www.turizmforumu.net


Yazıyı önerir misiniz?


BODRUM'DA RANT DALAŞI…


Metin Sözüçetin
metinsozucetin@yahoo.co.uk

14.08.2006

Tepki gösterilmesi gereken bunca başıbozukluğa tepkisiz kalan ülkemizde sadece sivrilen şeyler tepki gördüğü için, ulemayı rahatsız eden sivriliğinin törpülenmesi maksadıyla, bu aralar devletlü bir güçle, dört koldan üstüne üstüne sefer eyleniyor Bodrum’un…

Maksat, “bakın, güç bizde, oralar da bizim kontrolümüz altında” mesajı yayılsın gıptacı tabanlara ve haset odaklarına cemaatin... Maksat, ulemalara ulufe olsun cennet kıyılar...

Oysa, onca doğal, tarihi ve evrensel değerlere sahipken magazin programlarının şartlandırması ile güdük total imajlar yüklenilerek sivriltilen ve kadim günah şehri Pompei muamelesi reva görülen Bodrum’da, krem tabakanın sıcaktan ekşimiş cıvık kaymağı barınmıyor sadece... Bodrum’da şimşekleri çeken şey, kaygısız, kısmen görgüsüz, duyarsız, mutlu! azınlıktan yükselen, çakkıdı çakkıdı, haydi eller havaya sesleri de değil sadece… Ortalarda dolaşan binlerce dansözün!, bilinçaltlarını tahrik edişi de değil, deniz görmemiş Anadolu insanında özenç uyandırıp sosyal dengeleri zorlayan...

Medya için ucuz malzeme merkezi haline getirilerek toplum kesimlerini tahrik edici bir hüviyete, haketmediği şekilde büründürülen bu dünya markamız, merkeziyetçi muktedirin bu hırsla sahneye koyduğu senaryolarla renkli yaşamlara öykünen kamu vicdanını rahatlatma! maksatlı olarak çok amaçlı dizginlenme operasyonlarına tabi tutulmaya başlandı adım adım... Tabanın sıkıştırdığı dar kalıplara bol gelen bu dokunun sindirilmesi için...

Yalnız ortada ekmeğe tereyağ süren trajikomik bir durum var... Türkbükü’nün üç-beş çakkıdısına ekranlarda öykünen kesim aslında çoğunlukla gariban halkımız... Kameralar göründüğünde kıvırmaya başlanan popolar, poposuna don alamayan kesime gösteriş yapmış oluyor, “ bakın biz farklı sınıfız, ya da işte, bakın Bodrum’da kıvırarak sınıf atladık“ dercesine... Çukur dolu yurdum yollarında Ferrari kullanmak kadar saçma, dünyanın hazin, ülkenin uçurum haline kayıtsız biçimde... Sonra 15-16 yaşlarında evlerinden kaçıp buralara geliyorlar Anadolu’dan bakıldığında gerçek hayatın böyle renkli olduğunu sanan kızlar, kurda kuşa yem olmak için... Medyanın gaz verme özgürlüğü, törelere kurban vermeye dönüşüyor... Dozajsız ve şuursuz laylaylomun üfürüğü de, halkın Bodrum’a bilenmesine ve Bodrum düşmanlığına zemin hazırlamış oluyor, magazinlerin ve görgüsüzlerin körüklemesiyle... Mutaassıp kesim, günah beldesi yaftası yapıştırıyor bacasız sanayimizin döviz makinasına... Uzaktan komutalı pilot yönetim modeli örtülü sebepler buluyor... Kendi kamuoylarında meşru kılınıyor ve puana tahvil ediliyor Bodrum’a planlanan merkezi müdahale...

Başımıza yağacak taşlara karşı tabanını korumayı düşünen iktidarımızın kalkan teşkil etme maksadına uygun bir mübah ortam hazırlanmış oluyor!!! Koç gibi bakanımız Bodrum’a dikiyor uykulu gözlerini... Önce demeçler patlıyor, koyların ve ormanların, turşularının kurulması yerine, polemiğe ve turizme açılacağına dair... Dört koldan zemin hazırlama sistematiği hayata geçiriliyor... Bir taraftan da eğlence cumhuriyetini yıldırma taktiği sahneye konuyor…

Özenilen ve pay kapılmaya çalışılan şey başka... Zaman içinde tamamen yeşillendirilmek üzere, bugün yeşili katletmeye meyilli bu yeşil sermaye taşeronları yeşil dolarlara şöyle yeşilleniyor olmalılar. “ Bir taşla üç kuş vurulur... Hem Sosyal Demokrat Bodrum dokusu yıpratılır ve ilgili yerel yönetimler dışarda bırakılır, hem inançlara aykırı olan yoz ve cıbıldak durum kökten bitirilir, hem de cennet koylara el koyularak kendi yandaşımıza yeni rant alanları açılır... “

Cenneti vaadetmişlerdi ya seçimlerde tabanlarına ve yandaşlarına... İşte, verecekler... Olay budur... Önce ele geçirecekler ki sonra peşkeşle ödeyebilsinler vaadlerini... Buralarda hala daha Sevda tepeleri var, biliyorlar... Kadı’lar davasız mı kalsın? Profosyonel cennet tüccarları varken Sosyaldemokrat belediyelerin ne işi var cennetin içinde? Cennetin parsellenmesi kendi kesimlerinden ak-pak ulemalara yakışır... Tuşa basmak için, Bakan’ın “ İmar yetkisini Bodrum belediyelerinden aldım, kendim dağıtacam ( Bodrum’u )... “ demesi yetiyor... Hani “ boşsun “ der gibi... Nasılsa suçluluk sendromları var şu aralar yerellerin ve nasılsa halk tepkisiz ya da güdümlü...

