5 yıldızlı ucuz tatil balonu patladı mı?
Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr
29.01.2007
Nasıl bir iştir bu? Yasalar ihlal edilmek için mi çıkar, yoksa başka bir
şey mi?
Aylar önce "Beş yıldızlı yalan ilanlar tüketiciyi aldatıyor" başlıklı köşe
yazım 27.10.2006 tarihinde Akşam Akdeniz'de , aksam.com.tr 'de ve yine
aynı tarihlerde sektörün yakından takip ettiği birçok turizm sitelerinde
yayımlanmıştı.
Geldiğimiz noktaya baktığımızda, konunun aylar önce bu ülkenin savcıları,
sektörün temsilcileri, turizmin bakanlığı, tüketici derneklerince
irdelenmesi gerektiğini bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Ne yazmıştık aylar önce? Dilerseniz bir kez daha hatırlayalım.
"Ben bu ilanlarla tüketicinin yanıltıldığına inanıyorum ve bugün bu konuyu
yazmak istedim. Tüketici olarak '4 gece 69 euro olan 5 yıldızlı otellerin'
hangileri olduğunu araştırdım ama hiç öyle bir otele rastlamadım. İlanı
veren acentenin adını buraya yazmayacağım. Çoğunuz biliyorsunuz bu firmanın
kim olduğunu.
Uzun zamandır iç piyasaya basın yoluyla ucuz otel pazarlayan irili ufaklı
acentecikler var. Acente'cik' diyorum, çünkü halkı yanıltmaya yönelik
hareket içine giren kötü niyetli firmalar ile işini doğru dürüst yapanları
bir birinden ayırmak istiyorum.
Efendim, günlüğü 17 euro 5 yıldızlı otel yok mu? Elbette var! Benim
itirazım ilanda hangi 5 yıldızlı otelin 4 geceliğinin 69 euro olduğunun
o ilana yazılmamasınadır. Eğer bir ilanda afaki '5 yıldızlı otellerde 69
euro tatil imkanı' diyor ve ilan içinde hangi otel olduğunu yazmıyorsanız
bu tüketici haklarına ve rekabet kurallarına aykırı değil midir?
Bu konuda elimde, bana ulaşmış, kandırıldığını iddia eden çok sayıda okur
mektubu var. Mağdur olanlar, mektupta 'Bize sattıkları şartlar ile
gittiğimiz oteller ve şartları bir birine uymuyor. Hizmet yok kalite sıfır.
Yani 5 yıldızlı otel diyerek tek yıldız bile verilmesi imkansız olan
tesislere gönderiliyoruz.' diyor.
Gittiği otellerde perişan olan tatilzedeler, artık birilerinin bu yalana
dur demesini istiyor. Peki kim diyecek bunu? Turizm Bakanlığı mı? Bu
acentelere belge veren TÜRSAB mı?
Bakın bu ilanların çoğunun altında TÜRSAB logosu var. Acaba bu tür ilanlar
gazetelere verilmeden önce doğruluğu TÜRSAB veya başka bir merci tarafından
teyit ediliyor mu? Belki insanlar ilanlardaki TÜRSAB logosunu bir güvence
olarak kabul ediyor.
Bunu bir yabancıya yapmaya kalkışsak yer yerinden oynar. Peki, yerlinin
suçu ne? İç turizme ilgi göstermesi mi, kötü dönemlerde turizmcinin
imdadına yetişmesi mi?"
Bu yazı 27 Ekim 2006 Akşam Akdeniz ve aksam.com.tr
(http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a= 56636,10,55&tarih= 27.10.2006)
27 Ekim 2006 turizmdebusabah.com (http://www.turizmdebusabah.com/haber_detay.asp?haberNo=29991)
27 ekim 2006 turizmhaberleri.com
(http://www.turizmhaberleri.com/KoseYazisi.asp?ID=90) yayımlanmıştır.
Uyarımızın üzerinden dört ay geçti, bazı medya yayın organlarında
haberler şu cümlelerle yansıdı "99 Euro'luk kampanyalarıyla ünlenen Wing
Travel'in kapısına kilit vuruldu."
Devamında "Antalya'daki birçok 5 yıldızlı otelde ucuz tatil vaat eden
firmanın pazarladığı oteller için kredi kartı ile ödeme yapanlar,
tesislere gittiklerinde kapıda kaldı."
Firma yöneticilerine ulaşılamıyor. ATSO Başkanı Özgen "Ucuz etin yahnisi
yavan olur. Tatilciler daha dikkatli davranmalı." dedi.
