Daha Fazla Enerji Elde Ederek de Hasankeyf Korunabilir
Doç.Dr. Mehmet TUNÇER
utta@ada.net.tr
04.10.2006
KISA VADELİ ÇIKARLAR UĞRUNA HASANKEYF KÜLTÜREL VE TARİHSEL MİRASINI YOK ETMEYELİM
Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından bölge ve ülke kalkınmasının
temel
taşlarından biri olarak geliştirilen ve kısaca GAP olarak adlandırılan
proje
Fırat ve Dicle ile bunlara bağlı yan kollar üzerindeki çok sayıda
baraj ile
sulama sisteminin yapılmasını içermektedir. Bu dev projelerin Bölgenin
kalkınması açısından büyük önem taşıdığından kimsenin kuşkusu yoktur..
Ancak, bölgenin böylesine önemli tarihsel ve kültürel mirasa sahip
olması,
bunların belgelenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması
sorumluluğunu DA beraberinde getirmektedir.
GAP tamamlandığında, Fırat ve Dicle gibi iki büyük nehir boyunca uzanan
ve
insan yerleşimine elverişli alanlar sular altında kalacaktır. GAP
kapsamındaki baraj gölleri altında kalacak olan kültürel mirasın ortaya
çıkarılması, belgelenmesi ve kurtarılması uygarlık tarihine karşı olan
sorumluluğumuzun gereğidir. Etkilenecek alanların tümünde arkeolojik,
tarihsel / kültürel kalıntılar ve yöresel kültür mirasının belgelenmesi
için
araştırmaların resmi ve bilimsel otoriteler arasında eşgüdümlü olarak
yapılması gerekmektedir.
Ilısu Barajı rezervuar suları altında kalacak olan bölgenin tarihteki
önemi
oldukça büyüktür. Tarihteki birçok önemli olay burada yer almış,
uygarlık
tarihinin bir çok önemli aşaması DA bu bölgede gerçekleşmiştir.
Kuşkusuz
sular altında kalacak olan bölgenin en önemli ve tanınmış merkezi başta
Artuklu’lar olmak üzere bir çok Ortaçağ devletine başkentlik etmiş olan
HASANKEYF’tir. Hasankeyf, ASUR, HIRİSTİYAN, İSLAMİ-ABBASİ ve OSMANLI
Tarihinin zengin bir hazinesidir. Hasankeyf, Orta Öağ’da, Orta Asya ve
İran,
Arap, Batı (Roma-Bizans) kültürlerinin buluştuğu bir belde;
dolayısıyla,
Selçukluların Anadolu’yu yurt edinmesiyle başlayan Türkiye sentezinin
başlangıç noktalarından biridir. Orta Çağ’a ait büyük bir kentin
korunması
gerekli nitelikleri günümüzde terk edilmiş ve harap vaziyette de olsa
somut
bir biçimde gözlenebilmektedir.
Türkiye Bu Nedenlerle Hasankeyf’i 14 Nisan 1978 Tarihinde A-1105 Sayılı
Gayri-Menkul Anıtlar Yüksek Kurulu Kararı İle Koruma Altına Almıştır.
Yörenin 13.3.1981 tarih ve A-3767 Sayılı ve 08.02.1982 Tarih ve A-3298
Sayılı Kararlar ile I. DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI olduğu tescil
edilmiş ve
burada acilen kazı-araştırma-koruma çalışmaları yapılması
istenmiştir[1].
KORUMA KURULU KARARLARI ve ULUSLAR ARASI ANTLAŞMALARA UYGUN
DAVRANILMASI VE
HASANKEYF’İN BÜTÜNLÜĞÜNE YÖNELECEK ETKİLERE KARŞI ÖNLEM ALINMASI
GEREKLİDİR:
Kale ve Sarayların bulunduğu Yukarı Kent, Baraj seviyesinin üstünde
kalıyor
olsa dA, AŞAĞI KENT’in tümü ile önemli yapılardan ANITSAL KÖPRÜ ve
Anadolu
Timur Dönemine ait özgün bir örnek olan Türbe yapıları Ilısu Baraj Gölü
altında kalacaktır.
Hasankeyf’te kurtarma çalışmaları Ankara üniversitesi’nden Prof. Dr.
