BEKİN Sanatçıların haklarını korumak için çıkarılan Telif Yasası, müşterilerine müzik dinleten otelciler, alışveriş merkezleri ve ulaşım gibi hizmet birimleri ile müzik meslek birliklerini karşı karşıya getirmiştir.

Korsana karşı mücadele yürüten müzik ve film yapımcılarının, telif hakkının kapsama alanını genişletmesi, otelcileri zor durumda bırakmıştır.

Meslek birliklerinin telif ücret talebini fazla bulan bazı beş yıldızlı oteller, çareyi müziği tamamen kapatmakta veya uydu vasıtasıyla müşterilerine radyo dinletmekte bulmaktadır…

Sanatçı, üreten ve ürettikleri ile yaşadığı topluma değer katan çok geniş bir kavramdır.

Üretilenlere saygı göstermek ve verilen emeği sömürmek medeni toplumlara, ancak sözünü edeceğimiz durum emeğe saygıdan öte, sözde emek ile toplumun sömürme aşamasına gelinmesidir.

BUYRUN TELİF ÜCRETLERİNE

Eser, icra, yapım ve yayınların kullanılması ve iletilmesi hakkındaki yönetmelik uyarınca Müzik Meslek Birlikleri'nin umuma açık yerlerde müzik yayınlarına ilişkin telif hakları tarifeleri anlaşılamaz bir hal almıştır.

Yasaya göre 50 metrekareyi aşan hangi işyeri radyo, CD, kaset çalıyor, müzik yayını yapıyorsa, aralarında MESAM, MSG, MÜYAP, MÜYORBİR ve RATEM'in yer aldığı beş müzik birliğine ayrı ayrı ve değişen oranlarda yıllık telif ücreti ödeyecek.

Buna karşılık, sadece MESAM'ın metrekare başına istediği telif ücreti 1 dolar 2 centtir.

Belirlenen tarifelerin geçmiş yıllardaki yasal boşluk nedeniyle alınmayan telif haklarını adeta telafi edecek şekilde düzenlenmiştir.

Belirlenen tarife ülke gerçekleri ile bağdaşmamaktadır.

Beş yıldızlı bir otelden oda başına yıllık olarak MESAM 40 milyon 698 bin, MSG 18 milyon 600 bin, MÜYOBİR 8 milyon 840 bin, MÜ-YAP 17 milyon 680 bin, RATEM 12 milyon olmak üzere toplam 98 milyon lira para istiyor.

67 dolara tekabül eden bu rakamın 300 ile çarpılması durumunda 300 odalı bir otelden talep edilen para yıllık 20 bin doları aşıyor. Buna otele bağlı restorantlar, discolar, açık alanlar, toplantı salonları dahil değil. Onlardan da ayrıca ücret talep ediyorlar.

Oysa Avrupa'daki otellerin ödediği yıllık telif ücretleri yıllık 2-5 bin euro arasında değişiyor. Kaldı ki biz odayı 50-100 dolardan pazarlarken Avrupalı 300-400 dolara satıyor. Bizde milli gelir 4 bin dolar, onlarda 20 bin dolar.

Konaklama tesisindeki odaları umuma açık mahal olarak kabul etmek mümkün değil. Meslek birliklerinin odalardaki radyo ya da televizyon üzerinde hak talep etmesi anlaşılır gibi değil.

YURT DIŞI VE AVRUPA'DA TELİF HAKLARI

İsviçre'de telif hakları yasayla korunmuş durumda ve buna aykırı hareketler hırsızlık olarak değerlendiriliyor. Cezalar da oldukça yüksek: 100'000 franka kadar para ve bir yıla kadar hapis cezası... meslek birliklerinin Evimize, işyerimize telif hakları yasası kapsamına giren ürünler açısından yeni bir gözle ve tekrar bakmakta yarar var. Çünkü yasa "Bilmiyordum" mazeretini kabul etmiyor.

Meslek birlikleri kendini devlet yerine koyarak uçandan, kaçandan telif istemektedir.