Efendim Doğan Haber Ajansı'nın haberine göre, merkezi Antalya'da olan Wing
Travel adlı acente, yerli turiste ucuz tatil olanağı sağlanması için
anlaşmalı olduğu 5 yıldızlı otellerde konaklamak için başvuranlara, kredi
kartıyla taksitli ödeme koşuluyla oda sattı. Yine haberde geçen iddiaya
göre aynı acente, müşteriden aldığı parayı otellere yatırmadı. Tatil için
Antalya'daki otellerde yer ayırttıklarını zannederek valizini kapıp tatile
gelen pek çok kişi, otele ödeme yapılmadığı için oda bulamadı ve ortada
kaldı.
Örneğin, Wing Travel ile anlaşması olan Antalya Sealife Otel Genel Müdür
Yardımcısı Kadir Derel “Hem ödemelerimizi yapmadılar hem de müşterilerimize
karşı imajımızı zedelediler. Hukuki süreç başlattık. En azından bizi
İnternet sitenizden çıkarın' dedik. Onu da yapmadılar” açıklamasında bulunmuş.
Konuyla ilgili bir başka çarpıcı açıklama ise Lara Beach Otel Genel Koordinatörü Mehmet Biçer'den geldi. Biçer, “Bir süredir durumundan şüphelendiğimiz bu acenteyi güvenilmez bulduk ve çalışmaktan vazgeçmiştik. Saadet zinciri gibi mantıksız bir işletme yönetimleri vardı. 99 Euro'ya 1 hafta sattıkları tatilden 5 Euro kazanıyorlardı. Bu kadar küçük kar marjıyla da reklam ve tanıtım, telefon kira ve personel ücreti vermeye çalışırsanız olacağı bu" diyor.
Bu arada, eşi ve çocuğuyla Kemer'deki bir otele aynı firma üzerinden 4 gün tatil yapmaya gelen Avukat Seda Tekin başından geçenleri söyle anlatıyor; “Kredi kartıyla ödeme yaptım. Ancak bir süre beklememize rağmen makbuz gelmedi ve firmayı her gün aramaya başladım. Firma tam 2 hafta boyunca bahaneler öne sürerek oyaladı. Bir süre sonra da telefonlara çıkmamaya başladılar. Bunun üzerine firmaya gittiğimizde kapıyı açan kimse olmadığı gibi kapıya yapıştırılmış bolca ihbarnamelerle karşılaştık. Bu işin peşini bırakmayacağım, hukuki süreç başlatıyoruz"
Efendim burası Türkiye demek içimden gelmiyor ama maalesef böyle vakalar en çok bizim ülkemizde yaşanıyor. İşte bende buna üzülüyorum.
Aylar önce bu konuyu yine bu köşeden kaleme aldığım da kimsenin kılı bile kıpırdamadı. Yazık! İnanın çok yazık.
TÜRSAB Başkanı Sayın Başaran Ulusoy bana gücenmesin ama 4 ay önce bu ilanlarda kurumunun logosunu kullanan bu firmayla ilgili bazı sorular sorduğum da sesiz kaldılar.
Çıkıp o zaman bir açıklama yapabilirlerdi. Logolarını o ilanlardan çıkarabilirler di? Onlar bizim gördüklerimizi görmüyorlar mı?
Ortalardan kaybolan bu firmanın yetkilisini aylar önce uyardığım zaman beni telefonla arayıp tepki göstermişti. Hatta daha sonra bu işin nasıl olduğunu irdelemek üzere kendisini VTV 'de hazırlayıp sunduğum “Turizme Yeni Bakış” programına defalarca çağırdım ama gelmedi. Zaten o zaman anlamıştım bu işin ucunda bir bit yeniği olduğunu.
Her dönem benzer rezillikleri yaşıyoruz, ama hiçbir kimse çıkıp, “Arkadaş sen ne yapıyorsun" diye hesap sormuyor.
"Bu işi nasıl yapıyorsun? 5 yıldızlı otelde bir hafta fiyat olur mu? diye bunun hesabını sormadılar.
Olan yine sade vatandaşa oluyor.
Peki tatilci kime güvenecek?
İç turizmi böyle kazık anlayışıyla mı geliştirip hareketlendireceğiz?
Turizmin “yasası yok" dolayısıyla denetimsizlik diz boyu diyoruz, bana kızıyorlar!
Hey benim güzel yurdum!
Hey benim güzel yurdumun güzel insanları!
Allah hepinize sabırlar versin...
Başka diyecek söz bulamıyorum.
Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|