TURiZMDEKi DÜŞÜŞÜN TEK SUÇLUSU “KUŞ GRiBi” Mİ?
Cem POLATOĞLU
www.baracuda.com.tr
cem@baracuda.com.tr
16.04.2006
Kuş gribi Turizmi sarstı… Doğru. İtalyan Rahibin vurulması, Kırmızı
sokaklar, bombalar, Güneydoğu olayları, AB’ye dayılanmalar, Köpeklerin
zehirlenip çöplere atılması da tuz-biber ekti. Bunlar da doğru…
Geçen senenin Türkiye turizmi açısından güzel geçmesi, Avrupalı
turistin %90’nını elinde bulunduran
TUi-NECKERMAN-TOMASCOOK-GULLIVER-NAZAR v.s. gibi büyük Tur
Operatörlerini rahatsız etti. Hemen Eylül ayında İspanya MARBELLA'da
toplandılar ve ipimizi çektiler. Türkiye’yi ya katalog sayfalarından
ya eksilttiler ya da çıkarttılar. Bu da doğru.
Peki, bizim bu gibi durumlar için bir “B” planımız var mı? Söyleyeyim;
Bırakın "B"yi, Bizim ne “A” planımız, ne de bir Turizm Master
planımız, Turizm Politikamız var.
Biz hala Akdeniz çanağında turizmdeki en fazla KDV’yi ödüyoruz. %18.
Peki, ya rekabette olduğumuz bu ülkelerde KDV ortalaması ne? %4. Hatta
Yavruvatan Kıbrıs'ta %2. Ne demek bu…? Maça mağlup başlıyoruz demek.
Aynı sahada top oynuyoruz ama kurallar bizim takım için “Aleyhimize”
farklı demek. Hem de kendi koyduğumuz kurallar yüzünden.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Biz hala dünyanın en pahalı müze fiyatları ile müşteri kaybediyoruz.
British Museum’a ücretsiz, El Prado’ya 3 euroya girilirken Turist
Topkapı’ya bunun 10 katını ödüyor. Artık şehir turlarından müzeler
çıkarılıyor. Opsiyonel… Yani seçimli. Anadolu kültür turları durma
noktasında. Varsa-yoksa deniz-kum-güneş ve yığıldık Antalya’ya.
Antalya'da 3-4 Sene önce yatak sıkıntısı vardı, şimdi enflasyonu.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Müze biletlerindeki yüksek fiyatları senede 10 Milyon doları bulan
“Müzelere kaçak giriş”lere bağlayan yetkililer çok, ama önlem olarak
müze girişlerine, bırakın KONTÖR sistemini, Artık Anadolu’da her
bakkalda bile var olan kredi kartı POS makinesini bile koyduramadık.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Şu yurtdışı çıkış HAR(A)CI (70 Milyon) bir
Republic of Zambia’da, bir de bizde var. Bir kalksa buradan giden
(charter) uçaklar dolduğu kadar karşıdan da dolar felsefesi
anlaşılacak… Yani İstanbul’dan Ankara’ya tur yaptınız. Eğer otobüsünüz
müşteriyi götürüp Ankara’dan boş döner, onları getirmek için de
Ankara’ya boş sefer yaparsa iki katı otobüs maliyetiniz olur. Zincir
uçuşlar (back to back) haricinde uçaklarda da hesap aynen bu. Sen
buradan yolcunun gitmesini engellersen o pahalı uçak parasına yolcu
da sana gelmez.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Vize azabına dur denilmeyecek mi? Amerika 10, İngiltere 5 senelik vize
verirken 60 yaşındaki adama bile hala “3 günlük tura 3 günlük vize” de
neyin nesi? Ne değişiyor 3 günde, 3 ayda ya da 1 yılda adamın
hayatında? Paraysa para. Al paranı, ver 3-5 senelik vizeyi.
Türkiye Tanıtımında, Yurtdışı reklam ajanslarına uygulanan Mısır
modeli, yani “Artan Turist sayısına paralel ödeme+prim” sistemine ne
zaman geçilecek?