Cennet koylarımızdaki rant paylaşımından tatminkar pay kapamayan yeşil sermaye füzeleri, tetiklenmiş ihtiras kılığında, vıcık vıcık balçık bir zeminden yukarıya doğru fişeklenip, ordan da resmi otoritenin tahrip gücüyle Bodrum koylarına isabet ettirilmekte güdümlü şekilde... Ama bu stratejik operasyonlar, sinsice yayılan gelecek çalıcı radyasyon dalgaları gibi... Sivrisineklerin ve haşaratların giderilmesi için Bodrum beşeriyetinin üstüne kimyasal füzeler gönderiliyor, yeşil başlıklı...

O zaman turizm de zehirlenmiş oluyor ve sonra elbirliği ile ağıt yakıyoruz turizmin arkasından ama olsun... Parasız batılı turisttense bol paralı Arap turistler gelsin, diye düşünüyor büyüklerimiz mutlaka ülke yararına... Tıpkı üç tane gripli kuşun dünyaya ilan edilerek ve dahi papazın katledilerek ve dahi protokollerimizde islam cumhuriyetine meyilli görünümler sergilenerek dünyaya, nasıl bu seneki turizm gelirini telef ettiysek, gelecek senelerde de beynimizi yitireceğiz... Batılı turist kaçırıldı ama Koç, koyları imara açarak Bodrum’da yatak kapasitesini 40.000 den 100.000 e çıkartmak derdinde. Mevcutlar boş ama İhtiyaç varmış... Hangi kesimle dolduracak oraları sizce? 5 yılda 1 milyon ev satacakmış turiste... İki haftalığına gelmeye korkuttukları turiste değil elbette...

Kulluk sendromuyla herşeyi kabullenip oturup durun... Sonra gıdım gıdım mutaassıp işgaliye... Ve boy boy fellahlar volta atacak Bitez kıyılarında uzun etekleriyle, Turgutreis’e yatırımcı Arap haşmetmeaplarının tekneleri yanaşacak otuzar karılarıyla... Yalıkavak’tan kaçacak olan İngilizlerin evlerine Arap biraderler yerleşecek... Sokaklar begonvil yerine gülsuyu ya da hacı yağı kokacak... Danimarka ve İrlandalıların yerleri de binlerce yıl sonra yine Perslere bırakılacak... Torba koylarında haremlik-selamlık plajlar, Yahşi’de kadınlar hamamı... Ve kuyruk yağları, zeytinyağ yerine... İşte, pilot uygulama...

Oysa doğal kadim dokusu zaten dört bir yandan cezalandırılan Bodrum emekliler için de, çalışan kesim için de, yani kendi halindeki güzel halkımız için de mütevazi bir nefes alma beldesi aynı zamanda... Hala daha tarıma bağlı yerli çiftçisiyle, köylüsüyle, turizmden nemalanan esnafı ile ortadireğimiz için olduğu kadar, büyük şehir sendromundan ya da hazin ülke gerçeklerinden kaçmak için gemileri yakmış insanlar için de daimi yerleşim, hatta son sığınma alanı... Mazbut, köklü zengininden, ununu elemiş aydınına kadar, kafa dinlemekten başka gayesi olmayan kendi halinde insanımız yaşıyor buralarda... Ama hiç bir şeye tepki göstermeyen donuk halkımızın ezici çoğunluk oranı da ülke geneli ile doğru orantılı... Sivil toplum örgütlerinin cılız sesini boğuyor fırtına öncesi kitlesel sessizlik...

Bodrum’da yerel yönetimlerdeki son yolsuzlukların ortaya çıkarılmasındaki ince zamanlama ile Ankara’nın imar yetkilerini almaya soyunması sürecine hakkaniyet ve meşruiyet kazandırılmış oldu... Ülkedeki bunca yolsuzluk içinde, yolsuzlukların yolunun kesilmesi güzel ama yerlerine çukurlu, çürük yollar veya bakir koylara giden tozlu yollar yapılmaması kaydıyla, yandaş sermaye geçsin diye...

Çevreci örgütler, rehabilitasyon çalışmaları adı altında Torba’da ormanların seyrekleştirilmesi sürecini teknik olarak bir incelesin... Yangına elverişli diye koca koca yemyeşil çam dalları kesiliyor, ama çok komiktir ki kesildikleri yerde bırakılıyor ve kuruyan dallar yangına elverişli hale geliyor...

Hani Ankara kafası, çevreci ve korumacı falan olsa tamam... Ya da bilgili olsalar amenna... Hem çevre gidecek, hem de onların çevrelerinin dışındakiler...

Cıbıldak kıyılara haşemalı çıkartma harekatının öngörülmüş planlı ganimet hesabıdır bu... Cennetten günahkarları atıp yerine yandaşlarını koyacaklar... Ve de koylara el koyacaklar...

Cenneti vadetmişlerdi din kardeşlerine... İşte veriyorlar...



Yazarın önceki yazıları:

SOSYAL ÖTENAZİ
BODRUM'A GELİN SAYIN BAŞBAKAN...
AY'A VE MARS'A YAZIK...
KENDİNİ TAŞIDIĞIN YERLER...
En doğal kaynağımız...
"Kayıp Cennet"in canlıları...
Turizm kuşa döndü...
Kuş kondurduk turizmimizin içine
SorguNlama



www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net