Yazıyı tavsiye et


GAP Mektupları


Emre Tacir (MBA)
etacir@gmail.com

PEGASUS VE ALİ SABANCI

05.06.2006

2 Haziran Pazar sabahı, saat 7:45… İsviçre’de ikinci "master"ını uluslararası otel ve turizm yöneticiliği üzerine yapan Çin asıllı Amerikalı meslektaşım James Yuang beni uyandırıyor!

Konu Sayın Ali Sabancı’nın CNBC Europa’ da yayımlanan sabah röportajı.

Programın iki saat sonra tekrar yayımlanacak olduğunu ve beraber izlememiz gerektiğini söylüyor.

Ben burada Sabancı Ailesini, Türkiye’deki yatırımlarını anlatmaya başlıyorum kendisine. Bir yandan da Ali Sabancı’nın Pegasus hikayesini, Sabancı Grubu'ndan ayrılarak nasıl kendi grubunu kurduğunu, şirketlerini, ekolojik tarımdan yoğurt yapımına kadar olan yatırımlarını özetliyorum.

Tabii ki bizim için önemli olan Ali Sabancı’nın havacılık sektörü üzerine söyledikleri. İlgilenmemizin nedeni, son bir yılda başarılı çıkış yapan bir havayolu şirketinin stratejik analizini yaparak bir sonraki MBA grubu için, Pegasus’u "Case study” olarak eğitim materyali haline getireceğiz.

Tabii James’in Pegasus Airlines’tan etkilenmesi beni bir Türk olarak gururlandırıyor.

Yayın saatini beklerken Ayşe Arman’ın Ali Sabancı ile röportajını tercüme etmeye başlıyorum kendisine. Resimlere bakıyoruz – sonra ikimiz de aynı anda “Virgin Airlines” diyerek kahkahayı basıyoruz.

Tabii İnternetten araştırma devam ettikçe tüm yıl boyunca havayolu şirketlerinin A dan Z‘ye tüm stratejilerini araştırdığımız için saptamalar yapmak kolay oluyor.

Pegasus Yetkilieri, uçaklardaki ağırlığı azaltmak için, yedi fırından ikisini çıkartmış. Tabii daha yüksekten uçarak tassaruf etmişler. Bu, bende kısa bir süre önce üzerinde çalıştığım Southwest Airlines’ın ağır ve geniş koltuklar yerine çok daha hafif ve dar hacimli koltukları kullanarak ve yüksekten uçarak nasıl tasarruf ettiğini hatırlattı. Bu uygulama havacılıkta “low cost”un klasiklerinden biri.

Kar payından yıl sonunda çalışanlara prim dağıtılması ise özellikle Kuzey Amerika’da çok yaygın bir uygulama. Çalışanları bir sonraki sene için motive ederek Pegasus’u daha fazla kar ettirmek, iyi hizmet vermek, kısaca olayı kendi işleri gibi sahiplendirmeye birebir uygun bir yöntem. Türkiye için değişik, çok güzel bir uygulama. (tabii kar edildiği müddetçe) Örnek isterseniz JetBlue Airlines’i verebilirim.

Yine Sayın Sabancı’nın Sabiha Gökçen’i kullanması “secondry airports” ların avantajlarından faydalanması açısından çok önemli. Tabii böylece rakipleriyle doğrudan rekabet etmek zorunda kalmayacak olması kendisine bir başka avantaj sağlayacaktır. Buna da örnek olarak Ryan Air ya da Easy Jet’i verebiliriz.

Bu arada TV programı başlıyor, Sabancı yakıt fiyatlarındaki artışlardan ve döviz kurundaki değişikliklerden hava taşımacılığının nasıl olumsuz etkileneceğindeb bahsediyor. Yaz sezonunun sonunda bazı havayolu şirketlerinin el değiştireceğini ifade ediyor(ya da iflas edeceğini). Yabancı havayolu şirketlerinin Türkiye pazarına girmesiyle ilgili bir soruya ise Easyjet’in iç hatlarda uçamayacağını, fakat seyahat eden Türk yolcuların bir su için 2 euro ödemek zorunda kaldıklarında bu durumu çok yadırgayacağı cevabını veriyor. Bunu da kültür ve eğitim gibi farklılıklara bağlıyor. Arada kendilerinin isabetli tercih yaptıklarını, Easyjet’in de Sabiha Gökçen’e geldiğini ima ediyor.

Pegasus’un henüz bir misyonu ya da aktif olarak kullandığı sloganı gözümüze çarpmıyor. ”Stratejide iyi bir iş planı misyonun net olarak belirlenmesi ile başlar” ilkesi havacılıkta çok kullanılan bir ilke. Aynı zamanda, bunu pazarlamada yolcularının, rakiplerinin ve çalışanlarının dikkatine sürekli olarak her yerde sunması çok önemli.

Diğer taraftan rakiplerine göz atıyoruz. Atlasjet’in “Henüz İkinciyiz, bu yüzden her zaman en iyiye ulaşması hedefliyoruz” misyonu maalesef bize bir yerden tanıdık geliyor.Üzülüyorum.

Pegasus Airlines’ın bir çalışma tezi haline gelmesi akademik kurulda kabul edilirse ortaya çok güzel ve zevkli bir çalışma çıkacağından eminim.

Bu arada, James, benimle iddiaya giriyor. Ali Sabancı Pegasus’u iki yıl içinde çok iyi bir fiyata yabancı bir şirkete satacak diye. Ben satmayacak, zamanla iç hatlarda en iyi ikinci olacak, kontrollü büyüyecek diyorum ama tüm dünya örnekleri aslında bize SATACAK diyor.

Buna en güzel yanıtı sanırım Sayın Ali SABANCI’nın bizzat kendisi verebilir.

Tüm soru ve görüşleriniz için
etacir@gmail.com



Emre Tacir'in Bütün yazıları:

Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net