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
İÇ TURİZM DESTEKLENMEDEN TURİZMİN GELİŞMESİ ZOR
Aynen, iç piyasa tarafından desteklenmek zorunda olan tekstil, beyaz
eşya sektörü gibi. Bu nedenle tüm dünyada olduğu üzere Sömestre ve
Yaz tatilleri Bölgelere göre ayrılmalı; Sömestre 15 Gün aralığından
45 güne yayılmalı. Keza yaz tatili de. Hatta 1 haftalık “Bahar
Bayramı” da olmalı.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
KAMU KAMPLARI ÖZELLEŞTiRiLMELi. Bu, turizme girecek 200 bin yatak, 30
Milyar USD kaynak ve bu kaynağı kullanacak olan 4 milyon kamu
çalışanın iç turizme potansiyel müşteri olması demektir.
Ayrıca, Özelleştirmeden dolayı Türkiye’de yatırım yapacak olan büyük
tur operatörleri, bırakın Marbella’da “Eylül operasyonları” yapmayı,
tam tersine kendi yatırımlarını korumak amacıyla "En Büyük Türk Dostu”
kesileceklerine eminim.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Ortalama, senede sadece 30 gün kullanılan İkinci konutlar, yani
yazlıklar tüm dünyada olduğu gibi AĞIR VERGiLENDiRiLMELi. Sayıları
milyonları bulan Yazlıkçılar “Turist” Olmalı. Memleketini tanımalı.
Yazlıklar da turizme veya konut açığına katkı olmalı.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Turizmin bir dalı olan “KUMAR TURiZMi“ ni yok sayamayız. Hem de en
karlısını... Nasıl gemi, dağ, kayak, av, futbol, doğa, kültür, üçüncü
yaş, sağlık, engelliler turizmi v.s. varsa bu da var. Hem de en
karlısından...
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Hanut resmileşmeli. Faturalanmalı. Hem dedikodusundan kurtulalım
hem de şu "Maliyetin 200-300 Dolar altına" fiyat verenler bir ortaya
çıksın…3-5 acente “Sürüm” adı altında “Kıyım” yapamasın. Ülke de layık
olduğu fiyata pazarlansın.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Diyanet işleri, yani kirasını, elemanını, elektriğini benim ödediğim
kurum bana rakip olmasın. HAC Seyahati düzenlemesin. 90 bin HACI’nın
Seyahati acentelerce organize edilsin.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
THY, IATA acenteleri vasıtası ile diğer acentelere birer POS makinesi
koyarak veya internet şifresi vasıtası ile satış noktalarını artırsın.
Diğer tüm yerli ve yabancı havayollarını kolayca satabilen 4.500
seyahat acentesi THY bileti de satabilsin. THY de gelişsin.
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Amerika Orlando’da 365 Gün açık olan bir turizm fuarı var.
Adı: EPCOT CENTER. Günlük ziyaretçi sayısı 250 bin. 106 Ülkenin standı
var. Bir tek, Turizm Ülkesi Türkiye’nin Standı YOK!. Fas, burada Stand
almadan önce, ülkesinde senede sadece 3-5 bin Amerikalı görürdü. Şimdi
Yüz binlerce…
Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...
Dertler bitmez, sayfalar yetmez.
Kısaca bizde; ne Turizm politikası, ne Master Planı, ne “A” sı, ne “B”
si... Hiçbiri yok!
İsteriz ki 38 sektörü besleyen, 4,5 Milyon insanımızı istihdam eden,
halklararası kültürel yakınlaşmada çok önemli rol oynayan, bacasız
sanayi TURiZMiN ARTIK BiR POLiTiKASI, PLANI OLSUN !
Bunların sadece benim sorunum değil, hepimizin sorunu olduğunu
düşünüyorum.
Sevgilerimle
Cem Polatoğlu'nun Bütün yazıları:
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net