Turizmin sessiz çığlığı
Mustafa ÖZBAŞ
Exc. Housekeeper
Yazara ileti
18.12.2007
Farkında olsak da olmasak da bu çığlığı bir gün duyduğumuzda, daha doğrusu
duymaya karar verdiğimiz de umarım dönülmez yolda olmayız, Üstüne basa basa
konuya değinilmesi gerekmekte ama yeteri kadar gür çıkmayan sesler ne yazık
ki sezonun hengâmesinde, koşuşturmasında bir sonraki sezona kadar hasıraltı
edilmekte. Tesis ve İşletme sahipleri, tesis yöneticileri, departman
yöneticileri top dolaştırmakta devamda mahzur görmemekte, kimse bu kor
parçasını elinde tutmayı tercih etmemekte.
Konu : kalifiye personel sıkıntısı
Milyon dolarlık yatırımı yapan tesis sahibi ve onu yöneten işletmeciler
için personel istenildiği zaman bulunabilecek bir ayrıntı gibi görünmekte,
işletme için sadece gider kalemi muamelesi yapılmakta ne yazık ki.
Halbuki bir tesis için personel milyon dolarlık yatırım kadar önem
arzetmeli, bir tesise yıldız sayısını sadece mimari ve dekor veremez,
vermemiştir de. Öyle olsa bugün anlı şanlı pek çok mimari ve dekorasyon
harikası tesislerimiz çorba parasına oda satmaz, zararını her yıl nasıl
telafi ederim derdine düşmezdi.
Bir tesisin en iyi yatırımı çalışanına yapılan yatırımıdır, çalışanına
değer vermeyen işletmeler bir şekilde bunun acısını hissetmekte, sezon
içinde bunun yansıması çok kötü bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Tesise yıldız katan en büyük katma değer çalışanıdır.
Görünen tabloda ise turizm çalışanı ne yazık ki küstürülmekte, kırılmakta
ve dolayısıyla diğer sektörlere kaymaktadır, ciddi bir araştırma
yapılabilse sorunun vahameti ortaya mutlaka çıkacaktır.
Turizm her sezon kan kaybetmeye devam etmekte, en büyük şanssızlık coğrafi
konumumuz gereği ateş çemberi içinde yer almamız, rakiplerimizin bizi her
sene daha da zor duruma sokacak tanıtım atakları ve fırsatçılıkları, Tur
şirketlerinin kurnazlıkları ve döviz de yaşanan düşüş eğilimi kaliteli
hizmet sunabilmenim ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Hizmet ve kalite olarak öne çıkmadıkça bu kısır döngüler bizi içinden
çıkılamaz hale getirecektir. Rekabet gücünü kaybetmiş, kaliteli hizmet
sunamayan, kalifiye olmayan personelle çalışmak zorunda kalan işletmeler
önce güvenilirliğini ve itibarını; ardından pazarını kaybetmekte
dolayısıyla kaliteden her daim ödün vermek zorunda kalınmakta ve bu döngü
sürüp gitmekte dipsiz bir kuyuya doğru.
Personeline sahip çıkan, eğiten, haklarını gözeten, insanca çalışma ve
barınma olanağı sağlayan işletmeler ayakta kalacak, isimleri ön plana
çıkacak, pazar payını artıracak ve dolayısıyla kaliteden ödün vermeden
prim yapmaya devam edecektir.
Zaman çok geç olmadan, bu işten ekmeğini kazananların elini taşın altına
sokması gerekmekte,tedbir alınmazsa sonuç gerçekten vehametini gün
geçtikçe artırmakta.
|