Ticaret merkezlerindeki tuvaletlerden çalışma ofislerine kadar, asansörlerden park yerlerine kadar bütün açık alanlar ücretlendirilmiştir. meslek birliklerinin ABD ve Avrupa Birliği'nde kişi başına milli gelirin 15-20 bin dolar olduğunu, bu ülkelerdeki ticaret merkezlerinde metrekare başına 6 cent ödenmektedir, en olumlu istatistiklere göre 4 bin dolar milli gelire sahip Türkiye'de metrekareye ödenecek ücretin 1 cent'i aşmaması gerekmektedir.

HERKESTEN TELİF

Az sayıda da olsa meslek birlikleri bugüne kadar hukuk ve ceza davası dayatmasıyla işletme- lere sözleşme imzalattırmışlardır, bu sözleşmeleri imzalamayan çok sayıda işletmeler müzik yayınlarına tamamen son vermişlerdir.

Telefonda bekleme süresince çalan müziklerden de telif ücreti istenmektedir, umuma açık alanda müzik çalmak suçundan binlerce işyerinin mahkemelik olduğu bilinen bir konudur.

Bu işyerlerinin 50-150 milyar liraya kadar para ve 4 ila 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaktadırlar.Bu durum turizme ve ülke ekonomisine zarar vermektedir.

Tarifelerde kullanım sıklığına hiç yer verilmediği gibi kullanılan eser başına birim fiyat üzerinden tarife yapılmamaktadır.Tarife, kullan veya kullanma bu para ödenecek mantıksızlığı üzerine kurulmuştur. Üstelik tüm dünya müziği üzerinden para isteniyor. Beethoven'ın, Mozart'ın, Tchaikovsky'nin, Guns roses'in, Lois Armstrong'un, Tina Turner'in telif hakkını da istenmektedir.Ancak müzik birlikleri bu santçılarının temsilcisi olduklarını dahi kanıtlayamıyorlar"

Müzik meslek birliklerinin kimi ne oranda temsil ettiği konusunda da belirsizlik mevcuttur.

Telif haklarının paylaşımı konusunda kendi aralarında anlaşamadıkları için beşi bir yerde gibi tüccar ve esnafın karşısına dizilmektedirler.Müzik meslek birlikleri'nin sayısının yarın yediye, sonraki gün kaça çıkmayacağının garantisi kim verebilir. Bunun nerede biteceği belli değil.

YERLİ VE YABANCI TURİST MÜZİK İSTİYOR

Aslında bakılırsa Türkiye'ye gelen turistlerin çoğunun genç olduğunu ve eğlence ve müziğin turisti çekmede yüzde 50 etkisi bulunduğu inkar edilemez.

Genç veya yaşlı, insanların müzik dinleme iradesi tamamen serbest bırakılmış bir durum gözüküyor olsa bile Telif Yasası nedeniyle özellikle ülkemize gelen yabancı turistler durumdan etkilenmiş gözüküyor.

Hayatımızın büyük bir kısmını kapsayan, ruhumuza ve bedenimize hitap eden bütün müzik türleri, özellikle tatil ve dinlence ortamının değişmez bir parçasını oluşturmaktadır. Müziği olmayan bir restaurant veya otel kimseye cazip gelmez.

Müzik birliklerince talep edilen bu, içinden çıkılmaz bir hal alan telif ücretlerinin yüksekliği, doğal olarak İşletme sahip ve yöneticilerini müşteri ile karşı karşıya getirmektedir.

BAKANLIĞIN YAPTIRIMI

Kültür ve Turizm Bakanlığı telif yasasını ayrıntılı,bazen anlaşılmaz ama özetinde güzel bir şekilde izahat etmiştir.( bakınız : www.telifhaklari.gov.tr ) Müzik Eserleri Telif Yasası'nın Meclis'te kabul edilerek yürürlüğe girmesi, sanırım Ülkemizde bir eksikliğin giderilmesi konusunda son derece başarılı bir adımdır. Ancak müzik eserlerinin telif ücreti konusunda Kültür Bakanlığı tamamen kayıtsız kalmıştır.

