Tanıtım programında Mevlana yılı neden yok?


Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr

18.01.2007

Mevlüt YENİ Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un 2007 yılı tanıtım programıyla ilgili İstanbul'da sektörün önde gelen isimleriyle yaptığı sunum toplantısına katılmadığım için ayrıntıları tam olarak bilmiyorum. Ancak bana ulaşan belge bilgi ve medyadan takip ettiğim kadarıyla bakanlık kültür turizm açısından son derece önemli bir konuyu atlanmış veya es geçmiş görünüyor.

Nedir bu önemli konu derseniz? Elbette UNESCO'nun 2007 yılını "Dünya Mevlana Yılı" ilan etmesidir. Yurt dışında kullanılacak olan tanıtım afişleri ve filmleri de gördüm bu konu işlenmemiş. Semazen gösterisi görseli var ama bu asıl konuyu işlemiyor.

Aynı Bakanlık Mevlana'nın doğumunun 800. yılı olması ve 2007'nin ''Dünya Mevlana Yılı'' ilan edilmesi konusunda UNESCO'ya başvuruyor. Böylece Bakanlığın talebi örgüt tarafından olumlu bulunuyor ve böylece, Mevlana'nın 2007 yılında tüm üye ülkelerde anılması yolunda karar alınarak ""Dünya Mevlana Yılı" ilan ediliyor.

Geçen Çarşamba akşamı VTV'de "Turizme Yeni Bakış" programına konuk olan Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı Nizamettin Şen'de bakanlığın bu konuya duyarlılık göstermediğini söyledi.

Konya Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler de, UNESCO'nun aldığı bu kararın, Türk kültürünün önemli köşe taşlarından biri olan Mevlana ve Mevlevi kültürünün dejenere olmadan gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir adım olduğunu söylüyor ve turizm açısından da bu olayın Türkiye olarak çok iyi işlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Ayağımıza kadar gelen bu gibi fırsatları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye'nin sadece deniz, kum güneşten ibaret olmadığını anlatmak için böylesi ürünlere ihtiyaç var.

Kültür turizmi, kültür turizmi diyoruz alın size önemli bir kültür turizmi fırsatı...

Sanıyorum elimize gelen fırsatları kaçırmakta üstümüze bir başka daha devlet yoktur.

Son olarak bildiğiniz gibi bir güneş tutulması gerçekleşti.

Dünya'da bunun en iyi izlenecek yerlerin başında Türkiye vardı. Bildiğim kadarıyla en net Antalya'dan izlendi..

İmparatorlarını 'Güneşin oğlu' sayarak kutsallaştıran Japonlar, tam güneş tutulmasını Antalya'da kurdukları köyden izledi.

Biz bunu bile kullanamadık. Belki ikinci sefere diye bir şansımız da yok. Bunun için yıllarca beklemek gerekiyor. Çünkü bir sonraki güneş tutulması 2060 yılında gerçekleşecek.

Kıssadan hisse.

Dünya Mevlana yılı nedeniyle şimdi elimize bir fırsat geçmiş. Bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz.

Hem turizm açısından, hem de Türkiye'nin imajı açısından çok önemli sayıyorum "Dünya Mevla Yılı"nı.

Ne demiş Hz. Mevlana,

"Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... "

Ne güzel söylemiş değil mi?

Üstelik bunu yüz yıllar öncesi söylemiş.

Dünya barışı diyorsan önce Hz. Mevlana'yı öğren diyeceğiz.

Bundan güzel imaj olur mu?

Bundan güzel tanıtım olur mu?

Bundan daha güzel kültür turizmi yapılır mı?

Mevlana, yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetliyor.

Mevlana'yı tanıtmak için ise onun felsefesini iyi bilmemiz gerekiyor.

Çok okumamız gerekiyor,

çok tanıtmamız gerekiyor,

çok çalışmamız gerekiyor.

Çooook....


Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:



Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net