Good Morning Vietnam


Cem POLATOĞLU
www.baracuda.com.tr
cem@baracuda.com.tr

10.08.2007

Cem Polatoğolu'na dair İTÜ'de öğrencilik yıllarımın ana sloganlarından biri idi; Ho ho Ho Şi Mingh, daha fazla Vietnam. Sonra da Hollywood’un Vietnam filmleri. Özellikle Good Morning Vietnam beni çok etkilemişti. Doğası, iklimi, onurlu, mücadeleci insanları. Kısmet bugünlere imiş bu ülkeyi ziyaret. Vietnam-Kamboçya-Laos. Ne umdum, ne buldum? Hepsi aşağıda.

Başkent Hanoi ama en büyük kent Ho Chi Mingh, yani Saygon. Ho Chi Mingh ülkenin Castro’su, Mao’su, Lenin’i. Ama anıt mezarı Hanoi’de. Nüfus 85 Milyon, Yüzölçümü 330.000 km2, 1usd=16.000 Dong. -5 saat farkımız var. Ülke; Sosyalist Cumhuriyet. Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri Nong Duc Manh ülkenin herşeyi. Fransa’dan 1945'de, Amerikadan 1972'de kurtuldular. Kuzey-Güney diye bölünen Vietnam 1976’da birleşti. Asgari ücret 100 usd. Prinç, Mısır, Çay, Kauçuk satar; herşeyi dışarıdan alır. Ama tek bir Türk şirketi veya mamulü göremedim. Tüm yol ve inşaatlar Japonlardan sorulur. Vitrinler Çin istilasında.

Ülkede ilk dikkatimi çeken motorsikletlerin fazlalığı. 5 sene önce hakimiyet bisiklette imiş. Kırmızı ışıkta binlercesi birikiyor. Yeşille birlikte göçer kuş sürüleri gibi dağılıyorlar. Trafik ışığı olmayan kavşaklarda dahi binlerce motorsikletin birbirine çarpmadan nasıl yol aldıklarını izlemek ürkütücü. Kask takma adetleri yok. Herkes korna çalıyor. Turistler de normal taksiler yerine ya motorsiklet ya da bisiklet taksileri kullanıyorlar. Yine de bir önceki seneye göre araba satışları %76 artmış.

Küba ile çok yakın dotlukları olduğundan sanayi ve mimaride Küba etkisi hissediliyor. Ama olumsuz yönden. “Kelin merhemi olsa” durumları. Sanayisi hantal, eski, kaba. Senede 300 gün yağmur alan bölgenin şehir planlaması Küba imzalı. Bu nedenle mimari iklime uygun değil. Kolonlar ve düz çatılar sırıtıyor. Her sıkı yağmur sel anlamına geliyor. Şehir dışına çıkıldığında her yer uçsuz bucaksız prinç ve mısır tarlaları ile dolu.

İklim sürekli ılıman. Öyle “Balkanlardan gelen” soğuk hava dalgası falan da yok. Hep 25-32’C. Mevsimsizlik Vietnamlıları diğer komşu Asyalılardan daha fazla etkilemiş olabilir. Bu nedenle hal ve hareketlerinde biz ve Latin kökenliler kadar iniş-çıkışlar yok. Tekdüzelik hakim. Ama yüz ifadeleri, rejimin de etkisiyle diğer komşularına göre daha donuk ve ifadesiz. Ülkede inanç gereği Kafa kutsaldır. Yine bu nedenle size selam verenler veya konuşanlar, saygı unsuru olarak sürekli kafalarını sizin kafanızın altında tutarlar. Siz de karşılık olarak daha altta tutmaya çalışırsınız. 1,40 lık Vietnamlıların benim gibi 1,83 lük adama karşı işleri kolay. Ellerin parmak uçlarını çenede birleştir, kafayı hafif eğ. Ama ben karşılık verirken bel ve boyun fıtığı ağrısından ölüyorum. Yine, size bir şeyi elden verirken (kartvizit v.s.) çift elle tutarak ve gözünüze bakarak veriyorlar. Siz de çift elle almalısınız.

