İspanyol!.. Modeli...
Deniz Tüfekçi
deniz@seventur.com.tr
05.02.2007
ANAP Genel başkanı Sn. Erkan Mumcu'nun Turizm Bakanlığı döneminde
konuşulmaya başlanan, AKP'nin politik doğasına hiç de ters düşmeyen bu
sat, ne bulursan sat modelinde iyi bilin ki İspanya, bu modeli ülkemizde
uygulamak için can atanların can simididir.
Keşke bu modele İspanyol Modeli adını takanlar biraz duyumlar ötesinde
konuyu inceleseler, kamuoyuna doğru bilgi aktarabilselerdi. Kaldı ki ne
konumları, ne algıladığı tehditleri benzemez iki ülkenin aynı sepete
konmaya çalışılması açıkca bir göz boyama, göz bağcılığıdır.
Hükümet ve onun Kültür ve Turizm Bakanı, konu ile ilgili olarak CHP İzmir
Milletvekili Sn.Erdal Karademir'in verdiği yazılı soru önergesine yanıt
hazırlarken İspanyol hükümetinin bu konudaki görüşlerini, kazanç ve
kayıplarını da bir rapor olarak sunabilse ve gerçeklere ulaşmamıza yardımcı
olabilse.
Sayın Karademir, büyük bir duyarlılık ve milletvekili görev bilinciyle
konuyu çok doğru bir bakış açısıyla ele alarak doğru soruları ilgili
Bakanlarımıza iletmiş. Konunun ekonomik boyutunu ele alırsak, bu modelin,
ülkemize uzun vadeli hiç bir yarar getirmeyeceği, hatta kayıplara neden
olacağı bellidir. İspanya örneği bunun yaşanmış belgeselidir.
Tavuğu satarak para kazanmak yerine yumurtalarını satarak uzun dönemde daha
çok gelir elde etmekten yoksun kalacağımız açıktır. Ekonomik açıdan uzun
dönemde ciddi zararlar oluşacaktır.
Bu model İspanya'daki uygulamanın çok daha ötesinde bir modeldir.
Gelecek ''kolonistler'' kendilerine adeta teşviklerle altın tepside
sunulacak beldelere kendi otellerini de, hastanelerini de huzur evlerini de
yapacaklar, kendi yurttaşlarını, hatta başka ülkelerin yurttaşlarını da
burada misafir!!! edip para kazanacaklardır. Kendi ülkelerinde bulamadıkları
olanakları sağlayan bu ülkede bu işin ticaretini yapacaklar, gelirleri de
ülkelerine transfer edeceklerdir. Bunu bırakın engellemeyi, teşvik eden bir
ortam söz konusudur. Bu ülke insanı sermaye karşılığında başka ulusların
sermayesi noktasına dönüşecektir.
Asıl önemli olan konu ne yazık ki gözden kaçırılmış, adı geçen yerler gibi
daha bir çok kıyı bandındaki beldemiz kolonileştirilmek üzere
hazırlanmakta, teşviklerle desteklenmektedir. "Sevr fobisi" deyip
küçümseyenler bilsin ki yarın bu yerlerde Arap köyleri kurulacak, bu
köylere giriş-çıkış bile sanki İncirlik Üssü gibi izinle olacak, kendi
idari birimleri, güvenlik birimleri, marketleri, enerji santralları,
mahalleleri olacak, kiminde içki satışı yasak olacak, kiminde mayo ile,
şortla sokakta dolaşmak yasak olacak, gettolar, koloniler hangi düzene
olanak tanıyorsa o olacak, bu ulusun çocukları oraya ya domates satmaya,
ya da temizlik yapmaya gidebilecek.
ODTÜ modeli ile işe soyunanlar ise ''Türkler berber, kasap gibi işyeri
sahibi olacaklar de bu alanlarda ev sahibi olacaklarmış!! !Başka türlü
''Özel mülkiyet '' gerekçesiyle bu alanlarda bu ülkenin yurttaşları vatan
topraklarının bu kısmını kullanamayacak, giremeyecektir.
Bu yol açılınca,bir gün göreceksiniz ki sahillerimizin, topraklarımızın
bir kısmı Arap köy/kentine, bir kısmı Rus köy/kentine, diğerleride
aklınıza ne kadar varsıl ülke geliyorsa peş peşe sıralanacaktır.
Bu kararı imzalayan hükümet, AKP milletvekilleri, ya da sessiz kalanlar,
kendi ülkesine yabancı, sahillerine yasaklı, ekonomik olarak yoksul bir
neslin babası, anası olmaktan acaba yarın gurur mu duyacaklar?..
En değerli hazinemizin, toprağımızın, doğamızın, denizimizin kullanımını
başka ulusların insanlarına terketmek için mi bu vatanı kanıyla, canıyla
kurtarıp dedelerimiz bize emanet etti?
Sayın milletvekilinin soruları gizlenen asıl amacı ortaya koymaktadır. Bu
meclisin üyeleri, bu ulusun yurttaşları, turizmciler, bu oyunu görüp,
durdurmalıdırlar. Yoksa arap beldesine, İsrail köykentine, İngiliz
kolonisine bu ülkeyi atık su bedeli karşılığı pazarlayıp sonra da turist
sayısı arttı, uçaklar doldu diye seviniriz. Bir gün bakarsınız ki Çeşme'de
Milas' da 70 milletten yabancı, yerel yönetimiyle, okuluyla, havrası,
kilisesi, tekkesiyle; marketi, benzincisi,yabancı müdürleri, aşcıları,
kendi yatırımları olan enerji santralıyla, çevre turu yapan acentası,
teknecisi, balıkçısıyla birileri, bu ülkeye hem de teşvik edilerek
yerleştirilmiş. Ne adına? bizden üç beş inşaatcı para kazansın diye mi
değil tabii, Arabından Rusuna, Yahudisinden İngilizine, Fransızına bu
güzelim ülkeyi ''Dövize boğmak'' için, refaha kavuşmak için,... Ne Arap
düşmanıyım, ne Yahudi; ne İngilizle bir sorunum var, ne de Rusla, ama
yapılmak istenenin asıl amacının ne olduğunu irdeleyince irkilmemek elde
değil. Unutmayın ki global sermayenin önündeki en büyük engel ulusal
varlıkları peşkeş çektirmeyen ulusal güçler ve sermayedir. Yapılandırılan
ise bu gücün temel ve ulusal varlıklarını yabancılaştırıp, ezip
yok etmektir.
Uluslararası sermayenin yerli işbirlikcileri, unutmayın ki önümüzdeki
günlerde hep size ne kadar gelir elde edeceğimizi anlatıp, göz
boyayacaklardır.
Biz ne yapardık? Keşke birileri sorsa da bunu da söyleyebilsek.
Deniz Tüfekçi'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:
|