www.turizmforumu.net



Türkiyenin en büyük tur operatörü!! Diyanet Vakfı.!!

Deniz TÜFEKÇİ
deniz@seventur.com.tr


11.07.2007

Deniz TÜFEKÇİ Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi ile Diyanet Vakfı'nın yaptığı işler arasında hac organizasyonu -organizasyon ne kelime, hac seferi var.

TÜRSAB'ın yaklaşık on yıl önce yaptığı itiraza mahkemeler olumlu yanıt vermemiş, hac görevi işlevsel açıdan bir turistik aktivite sayılmamış, bir bütün olarak dini görev addedilmiş; ulaşım, konaklama, vize işlemleri de bu görevin bir önemsiz ayrıntısı olarak nitelenmiştir.

Bir ay içinde tek başına 40-50 bin kişiyi yurt dışına götürüp getiren kaç tur operatörü var? Türkiye'de yok. Bir seyahat acentasının kanuni düzenlemeler uyarınca yapması gereken seyahat işlemlerini vize, sigorta, uçak bileti, transferler, konaklama ve gezi hizmetleri Diyanet vakfı eliyle yıllardır yapılmakta, acentalar ile Diyanet Vakfı, bu işleri paylaşmaktadır.

Önce bu ucube dayanağın nasıl bir derdi başımıza açacağının aykırı bir örneğini vereyim.

Ülkemize hac amacıyla geldiğini söyleyen bir hristiyan cemaat, Yedi Kiliseler başta omak üzere Türkiye gezisi yapsa "Bu bir hac farizesidir, turistik seyahata girmez" deyip bir acenta kanalıyla turlarını yapmak istese, acaba ne yanıt verilebilir? İtiraz etsen '' Diyanet vakfı farklı bir şey mi yapıyor? hadi oradan!! rehber de almıyorum, acenta da kullanmıyorum'' dese ne yaparız?

Diyanet Vakfı,'' Türkiyenin en büyük acentası '' derken abartmıyorum. Bütün müftülükler bu acentanın şubesi olmuş, onun adına çalışıyor.

Kartlar müftülüklerin elinde, bir acenta kayıt için müftülüğe gidip kayıt yaptırıp, kart almaya çalışsa, alamıyor. Neden? Müftülük görevlisi, alıyor hacı adayını bir odaya, tek başına, acentacı arkadaşımıza da ''Sen dışarda bekl,e'' diyor, sonra anlatıyor içeride bir şeyler hacı adayına, beş dakika sonra hacı adayı müftülükte Diyanet Vakfı kanalıyla gitmeye ikna!! edilmiş vaziyette kendini dışarda buluyor... Acentacı arkadaşımız eli böğründe kös kös geri dönüyor.

Şaka değil, aynıyla vaki yüzlerce benzer vaka.

Müftülüklere talimat böyle gelmiş, zaten Diyanet İşleri Başkanı, acentaların bu işle ilgilenmesini hiç istemiyor. Hac gelirleriyle özel üniversite açma planı bile yapıyor.

Seyahat acentaları birbirlerine değil, Diyanet Vakfı'na rakip duruma düşürülmüş!! demeye dilim varmıyor, çünkü ortada rekabet yok. Zor alım gibi Müftülüklerce zorla kayıt var.

Diyanet Vakfı yetkilileri ya da Diyanet İşleri Başkanlığı ''Yok canım böyle bir şey, nereden çıkardınız bunu'' diyorsa yapılan kayıtlar!! ortada.

Çözüm basit. Verin kartların %40'ını TÜRSAB'a, kurtarın hacı adaylarını müftülüklerin baskısından. Müftülüklerin seyahat acentaları hakkında olumsuz bir yargı oluşturma çabalarının kabul edilebilir bir yanı var mı?

Değiştirin kararnameyi, en azından rekabet ortamını yaratın ama yok. Ortada rekabet filan yok. Bir yanda her şey devlet olanaklarıyla, devletin memurlarıyla, harcırahlarıyla yürütülüyor, vergi filan hak getire. Öbür yanda işi yapacak, bu işten analarının ak sütü gibi ekmek yiyecek meslektaşlarımız her türlü riski göğüsleyerek, her türlü engelle karşılaşarak bu sarmalın içinde çırpınıyor.

Devlet eliyle yapılan bu uygulama Rekabet Kurumu'na götürülse her halde acentalar bu uygulamanın olumsuz sonuçlarından kurtulur, iş olması gereken mecraya girer ama asıl çözüm Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ticaretin içinden alıp asıl görevi olan hacılarımızın dini görevlerini düzenlemede yardımcı olmak işiyle meşgul etmek. Bu görevin karşılığı olarak zaten o görevliler devletten maaş alıyor, her hangi bir ödemeye gerek yok.

Hac turizmi yapan seyahat acentaları kaç gündür teminat mektubu, sigorta, filan diye zaten yeteri kadar riske ve sıkıntıya girdi.

Bu sorun ivedilikle çözülmez, seyahat acentaları mağdur edilmeye devam ederse hacı adaylarına yıllardır Mekke, Medine başta olmak üzere her türlü servisi dünyaya örnek olacak titizlikte veren TÜRSAB, artık bu servisleri vermekte ciddi sıkıntılar yaşar ve bu da hacı adaylarına kuşkusuz yansır.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet Vakfı ve illerdeki müftülükler bir an önce tutumlarını gözden geçirip yeni bir değerlendirme yapmak zorundadır.

TÜRSAB Başkanı'nın, hukukçularının ve konuyla ilgili yönetim kurulu üyeleriyle ilgili personelin bu durumu değiştirmek için on gündür gösterdiği çabanın sonuçlarını hac turizmi yapan seyahat acentaları merakla beklemektedir.


Deniz Tüfekçi'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:

Sayfayı
Yazdır Kaydet
kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net