Fuarlara bakıp kendimizi aldatmayalım


Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr

27.03.2007

Mevlüt YENİ Berlin, Moskova ve diğerleri…

Turizm fuarlarından söz ediyorum.

Özellikle ITB Berlin ve MITT Moskova'ya baktığınız zaman o yılın turizm hareketiyle ilgili olumlu veya olumsuz bazı ipuçları elde edebiliyorsunuz.

Bir kaç tanesine ben de gittim.

Görüntü net olmasa da harekete bakarsak ehh işte fena değiliz!

Bakanlık bu sene dersine iyi çalışmış olacak ki geçen yıl yaptıkları hataların tekrarı yoktu bu fuarlarda. Benim gözlemim böyleydi en azından.

Berlin'de Bakan Atilla Koç ile görüştüm. Moskova'da da…

Oradaki pozitif hareket turizmcilerin olduğu kadar Bakan Bey'in de yüzünü güldürüyordu. Kiminle konuştuysam "Bu sene çok iyi olacak," diyordu.

Moral motivasyon bakımından buraya kadar güzel…

Peki ya bundan sonrası?

Türkiye'ye büyük bir ilginin olduğu doğrudur. Peki neye göre iyiyiz? Kötü gidişe göre mi? Yoksa rakiplerimizin durumuna göre mi?

Bence fotoğrafı daha net görüp ona göre yorum yapmak lazım.

Türkiye'nin mevcut yatak kapasitesi ve turizm değerlerine baktığımız vakit yılda en az 50 milyon misafir ağırlayacak bir kapasitedir.

Peki 2007 hedefimiz veya bugüne kadar gerçekleşen rakamlar nedir? Elbette kapasitemizin yarısı bile değil.

Başarı dediğiniz buysa o zaman diyeceğim yok.

Benim hedefim veya turizm gelirlerinden beklediğim bu değil.

Ha! "Daha da kötü olmak var", "Buna da şükür", diyeceksek o zaman eyvallah!

Muhakkak bu işlerde moral motivasyon faktörü çok önemli. Amacım moral bozmak filan değil. Fuarlarda çektiğim fotoğrafı sizlerle paylaşmaktı.

Artık bilgi ve teknolojik devrimin yaşandığı bir dünyada, fuarlardan söz etmek bile bana çok yalın geliyor! Evet fuarlar eskiden çok önemliydi! Neden? Şimdi insanlar eskisi gibi fuarlara gidip çanta çanta katalog toplama yerine fındık, fıstık lokum yiyip promosyon ürünlerine saldırıyor:

İnanın çoğu insan artık eksisi gibi tatil planını yapmak için fuara gitmiyor.

Artık hizmet insanların evine, kısacacı ayağına gidiyor.

Bu sene TUI gibi bir dünya devi bir çok fuara katılmadı.

Neden?

Fuarlara katılmayalım demiyorum. Katılalım da rakiplerimiz fuar bütçelerini azaltıp başka alanlara yatırım yaparken biz fuar bütçelerimizi artırmayalım. Benim talebim reklam bütçelerinin genele yayılmasıdır.

Basın yayın, açık hava reklamları başta olmak üzere, önemli merkezlerde Türk geceleri düzenlenmelidir.

Farklı dillerde Türkiye'yi adam gibi tanıtan İnternet siteleri hazırlanmalıdır.

Türkiye'nin yapacak çok ama çok işi var.

Sonuç olarak:

Bakan Bey'e bizzat söyledim, bu olumlu havanın birilerini rahatsız edeceğini.

Yani rakipler boş durmuyor.

Türkiye'nin bu yükselişinden rahatsız olanlar yine öyle ya da böyle "Şer" düğmesine basacaktır. Çünkü hep bunu yaptılar… Yapacaklar da…

Acaba biz böylesine olumsuz durumlar karşısında ne yapıyoruz? Kriz anını nasıl yönetiyoruz? Hazırlıklı mıyız? Bir B planımız var mı?

Ben bu soruların yanıtını arıyorum bugün!

Gözümüzü dört açalım!

Su uyur düşman uyumaz misali, biz de uyumayalım.

Turizmi çatlatıp patlatmak, hava limanında geleni gideni saymak yerine, Yarının planlarını şimdiden, hem de daha büyük hedefler koyarak yapmaya başlayalım. Ayrıca en beceriksiz olduğumuz şu kriz yönetme sanatını öğrenelim.

Başımıza gelebilecek olağanüstü bir konu karşısında neler yapabileceğimizi şimdiden planlayalım ve bir B planı oluşturalım.

Tüm bu ve diğer ödevlerimizi yaptığımız zaman ancak başınızı yastığa rahatça koyabiliriz.

Aksi halde! Körler, sağırlar "fuarlarda" bir birimizi ağırlamaya devam ederiz!


Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:



Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net