Uyuyan Türkiye'nin turizm stratejisi!


Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr

23.01.2007

Mevlüt YENİ Yatak sayısı her geçen artan ancak gelir ve turist sayısı azalan ülkemizin pazardan hak ettiği payı alabilmesi için ayağı yere basan planlamalara ihtiyacı var.

Yıllardır turizmde bir master plandan söz ediyoruz. Yani uzun yıllardır, üstelik koro halinde turizmin bir master planının olmamasından şikayetçiyiz.

Sürekli konuşuyoruz, tartışıyoruz ama ortada ne plan var ne de mastır!

Geçenlerde Koç Bakanımız "Master planımız yok ama artık stratejik planımız var." demiş…

Yani bizim master plan oldu şimdi stratejik plan. Stratejik plan denileni de inceledim.

Bunun adına stratejik plan değil de "komedi planı" deseydiler daha şık olurdu! Bu sözler bana ait değil, sektöre yön veren profesyonellere ait. Çünkü bu planlar hazırlanırken her ne kadar "Sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak hazırlandı" dense de çoğu sektör temsilcisi bu plandan haberi bile olmadığını söylüyor.

Turizm ve planlama konularında Türkiye gerçekten çok ama çok ciddi hatalar yapıyor, inanılmaz fırsatlar kaçıyor elimizden.

Sektör artık bu sorunlarla yatıp kalmaktan, boğuşmaktan inanın yoruldu! Bu yüzden de iç dinamiklerimiz her geçen gün sinerjisini kaybediyor.

Bu sorunları yazmaktan bıkmadım usanmadım ama inanın ben de yorulmaya başladım. Ne olacak bu sektörün hali?

Sabır taşları yerinden oynadı artık!

Göz göre göre hatalar.

Bile bile lades!

Sanırım sadece bizim ülkemize has bir şey olsa gerek tüm bunlar!

Rusya'daki tanıtım afişlerinde Urfa, görsellerinde İstanbul fotoğraflarının yer aldığını duyduğum zaman yazdıklarımda ne kadar haklı olduğumu anlıyorum. Böyle bir hata da zaten sadece bize mahsus olsa gerek!

Peki nereye kadar?

Turizm hedefleri ve bu alanda yapılan yatırımlara baktığımız zaman turizm Türkiye'nin ilk sırasına yer alması gereken bir sektör iken maalesef en son sıralarda yer alıyoruz. Sözünü ettiğimiz sektörün milli gelire katkısı 15 milyar doların üzerindeyken bu sektöre yapılan yatırımların milli değeri ise 36 milyar dolar civarında. Türkiye'nin 36 milyar dolarlık turizm yatırımları atıl duruma düşürülemez. İşte bu sebeple Türkiye'nin kurtuluşu turizm diyoruz ve bu sektörün amatör yönetilmemesini istiyoruz.

Turizm sektörü siyasilerin söylemlerinde evet, ilk sıralarda olabilir ama realiteler hiç de öyle göstermiyor. Henüz doğru dürüst bir yasası bile olmayan sektörde hangi söylemden söz edebiliriz ki?

Bu geminin içinde olan bir insan olarak rakiplerimizin durumunu inceledikçe kendi fotoğrafımızı daha net görebiliyorum ve gerçekten içim yanıyor.

Neden 40-50 milyar dolar gelir hedefi olan bir sektör bu ülkede neden üvey evlat muamelesi görüyor acaba?

Neden sektörün beklediği yasalar meclisten çıkmıyor?

Neden turizmin bir master planı yok?

Neden KDV, ÖTV gibi sektörün Ankara'dan beklediği sorunlara çözüm üretilmiyor?

Neden Türkiye'nin rakipleriyle rekabet edebileceği koşullar yaratılamıyor?

Bu ve benzer nedenleri peş peşe çoğaltabiliriz…

İşte bu "Neden"lerden ötürü Türkiye'de turizm kötü idare ediliyor diyorum. Çünkü sektör üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor ve siyasi iradeden de aynı yaklaşım bekleniyor.

Birçok proje ve uygulamasını beğendiğim bu hükümetin beğenmediğim, eleştirdiğim tek yönü üretemedikleri turizm politikalarıdır.

Tüm bunları yazarken elbette emek verenlere de saygı duyuyorum.

Gerçekten onları tenzih ederek yazıyorum bu satırları. Ama artık bıçak kemiğe dayanmış görünüyor.

Sıkıntı büyük: El değiştiren oteller, çeklerini ödeyemeyen işletmeler, iflasın eşiğinde olan acenteler… Çok yakında hiç ummadığınız adı sanı olan turizm firmaları iflas bayrağını çekerse hiç şaşırmayın lütfen.

Türkiye'mizin süslü püslü sözler ve boş vaatlerle kaybedecek zamanı kalmadı.

Uyanın artık, uyanın!


Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:



Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net