Çocukların kafalarını okşamayın! Hani hatırlatıyorum; boyuna posuna bakıp adamları Karamürsel sepeti sanmayın ve sakın kimseyle dalaşmayın. O sakin duran Vietnamlılar ani ve ters bir olayla karşılaştıklarında birden “ninja kaplumbağa” kesilebiliyorlar. 1,40 lık adam çizgi film kahramanları gibi fırrrr diye dönerek Jackie Chan misali suratınıza tekme atabilir. Erkeklerin bir tırnakları çok uzun. Özellikle baş parmakları Kıbrıslı erkeklerinkinden bile uzun. Burun karıştırmak ayıp değil. İngilizce bilen sayısı az. Her şeye 'yes' diyorlar. Ama doğru, ama yanlış. Ör. Adres için sorun; sağa mı gideyim? Yes. Sola mı gideyim? Yine yes. Ama yeeeeeeeeeees veya nooooooooo. İlla 8-10 “e” veya “o”. Cümleni son seslisi burundan ve uzun söylenecek.

Otellerde kahvaltı çok zayıf. Kahvaltı menüsü: Haşlanmış pilav, Mısırlı, Havuçlu, Yumurtalı pilav, bir kaç çeşit otlu pilav, pilav çorbası, pilav tatlısı. Yiyecek-içecek konusunda eğer deniz ürünlerini seviyorsanız problem yok. Ancak "Cola"larının bile tadı farklı, adeta soya soslu, içemedim. Bunun dışında Yılan, Kurbağa, Kaplumbağa, Köpek ve Karafatma cinsi sümüklü, sümüksüz böcekler revaçta. Çıtır çıtır kızartıp yiyorlar. Köpek hariç hepsini denedim. Hala hayattayım.

Alışverişte dolar kullanabilirsiniz. Her yerde turist tarifesi var. Pazarlık farz. En az yarısı. Zaten Turist görünce herşeyin fiyatını dolarla söylüyorlar. Pardon, söylemiyor, rakamı hesap makinesinde gösteriyorlar. Sonra da sen yaz, o yazsın 2 saat makina muhabbeti. 100 yazar, sen 10 yazarsın; genizden bir “you kill meeeeeeeee” 50 yazar 20 yazarsın. You baaaaaaaaaaaad. 25’e iş biter. Yanınızda yüz tane 1 dolarlık götürün. İşe yarayacak. Lüks arabaya hemen hiç rastlamıyorsunuz. Ama rehberimiz bir gün mercedes araba alabileceğini hayal ediyor. Bu bile güzel. 5 sene önce bunu bile hayal edemezlermiş.

Gece hayatı çok zayıf. Restauranlar Hanoi’de; 20:00 de kapanıyor. Tek çare otel barları. Barlarda, oturarak veya ayakta fiyatlar farklı. Ama dedik ya her yerde Turist tarifesi var. Ucuz içeceğim diye boşuna ayakta kalmayın. Çünkü burada adamı ayakta da kazıklarlar. Hanoi’nin “Lido” su yani revüsü su üzerinde kukla gösterisi yapılan “Water Puppet” Tiyatro binasında. Bilet 1,5 dolar. Gidin.

Halong Bay Başkent Hanoi’ye 3 saatlik mesafede bir kıyı şehri. 1964’te Amerikalıların çıkartma yaptığı bölge. Burada minik adalara, köylere, mercan mağrasına ve denizüstü sabit balıkçı evlerine tekne ile yemekli geziler düzenleniyor. Köylerde sizi yerel çalgılarla karşılıyorlar, balıkçı evlerinde çayın ve denizin keyfini çıkartmak size düşüyor.

Ho Chi Mingh yani Saygon Vietnam’ın İstanbul’u. Bu şehir çok daha modern, gece hayatı çok daha renkli. Kumarhaneler her yerde. Gece veya gündüz Saygon’u seyretmek isterseniz Trade Center’ın barına mutlaka uğrayın. Bekar erkekler için Tayland’da masaj salonu, Japonya’da Türk Hamamı ne ise Saygon’da “Karaoke bar”lar o. (Karaoke; Altyazı geçen klibe mikrofonla şarkı okumaca.) En meşhuru “Catwalk”. Anlatılanlara göre sistem şu: Girişte koca bir bar ve onlarca kız. Seç-beğen-al odaya çıkart. Anahtar sizde. Odada büyük bir plazma TV, Karaoke için DVD, Koltuklar, Minibar. Sizi bir de CD ye kaydediyorlar. Korkmayın... isterseniz sadece sesinizi...

Bence Vietnam’a gitmek için son 1-2 yıl. Bundan sonra Vietnam özelliğini kaybedecek gibi gözüküyor. Çünkü gelişiyor, zenginleşiyor, globalleşiyor en kötüsü turistikleşiyor.

Kamboçya ve Laos bir sonraki yazıya...

Sevgilerimle








Cem POLATOĞLU'nun Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:

Cem Polatoğlu'nun tüm yazıları



Baracuda Tour www.baracuda.com.tr

Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net