Bakanlık, Telif Yasası'nın kabul edilmesinden sonra ticari işletmelerin payına düşecek olan telif ücretini belirlemeyip meslek birliklerine bırakmakla son derece hatalı davranmıştır.

Öyle ki yazının başında isimlerine yer verilmiş olan meslek birlikleri, kendi iradeleriyle çok fahiş ücret tespiti gerçekleştirmek suretiyle işletmeleri zor durumda bırakmışlardır.

BAĞCI VE ÜZÜM İKİLEMİ

Aslında durum tamamen BAĞCI - ÜZÜM ikilemidir. Anlaşılan, bağcıyı dövmek farz olunmuş gibi bir duruş sergiliyor birlikler. Gelişmiş ülkelerin yıllardır uyguladığı telif yasası sanki çok yeni ve hayali bir yasa gibi lanse edilmiş ve Bakanlık bu yasanın kabul edilmesinden sonra üzerine düşen görevi yerine getirmemişitr.

Telif ücreti ödemek, o ülkenin sanatçısına olan saygı ve şükranının bir ifadesidir,ancak yılların acısını çıkartacak şekilde fahiş bir ücret uygulaması Türkiye gibi bir ülkeye yakışmamaktadır.

Günlük hayatımızda yaptığımız neredeyse her harcama Avrupa ülkelerindeki harcamalara endeklenmiş durumdadır. Oysa milli gelirimize baktığımızda, ülkemiz geliri ile avrupanın herhangi bir ülkesinin geliri arasında müthiş bir fark mevcuttur.Hatta ve hatta bazı lüks tüketim maddeleri başlığı altında toplanmış olan tüketim ve kullanım araç ve maddeleri Avrupa'da fiyatların azami % 40 üzerindedir. Müzik birlikleri bu durumu gözden geçirmeli ve tarifeleri ülkemize göre endekslemelidir.

MÜZİK BİRLİKLERİN TEK ÇATI ALTIDA TOPLANMASI

Bugün sayıları beşi bulan, gelecekte kaç tane olacağı belirsiz olan müzik birliklerinin amacı, aslında aynı. Burada mevzu edilen eserin bestecisi, yorumcusu baştaolmak üzere birkaç kriterdir. Müzik birlikleri kendi anayasalarını tanımlarken aslında birçok eksikle yola çıkmak üzere işe başlamışlar ve her eksik husus diğer kurulan meslek birliğince tamamlanmıştır. Kendi içlerinde yaşadıkları çelişkilerin çözümlenmesiyle aynı çatı altında toplanarak ülke şartlarına göre telif ücretlerinin belirlenerek tekrar deklare edilmesi herkes için hayırlı olacaktır. Ancak bunda başarılı olunamıyor ise bu durumda Kültür ve Tutizm Bakanlığı'nın duruma el koyarak İşletmelere özel basım CD bandrolü üreterek bunlara bir tarife uygulamak suretiyle duruma hakim olabilir.

Burada en acil çözülmesi gereken husus, birliklerin kendi içlerinde yaşadığı çelişkilerdir.

Bu durum bütün İşletmelerin kafasını karıştırmakta, yetkili muhatap bulamamaktan dolayı oluşan sıkıntılar baş göstermektedir. Kültür Bakanlığı'nın, mevcut durumda meslek birliklerini uzlaştırıcı ve yönlendirici bir rol üstlenmesi gerekir.

Aksi durumun devam etmesi halinde, durum sadece işletmelerin mahkemeye verilmesiyle kalmayacak, fatuura ülke turizmine kesilecektir. Otelde tatil yapan yabancı turiste bunu izah etmek mümkün değildir. Bam teline vurarak akordu bozmak kimseye birşey kazandırmaz.

Yetkili beyler, lütfen şu işi halledin artık, herkes rahatlasın ve işine baksın.



Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net