Olimpos... Kadir'in Ağaç Evleri...
Deniz Tüfekçi
deniz@seventur.com.tr
11.02.2007
Uşaklı bir yörük çocuğu, doğa aşığı, üniversite eğitimli, koca göbekli,
tombul yanaklı, gece gündüz koşuşturan bir köylü... Kadir Kaya.
Sait Faik Abasıyanık'ın romanında tarif ettiği taş dolu bir avuç toprak
parçasının arasında domates yetiştiren o köylü gibi, tırnaklarıyla,
dişiyle, kol kuvvetiyle ,kimi zaman tek başına, kimi zaman kardeşleriyle,
arkadaşlarıyla, çoluk, çocuk doğanın içinde, doğaya uyumlu, ağaca çivi bile
çakarken 100 kere düşünen, ağaç evleri, ağaçların tepesindeki dünyaları
tam 20 yıl, gece gündüz çalışarak oluşturdu.
Beton ev furyasının tüm sahillerdeki kentleri,köyleri kanser gibi sardığı yıllarda,Kadir değil beton,ya da tuğla, arazideki taşlar dışında bir materyal kullanmadı.
Kadir sadece ağaçtan basit ama şirin kulübeler mi yaptı ? O yörede kullanılan,
evlerde günlük hayatın bir parçası olan kömürlü ütüden yüzlerce kağnı, at
arabası tekerleğine kadar, bakır bakraçtan düvene kadar, ülkemizin tüm
folklorik materyallerini de bir müzeci titizliğiyle sergilemeye başladı.
Kadir'i örnek alan, onun kullandığı materyalleri kullanan onlarca kişi
benzer yerler yapmaya çalıştı, bölgede bir ''Karakter oluşmaya başladı...
Her ne kadar Kadir kadar başarılı örnekler yaratılmasa da Olimpos'un talihi
değişmeye başladı.
Yaz ya da kış, Avustralya'dan İngiltere'ye, Rusya'dan Almanya'ya, İsrail'den
İran'a Kore'ye, İtalya'ya kadar dünyanın her yanından on binlerce turist
sanki bir müze ziyaretine gider gibi Olimpos'a Kadir'in ağaç evlerinde
yaşamaya başladı. Kimisi 1 geceliğine niyetlenip, 1 hafta kaldı, kimileri
senede 4-5 kere gelmeye başladı, kimisi için tatilin adresi oldu...
Değil Ülkemizde, dünyanın her hangi bir ülkesinde de bu kadar çok film
çekilip başta national geographic olmak üzere, yüzlerce TV kanalında haber
olan, belgesel olan bir başka tesis yoktur.
Ülke tanıtımı için milyon dolar verilse yapılamayacak tanıtım, o mükemmel
imaj oluşumu, kimseden tek kuruş destek görülmeden verilen çaba Kadir'in
ağaç evleri sayesinde yapıldı. Dünyanın dört bir yanından gelen TV ekipleri,
gazeteciler, turizm yazarları, beş kuruş harcamadan, günlerce misafir
edilerek, turlara katılarak Kadir tarafından misafir edilmişlerdir. Kadir'in
çabası senenin neredeyse 300 günü tamamen dolu olan tesisine müşteri
kazandırmak için değil, ülkeye bir şeyler, Olimpos'a bir şeyler kazandırmak
için verilen çabalardı.
Kadir, ağaç evlerine gelen, konaklayan yerli ya da yabancı konuklara bir
gezginin gerek duyacağı her şeyi sundu. Kaya tırmanışı, balık turları, doğa
yürüyüşleri, jeep safari, Yanartaş'a gece yürüyüşü başta olmak üzere verdiği
servisler ve Akut başta olmak üzere, çeşitli üniversite ve sivil toplum
kuruluşları ile iç içe yaptığı çalışmalar hem ülke tanıtımı hem Türk
turizm'i için mükemmel örneklerdi.
Her yaştan gencin doğadaki evi, Kadir'in Ağaç Evler'i 7 şubat çarşamba günü
bir yangında kül oldu...