Oluş
Arık tarafından 1989 yılında başlatılmış, ancak 1991 yılından sonra
arazi
çalışmalarına ara verilmiştir. Proje kapsamında 1998 yılında tekrar
başlatılan Hasankeyf kazı çalışmaları çerçevesinde tarihsel kentin ve
yakın
çevresinin ayrıntılı olarak belgelenmesi için haritalama çalışmaları
henüz
tamamlanmamıştır. Bu çalışmalar mağara yerleşimlerini de içerecek
şekilde,
yerleşim alanında yer Alan tüm kültürel varlıkların envanter
çalışmalarına
temel olacak şekilde yapılmaktadır.Kültürel mirasın kaybının en aza
indirgenmesi için Hasankeyf üzerine olabildiğince fazla verinin
belgelenmesine yönelik olarak, arkeolojik yüzey araştırmaları ve
kazılar
Dcle’nin sağ yakasında bulunan aşağı kentte olduğu kadar, Sol yakasında
da
sürdürülmektedir.
Türkiye’de elektrik talebi her yıl % 8 artmakta ve sık sık meydana
gelmekte
olan elektrik kesintileri de ekonomik büyümeyi yavaşlatmaktadır. Bunun
önüne
geçilebilmesi için doğal kaynaklardan çevresel açıdan minimum zarar
etkisi
yapacak yararlanma şekillerini kullanmak elbette ki son derece
doğaldır.
Ancak, toplumun yararı beklenen gelişmelerin, topluma rağmen yapılması
da
söz konusu olmamalı, bunun için gerekli önlemler ve telafiler mutlaka
düşünülmelidir.
Baraj yapıldığında Bölge’de yaşamakta olan 52 köy ve 15 beldenin sular
altıda kalmasıyla birlikte 25 000 civarında kişi etkilenecektir.
Yeniden
İskan Eylem Raporu[2]’na göre bu rakam 55 127 (1990 Nüfus Sayımı) ile
71 186
(2000 Nüfus Sayımı) arasında değişmektedir.
Tmmob Elektrik Mühendisleri Odası Ocak 2001 yayınında DAHA FAZLA ENERJİ
ELDE
EDEREK DE HASANKEYF KORUNABİLİR başlığı altında yayınlanan yazıda[3];
Hasankeyf Medeniyetini yok edecek Ilısu Barajının akış yukarısında
(upstream
part);
8 adet barajın yer aldığı
Bunlardan 5’inin işletmeye açık olduğu, dolayısıyla büyük baraj
yerine,
Hidrolik biliminin kurucusu Gelile’nin öğrencisi Toriçelli ilkesi
yaşama
geçirilerek
Basınçlı boru ve kanal sistemleri, aç-kapa yöntemi, doğal ve/veya yapay
anıtların olmadığı derin dereli-yüksek tepeli yüzey şekillerinin egemen
olduğukesimlerde başlangıcında enerji elde edip, akış aşağısında
(downstream) akış düzengeç ve/veya küçük barajlar yapılarak da daha
fazla
enerji elde edilebileceği,
Belirtilmektedir. Her akarsuyun önüne baraj yaparak DOĞA VE TARİHSEL
ZENGİNLİKLERİ YOK EDENLER, bu ülkede daha ne kadar "Barajlar kralı"
seçilecektir. Barajlar kıralı olmayan ve Tuna ve Meriç dışında nehri de
olmayan Bulgaristan’dan enerji Alan ülkemiz öz eleştiri yapmalıdır.
“HASANKEYF, TORİÇELLİ SİSTEMİNİN YAŞAMA GEÇİRİLMESİYLE DAHA
FAZLA ENERJİ ELDE EDİLEREK VE YENİ OVALAR DA KAZANILARAK KORUNABİLİR.
ENERJİ
DARBOĞAZLARI SAVLARI PLANSIZ VE BİLİME PİRİM VERMEYEN YAKLAŞIMLARIN BİR
ÜRÜNÜDÜR”.
[1] Nesrin TÜRKAY’ın “Çevre Planlaması” Dersine sunduğu “Ilısu
Barajı
Projesi’nin Çevresel Toplumsal ve Diğer Açılardan Değerlendirilmesi”,
başlıklı çalışma, Şubat 2001, Ankara Üniversitesi, SBF, Kent ve Çevre
ABD.
[2] Ayşe KUDAT, 2000, “Ilısu Dams’ Resettlement Action Plan”, Achieving
International Best Practice, Berne decleration Update.
[3] İlyas YILMAZER, Özgür YILMAZER; “DAHA FAZLA ENERJİ ELDE EDEREK DE
HASANKEYF KORUNABİLİR”, TMMOB, EMO, Elektrik Mühendisliği Dergisi, Ocak
2001, sayı 407, S.32-37.
Sayfayı
www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net