2006 Turizm Değerlendirmesi...
Cem UZAN
30.12.2006
2006 nın son demlerini yaşadığımız bu günlerde bu yılın turizm adına çok
parlak geçtiğini söyleyemeyeceğim. Tüm olumsuzluklara tüm içsel suikast
denilecek hatalara rağmen bir yılı daha bitirdik.
2006 yılında Türkiye'nin turizmini etkisi altına alan olaylar ve kriz
yönetimi -b planı-strateji- planlama ile ilgili eksiklerimiz var. Ancak
burada en temel sorunumuz Türk turizminin uzun vadeli planlarının olmaması.
Her ne kadar çok lüks tesisler yapıp bunları global arenada bireysel olarak
çok iyi pazarlasak da ülke olarak "Türkiye" markasını acilen yaratmamız
gerekmektedir. Bu konu halletmemiz gereken en acil konuların başında gelir.
Avrupa'da PR çalışmalarımızı çok hızlandırıp Rusya'daki başarımızı burada
da yakalamamız kaçınılmazdır. Artık şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz
ki; Türkiye dünya standartlarında çok lüks tesislere sahip olduğu gibi,
yüksek hizmet kalitesi ve doğal güzellikleri ile dünya turizm pastasında
hak ettiği payı alamamaktadır. Burada iç faktörler bizi büyük oranda
aşağıya çeken sebepler içerir.
Türk turizminin yatak kapasitesi yeterlidir. Pazar payımızı ülke olarak
artıramadıktan sonra yeterli, hatta fazladır. Yeni yeni tesisler açıp
biribirini taklit eden Oteller inşa edeceğimize pazar paylarımızı nasıl
genişletirizin cevabını bulmak öncelikli konumuz olmalıdır. Akdeniz
sahillerine baktığımızda, her biri birbirine çok yakın tesisler inşa
etmişiz ve etmeye devam ediyoruz. Ancak bu oteller kış sezonu gelince
kapanmakta, personelini dağıtmaktadır. Ertesi yıl ise yeni bir takım
oluşturma çalışmaları hem hizmet kalitemizi düşürüp hem de Türk turizminin
gelecek vaat ettiğini ve bunun meslek olarak görülmesi gerekliliğini
vurguladığımız genç turizmcilere çelişkiler yaratıyor. Yani, yeni bir yılla
ilgili planlar yapmadan önce, artık geçmişte yaşanılan problemlerin
kaynağının bulunarak çözüm üretilmesi bu çözümler doğrultusunda
oluşabilecek risklere karşı kriz yönetimi, stratejik planlama gibi temel
unsurların benimsenmesi gerekmektedir. Yeni bir yıl her zaman yeni bir
umut olmuştur ama ufkumuzu da genişletme zamanımız da gelmiştir.
Bir çift lafım da Sayın Turizm Bakanına. "Yayla turizmi, alternatif turizm"
falan diyerek var olan ana payı dışladınız. Turizm öyle bir yapıdır ki ne
olduğunu anlamadan sizi yerin dibine vurur. Yani, "Zaten geliyorlar"
sendromundan çıkınız lütfen. Böyle giderse gelmeyecekler, bizden söylemesi.
EU kriterlerinden biri RUHBAN OKULU için hatırlatma: 1980'li yıllarda
üniversiteler yeni bir sisteme yani Yüksek Öğrenim Kurumu ( YÖK) adı
verilen bir kuruma bağlandığında Ruhban Okulu yetkilileri "Biz bağlanmayız,
iç işlerimize kimse karışamaz," dedi ve Ruhban Okulu kanunlar gereği
kapandı. Yani bu okul daha önce de vardı ve açıktı. Eğitimlerinin denetim
altına alınmasına itiraz etmeselerdi yine açık olacaktı. Buyursunlar, ama
kanunlarımıza saygı duymayı öğrensinler.
2007'ye gelince. Eldeki potansiyeli tutmak birinci görevimiz olmakla
birlikte pro-aktif bir hazırlık çalışmasıyla imaj düzeltme ve pazarlama
atağına ihtiyaç vardır. Birlik ve beraberliğe ihtiyaç vardır. 2006'dan
daha iyi olacağını tahmin ediyorum fakat bu tahmin yeni açılan yatak
kapasiteleri dolacak demek değil, daha fazla çaba sarf etmek şart.
Hepinize şimdiden mutlu bir yeni yıl ve ailenizle sevdiklerinizle
geçireceğiniz güzel bir bayram diliyorum.
|