Ağaç olduğu, orman içinde olduğu için hiç bir sigortacı ağaç evleri sigorta
etmeye yanaşmamıştı...
Doğa cayır cayır yanarken göz yaşları ülkemizin yüz akını korumaya yetmedi...
Kadir yılların göz nuru, el emeği ağaç evlerini Amerika, Chicago'da turizm
fuarında tanıtmaya çalışırken acı haberi aldı...
Kadir'in ağaç evleri şimdilik yok... yangın aldı kül etti bıraktı....
Ama zaten o evler uzun süreden beri Kadir'in olmaktan çıkmış, bu toplumun
ortak değeri, ortak malı, yüzümüzü ağartan eseri olmuştu. Kadir'in orada el
emeği esamesi, bir de tapudaki kaydı vardı.
Kadir, uğraştı, yaptı ve bize, bu topluma emanet etti.
ÇAĞRI
Olimpos'taki ağaç evlerimizi ve o atmosferi geri istiyorum. Yangın aldı
götürdü... Götürsün!.. o ağaçlar bir kaç sene içinde eskisinden daha yeşil
olacak, o evler eskisi kadar şirin kalacak, biliyorum.
Ama artık Kadir'in bu evleri tekrar ve tek başına inşa edecek gücü yok...
Kadir bunları yalnız başına yapmıştı, şimdi yalnız değil, orada konaklamış,
hatta övgüleri duymuş, sevinmiş herkese çağrı yapıyorum.
Gücü yeten ''Bir çivi'' gönderip katkıda bulunalım ''Bir çivi''si bile
olmayanımız hafta sonu, boş vaktinde Olimpos'a gitsin, çevre temizliği
yapsın, kalas taşısın, çivi çaksın, çiçekleri sulasın, narin elleriyle
tahtaları boyasın, tahtaları biçsin; botanikçisi, mühendisi, ressamı,
turizmcisi, kim olursak olalım yangından arta kalanları temizleyip tekrar
yaşama kazandıralım, çalışanlara çay yapalım, doğayı ve doğanın içindeki o
güzelim yaşam odaklarını, ağaç evleri tekrar yaşama kazandıralım.
Toplumsal dayanışmayı en güzel örnekleri ile gösterelim.
Tamamen yanmış, ama yıkılmamış, ortada hala dimdik duran çam ağacının
üzerine bir pano yapıp ''Bir çivi'' katkıda bulunan herkesin adını bu
panoya işleyeceğiz.
Biliyorum, dünyanın dört bir yanından ''Bir çivi'' yağacak, tüm
doğaseverler, tüm Kadir'in ağaç evlerinde konaklayanlar, oradan geçerken
''Bir fotoğrafını çekenler'' ya da övgüleri duyup mutlu olanlar bu çağrıya
kulak verecetir.
Kadir, 15-18 şubatta İstanbul, beylikdüzünde düzenlenecek EMITT turizm
fuarında 3. Salon'da, köşede, 3154 numaralı standında olacak.
''Bir çivi''çakmak isteyen herkes davetlidir.
Çağrım önce Kültür ve Turizm Bakanımız'adır. Çağrı Orman bakanımız'adır.
Çağrı Antalya Valimiz'edir.Çağrı tüm doğasever turizmcilerimizedir. Çağrı
TÜROFED başta olmak üzere otel birliklerinedir.
Çağrı bu cennet köşeden vatandaşlarının da sıkça yararlandığı
yabancı elçileredir.
Bu iletiyi alan dostlarımın bu çağrıya duyarlı dostlarına iletmelerini rica
ediyorum.
Cennet köşeyi merak ediyorsanız, ne yapılabileceğini öğrenmek istiyorsanız
www.kadirstreehouses.com sitesine girip mesaj atabilirsiniz.
treehouses@superonline.com adresine dayanışma mesajı gönderebilirsiniz.
EMITT fuarında, 3154 nolu standta buluşmak üzere, Olimpos'ta en kısa sürede
görüşmek üzere...''Bir çivi'' kampanyasına katılmanızı, dayanışma ruhunuzu
yaşama ortak etmenizi bekliyoruz.
Deniz Tüfekçi'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:
|