SOSYAL ÖTENAZİ
Metin Sözüçetin
metinsozucetin@yahoo.co.uk
05.07.2006
Eğer fakirseniz MR veya tomografi çekilerek teşhis konulabilecek
hastalıklara yakalanmanız yasaklanmıştır... Sebep tasarruf...
Suistimallerin önlenmesi için sağlıktan yapılan sağlıksız bir
tasarruf... Cezası ölüm... Yasaklayan; Kifayetsiz Muktedir...
Aynı mantalite, bir müddet önce de ilaç paralarının ödenmesini zora
koşup engelleyen prosedürleri yürürlüğe sokarak devlet adına el koymuştu
garibanın tedavi olma hakkına... Fakir fukaranın tedavi masraflarının
getirdiği yük azalsın diye aciz nüfusun yaşatılmayarak yok olmasını
istemenin dolaylı yoludur bu... Bu karar, bakmaya yetişemeyeceği fakir
nüfus için biçilen bir kalem kırma kararıdır... Bu kadar ezilerek
yaşamaktansa öl demektir, halkın dörtte birine... Ama aynı zihniyet,
çoğalma teşviği de vermektedir yandaş kesimine...
Bu ülkede sosyal güvence sistemine fon tedarik edemeyenler, toplam vergi
kaçağı miktarının % 70 inin kaynağını teşkil eden topu topu 70 kişiden
vergi alamayanlardır... Sadece mevcut değil, gelmiş geçmiş hiçbir iktidar
buna muktedir olamadı...
Fakir halkına yaşama hakkını tanımayanlar, devleti 40 milyar dolar
dolandıran 20 hortumcunun cebimizden çaldıklarını geri alamayan
kifayetsizlerdir...
Ama bu yapamadıklarından dolayı, fakir hastaları ölüme mahkum edebilecek
bir kararı çok usta bir beceriklilikle ve vicdanları sızlamadan
alabilirler... Vur abalıya... Açlık sınırı sınıfı yanında, yaşama
özgürlüğü bile olamayan bir sınıf yaratmaktır bu...
80- 800 YTL tutabilecek bir MR veya tomografi çekimi için, hesapta sosyal
güvencesi olan güvencesiz insanımız adına ancak 80 kuruş ödeme
yapacaklarını dalga geçer gibi açıklamaktan utanmıyorlar... Zaten olmayan
sağlık sosyalizasyonunu iyice gömüyorlar karanlığa... En temel insan
hakkı yaşamaktır... Parasızlıktan dolayı yaşama hakkı bile bırakılmayan
bir halkın, insan hakkı olur mu?
Dünyanın diğer üçüncü dünya ülkelerinde bile büyük tepkilere neden
olabilecek bu skandal uygulama, nedense muktedir basında yeterince
tepkisel bir haber değeri bile bulamadı... Sıradan bir haber gibi
objektif verildi... Hatta bu ekonomik önlem ! makro bakış kapasitesi ya
da tepkisel olma güdüsü kısırlaştırılmış güdümlü Medya mercii tarafından,
Maliye’ye de hak veren biçimde değerlendirildi... Oysa velinimeti olan
halka hitap eden belli bir mevkiyi taşıma sorumluluğunda hissedenler,
halkın yanında olup kurunun yanında yaşın yanmaması için, mevcut
kaynakların geliştirilmesine, sistemin suistimallerden arındırılarak
işlerliğine yönelik öneriler getirebilirlerdi köşe yazılarında... Ya da
en azından suistimallerin önlenmesi için, Batı ülkelerinden örnek
alınabilecek basit sistemlerin uygulanması önerilebilirdi...
Beyinlerinin bu kadar çalıştığını bilmek için, beyin tomografilerine gerek
yok... Birileri bir şeyleri suistimal ediyor diye suistimal etmeyen
çoğunluğu infaz etmeye hakkı olabilir mi, ülkesine refah vaadedenlerin?
Bir pilotun uçaktan atmak istediği bir terörist için, uçağın kapısını
açması gibi bir şeydir bu... Ya da aralarına karışan kurtları temizlemek
için bütün koyun sürüsünün taranmasıdır bunun adı... Hem de bireysel
suistimallerinin henüz hesabını verememişler tarafından... Burada
suitimaller bahane... Asıl sebep, sineğin kanadından çıkarılacak yağlarla
birilerine helva yapmak, lüplemeleri için...
Bu karar bir kara lekedir bir ülke için... Bu karar duyarsızlaşan insan
vicdanının ötenazi kararıdır resmi ellerce alınan...
Suistimalleri önlemek için sağlık harcamalarından tasarruf yapan
mantalite kendi suistimallerinden tasarruf yapsaydı, elde edilecek fon
ile halkının bir bölümü sağlıklı yaşardı... Bu kararın ne farkı vardır
eğitim harcamalarından tasarruf yapmak için okulları kapatmaktan... Burada
da kapatılan fakirin yaşam ünitesi...
Oysa ülke virüsü hortumcular, onların işbirlikçileri, bu kararın alınma
mecrasının mensupları ve de maddenin çekiciliğine bu kararı savunabilecek
kadar kapılmış olan köşe dönücü köşe yazarları, başları ağrısa ABD’ye
giderler tedavi olmak için... Çocuklarını yurtdışlarında doğurturlar
maliyetine bakmadan... Millete vekalet edenler, Devlet fonundan gider,
astronomik harcamalarla tedavi olurlar yurtdışında... Ama 80 yaşında
felçli bir hastaya fizik tedavi uygulamak için, SSK sırasında aylarca
bekletip, sabahın köründe bizzat hastane kapısında o haliyle kuyruğa
sokup liyakat müracaatı ve hakediş müzakeresi yaptırtırlar...
Bir insanın hastalığının teşhis edilmesini engelleme hakkını kendinde
bulabilen bir yönetim zihniyetinin, vatandaşına sahip çıktığı
söylenebilir mi? Sahip çıkmadıkları, ölüme terkedebilecekleri
vatandaşlarının oylarıyla o mevkilerde oturmaktan gocunmazlar mı?
Bu ülkede muktedir duyarsızlığı denilebilecek bir beyin hastalığı var...
Ve bu kemirgen hastalığı beyin MR’ı ile bile teşhis etmek zor... Çünkü bu
beyni bulup, tespit etmek için gereken MR (Muhteris Rant) maliyeti çok
yüksek...
Bu ülke böyle bir maliyeti kaldıramaz...
Yazarın önceki yazıları:
BODRUM'A GELİN SAYIN BAŞBAKAN...
AY'A VE MARS'A YAZIK...
KENDİNİ TAŞIDIĞIN YERLER...
En doğal kaynağımız...
"Kayıp Cennet"in canlıları...
Turizm kuşa döndü...
Kuş kondurduk turizmimizin içine
SorguNlama
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net