BALAYI TURLARI
Cem POLATOĞLU
www.baracuda.com.tr
cem@baracuda.com.tr
16.04.2006
Zordur zor… Ailesi, biricik, küçük prenseslerini ne emeklerle büyütmüş,
kimlerden, nelerden sakınmış, hangi kötülüklerden arındırmış, nerelerde
hangi zorluklarla okutmuş, bir dediğini iki etmemiş, yememiş-yedirmiş,
içmemiş-içirmiş, hastalıkta, sağlıkta yanında olmuş, başucunda sayısız
geceleri uykusuz geçirmiş, okul önlerinde, hastane köşelerinde günlerce,
yıllarca beklemiş.
Doğrusu ya; Kızları da ailesini hiç üzmemiş. Onurlarına, namuslarına„
"halel“ getirecek hiç birşey yapmamış. Onların tek beklentisi olan
tahsilini de bir güzel tamamlamış. Güzel kızımız da yıllarboyu, iç huzuru
ve çevresinin de etkisi ile kendisine ve ailesine layık, efendi, saygılı,
tahsilli„ "Beyaz atlı prens“ini beklemiş. Ve sonunda bulmuş da…
Sevgili oğlumuzu da sokaktan bulmadık ya. O da aslında anababa kuzusu,
aynı emeklerle büyümüş, büyütülmüş. Şimdi iyi bir işi, gelecek vaad eden
bir kariyeri var. Ehh, artık neslin devamı gereği iyi bir aile kızıyla
(ne demekse), yani kendilerine layık bir gelin adayı ile başgöz etmenin,
torun torba sevmenin zamanı.
Her ne kadar "yok artık, bu zaman da ailenin istediği kızı mı
(oğlanı mı) seçecekler?“ derseniz deyin, bu böyle. Gerisi laf. Beynimizin
ta dibinde, bizlere bunca emek verip eğiten, başucumuzda bekleyen,
öpücükler vermeden, masal anlatmadan uyutmayan, besleyen, büyüten, yok
nedir hissettirmeyen bu kutsal varlıklarımızı nasıl yok sayabilir, onların
olurunu almadan ya da onları çiğneyip„ gönlümüzün konduğuna“ varabiliriz.
Ne dersek diyelim, bu gerçeği yadsıyamayız. Ayrıca "burnunun dikine gidip
sürüm sürüm sürünenleri“ de görmedik mi, bize örnek göstermediler mi?
Zaten onların da kimseyi seçtikleri yok ki. Yine biz seçip onlara
onaylatıyoruz. Hepsi bu…
Kız bulundu, oğlan bulundu. Çocuklar birbirlerini, aileler çocukları
tanıdı. Sevdiler de birbirlerini. Her ikisi de ve aileleri de mutlu… Bu
iş bitti… mi? Siz öyle sanın. Asıl masal şimdi başlıyor.
Şimdi ailelerin tanışma faslı. Haydi erkek tarafı "eller cebe“. Öyle kuru
bir çikolata, çiçek ile gidilmez. Bu bitti. Şimdi isteme, sonra söz faslı,
o da bitti şimdi nişan… Aman canım, o aile içerisinde hallolsun. O kadar
masrafa ne gerek var. Ev arandı, öyle her semt olmadı, 2 oda da yetmedi
ama sonunda bulundu. Beyaz eşyalar, diğer mobilyalar, detaylar v.s. Sıra
geldi düğüne. Önce davetiye ve hediye faslı…Anasına, babasına, bacısına,
kardeşine, halasına, teyzesine v.s. Düğün illa „…….“de olacak, ailemize
orası yakışır. Ayrıca; kız tarafı 150 kişiden aşağı olmamak üzere Yemekli,
Canlı müzik+Dj, Çiçek süslemesi, havai fişek, illa ünlü modacı veya butik
bilmemkim’den gelinlik, kızımıza takılar, v.s. Canınız çıktı di mi.? Sakın
gelin arabasının arkasına "BABAM SAĞOLSUN“ yazdırmayı unutmayın.
Sıra şimdi "BALAYI SEYAHATİ“ nde. Burası beni ilgilendiriyor.
BALAYI TURLARI Üzerinde en hassas durulması gereken turlardır. Hem
operasyon zorluğu açısından hem de ömürboyu unutulmadığı için çok
hassastır. Kişiye özeldir. Öncelikle müşterilerinizi iyi tanımanız
gerekir. Kız asgari 1 hafta, ıssız bir ada da "romantik“ bir balayı
düşlerken oğlan„ bitse de gitsek“ tarzında ise yandınız.
Karşınıza geldiklerinde ise kız, ismi dahi zor telaffuz edilen ZANZiBAR,
TAHiTİ-MOOREA, CAPE-VERDE, HAWAi-MAUi, SHARM EL SHEIK,CANCUN, KOTA
KiNABALU, BORA-BORA, ARUBA, LANGKAWİ, KOH SAMUi, CATANiA bölgelerinden
birinde, Business Class uçuş, Limuzinle karşılama, Deniz Uçağı ile adaya
transfer, deniz üstü bungalow’da bir balayı hayal ederken oğlan,
gözlerini kızdan kaçırarak, yarı yalvaran bakışlarla "abi yapma, kıyma
bana“ der gibidir. "sen yabancı değilsin. Şu senin 199’luk bir „…….“
Turun var ya, işte bize ordan bi yer ayarla“ bakışındadır ki bu durumda
iki arada bir derede kaldınız demektir. Delikanlı; "3 evlilik, 3 düğün,
3 de balayı seyahati geçirmiş bir ağabey olarak seni benden daha iyi
anlayanın alnını karışlarım ama…“ Aması var. Sen bu gelin kızımızın
isteklerini yerine getirmezsen "ömür boyu çekeceklerinin“ hesabını yaptın
mı? Haa bu arada, bu iş olmazsa biz nasıl geçineceğiz, hiç düşündün mü?
Haydi evlat, eller cebe.. Peki bunun arası var mıdır?
Vardır… Öncelikle çiftler kültürel ağırlıklı mı, yoksa "sejur“ diye
nitelendirdiğimiz deniz-kum-güneş tarzı bir balayı seyahati mi
istediklerine karar vermelidir. Ve en önemlisi "BÜTÇE“. 500 euro bütçe
ile 2 kişilik Bora-Bora hazırlamamıza imkan yok. Hele ki yukarı da
belirttiğimiz "özel isteklerle…“ Bu durumda çiftlerin kafa kafaya verip
"biz balayı seyahati için şu kadar bütçe ayırdık,“ demeleri gerekiyor.
Merak edilmesin, acente 1000 euroya mal ettiğini 1500’e satamaz. Uçağın,
otelin fiyatı belli, Ee, artık internet denilen bir canavar da var.
Acentenin karı ya %5 tir ya da %10. O kadar da olsun artık. Sonra o
bütçeye karşın acenteden alternatifleri, tavsiyeleri alabilirler.
En düşük bütçeye göre bile kendilerine özel bir şeyler çıkabilir.
Ör. 199 Euro’ya satılan 3* Sharm El Sheikh veya 399 euroluk Uzakdoğu
turunda ayrı bir butik otel verilebilir, Oda süslenebilir, transferi
limuzin ile yapılabilir, bir gece limuzin ile akşam yemeğine
götürülünebilir. Kısacası, balayı çiftine kendilerini özel
hissettirilebilir.
Mutluluklar…
Sevgilerimle
Cem Polatoğlu'nun Bütün yazıları:
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net