HERŞEY DAHİL SİSTEMİ SADECE TÜKETİCİYE YARADI!
Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr
15.08.2006
Uzun yıllardan beri turizmde herşey dahil sistemini tartışıyoruz. Böyle
giderse de bu tartışma bitmeyecek. Bu konuyla ilgili ehil olsun olmasın
önüne gelen bir şeyler söylüyor; yazıp, çizip fikir beyan ediyor. Kim ne
yazarsa yazsın, ne derse desin bu saatten sonra bu sistemden Türkiye asla
vazgeçemez çünkü HD'nin yerine koyacağımız, misafirin tercih edeceği başka
alternatifimiz yok.
Ülkemizi ziyaret eden misafirlerin neredeyse yüzde 99'unun tercih ettiği
bir sistemden nasıl vazgeçersiniz? Elbette vazgeçemezsiniz. Zaten
profesyonellerin derdi HD'den vazgeçmek değil, sistemin daha sağlıklı ve
yararlı yürümesi için, bazı standartların getirilmesini sağlamak.
Herşey dahili ortaya çıkaran ülkelerin çoğu bu sistemden uzaklaşıyor ama
yerine alternatifini geliştirerek uzaklaşıyor. Peki, şimdi ben bu
sistemden vazgeçelim diyenlere sormak istiyorum. Deniz, güneş ve kuma
endeksli olan bu sistemden vazgeçtiğiniz takdirde Ege ve Akdeniz'e gelen
misafire ne sunacaksınız? Yanıt yok!
Her önüne gelen bu sisteme geçti. Her önüne gelen diyorum çünkü apart
otellerden tutun pansiyona kadar HD uygulanıyor artık ülkemizde. Bu işin
en azından bizim ülkemizde bir standardının olmadığı doğru. Sistemin
misafire pazarlama yapılırken verilen sözler ışığında işleyip işlemediğini
kontrol eden bir mekanizma yok. Belki de en büyük sıkıntı bu noktada
yaşanıyor.
HD'nin ülkemizde ne kadar suistimal edildiğini gösteren ilginç olaylar da
oluyor. Geçenlerde Alanya'da bir turist dolmuşa binmiş para vermemiş ve
inerken kendisinden para isteyen dolmuşçuya "Ben buraya herşey dahil ödeme
yaparak geldim," demiş. Fıkra gibi bu konuyla ilgili daha yazabileceğim
örnekler de var.
Sözün kısası, işini iyi yapanla yapamayanı ayırt edecek bir sistem
geliştirilmesi lazım, sektörün de beklentisi zaten bu doğrultuda. Oteller
bu sistemi uyguluyor diye günah keçisi ilan etmemek lazım. Turistler bu
sistemden dolayı otellerden çıkmıyor yaygarasını da doğru bulmuyorum. Kimse
kusura bakmasın ama bu aşamadan turistlerin otellerinde kalmasının ilerisi
için daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Bu noktada ne demek istediğimi
alt yapısı olmayan, turisti hala yolunacak tavuk gibi görenler anlıyordur.
Bu arada, Kemer'deki Ambassador Otellerinin Sahibi ve Genel Müdürü aynı
zamanda AKTOB ve KETAV üyesi olan Aslı Bayar Ulukapı "Herşey dahil sistem
için bir günah keçisi aranıyor ve neden sürekli otelciler sorumlu tutuluyor?
Esnaf kan ağlıyor suçlusu herşey dahil sistem mi?' başlığı adı altında
bana bir mail göndermiş.
Aslı Hanım'ın gönderdiği bu mail aslında otelciler adına HD'yi çok iyi
özetliyor olsa gerek. İşte, otelci gözüyle Türkiye'deki HD:
"Herşey dahil sistemi ilk olarak bölgemize getirip otelcilerle tanıştıran
yabancı tur operatörleridir. Bu sistemi otelciler getirmedi. Tam tersine
herşey dahil sistem çalışmazsanız tesisinizde müşteriniz olmaz dedikleri
için, birçok işletmeci sistemini değiştirip yeni yatırımlar yaparak herşey
dahile geçti.
Yurtdışında Yunanistan 'da, İspanya'da bu sistem uygulandığı için, rekabete
sürüklendik. Otelinizin dolmasını istiyorsanız bu sistem de çalışacaksınız,
diğer ülkelere kaptırırsınız müşterilerinizi dedikleri için, apart
otellerimiz bile herşey dahil sisteme geçti.
Esnaf işleri iyi gitmiyor diye herşey dahille çalışan otelleri suçluyor ama
bu sistem sayesinde bu doluluğu yakalıyor tesisler. Herşey dahil sistem bir
işletme için kesinlikle karlı değildir ve gönüllü olarak tercih edilecek
bir sistem değildir. Herkesin bunu bilmesini isterim. Bu sistem arz talep
meselesidir .Yunanistan ve İspanya ile rekabette olan ülkemiz turizmi için
başka şans tanınmamıştır ve bu yarışa katılmak zorunda bırakılmıştır
otelciler.
Turistler bir tatil planı yaparken deniz, kum, güneşin yanısıra ailece
ekonomik ve sağlıklı, huzurlu bir tatil yapmak istemektedir. Ekonomik tatil
için herşey dahili seçiyorlar çünkü seçtikleri herşey dahil tesisler tur
operatörünün tavsiyesi ve kontrolü altında hijyenik yiyecekler sunuyor
uygun fiyatta. Bu sistemden nasıl dönülür? Otelcilerin yapabileceği hiçbir
şey yok. Bu kararı turistler verecek.
İşte, bu noktada, öncelikle yerel yönetimlere çok önemli rol düşüyor.
Restoranlarda fiyat listesi olacak, neyi kaça yediğini bilecek turist .
Hijyenik AB standardında bir mutfaktan çıkacak yemekler. Yemekten sonra
sürpriz fiyatlarla karşılaşmayacak. Daha önce 1000 USD bir tabak jumbo
karidese istenip karakolluk oluyordu turistle restoran sahibi. Turistlerin
gözü korktu dışarıda yemek yemekten. Bunun gibi pek çok sebep herşey dahile
itiyor turistleri. Bu kontrollerin mutlaka belediyelerce yapılması
gerekiyor. O zaman turistler dışarıda da güvenerek yemek yer ve tatilini
ucuza geçirir. Önce kendi standartlarımızı düzeltelim sonra suçu
başkalarına atalım. Tercih edilen bir restoran, bir otel, bir ülke olmak
bizim tek tek birey olarak elimizde. Teşekkürler."
Not: Bu yazı Akşam Akdeniz'den alınmıştır.
Mevlüt Yeni'nin önceki yazısı
TÜRKİYE MODASI VE YENİ DESTİNASYONLAR
|