Yunanlıdan dost olur mu?
Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr
20.06.2007
Yıllardan beri süregelen Türk-Yunan düşmanlığını tamamen ortadan kaldırmak
mümkün mü bilmem ama son yıllarda dostluk ve kardeşlik adına çok şeyler
yapıldığını söyleyebilirim.
Her iki tarafta kurulan sivil girişimler dostluk adına ciddi çabalar sarf
ediyor.
İşte bunlardan biri, belki de en başında geleni DEFNE Türk-Yunan Derneği.
1999 yılında Hikmet Özkan tarafından kurulan bu dernek, altı yıldan bu
yana dostluk adına hoş projelere imza atıyor.
Üç ay önce gazeteci dostum Celal Başlangıç, bu sene dostluk festivalinin
Antalya ile Rodos şehirleri arasında yapılacağını anlattığı zaman söyle
biraz yıllara geri dönüp büyüklerimizin, hatta ilkokulda öğretmenimin
söyledikleri gözümün önüne geldi ve aklıma hemen söyle bir soru geldi:
“Yunan’dan dost olur mu?..”
Her ne kadar hâlâ bazılarımız “Yunan’dan dost olmaz...” diyor olsa da
“Neden olmasın?” diye sormak isterim böyle düşünenlere!
Yıllar su gibi akıp gidiyor!
Tarih sayfaları evet, bazı gerçeklerin altını çiziyor olabilir ama
kendimizi de yeni dünya düzenine uydurmazsak yalnız kalmaya devam edeceğiz
bu dünyada.
Yani köprülerin altından dünden bugüne çok sular aktı. Akmaya da devam
ediyor.
İşin özüne bakarsak kavgalar tamamen tepe noktada yani siyaseten yapılıyor.
Tabana indiğimizde fanatiklerin sayısı olsa da yukarıdakiler kadar etkili
değil. Bunların çoğu iki tarafta da medyadan okudukları ile
çılgınlaşıyorlar!
Sınırları genişlemekte olan bir dünyaya doğru gittiğimiz günümüzde
düşmanlıktan söz etmek artık bana çok gülünç ve komik geliyor.
Hiç unutmam, seneler önce Alanyaspor-Antalyaspor maçında Alanyalı
taraftarların stada astığı fanatikliği anlatan ‘Ne Yunan- Ne Rum tek
düşmanımız Antalya’ pankartını.
Çocukluk yıllarımda büyüklerimden sıkça duyduğum, hâlâ kulaklarımda
çınlayan diğer bir söz ise “Ayı derisinden post, Yunan’dan dost olmaz...”
Aslında tırnak içinde verdiğim bu sözler çok şeyin altını çiziyor.
Dünya değiştikçe, kavramlar ve insanların bakış açıları geliştikçe
düşmanlıklar dostluğa dönüşüyor.
Eskiden orak çekiç işaretini görünce çoğumuzun sinir sistemi bozulurdu!
Şimdi en çok işi Ruslarla yapıyoruz, hatta çoğumuz Rusla evli; çoluk,
çocuk sahibi oldu.
Radyolarda, TV’lerde; dağda, bayırda Yunan şarkıları dinliyoruz.
Atina’nın en işlek caddesinde bir lokantada Tarkan’ın “Şıkıdım”ı çalıyor.
Yani bazılarımız hâlâ -ki bu Yunanistan’da da var düşmanlık duygularından
vazgeçememiş olsa da özellikle yeni nesil eskilerden çok ama çok farklı
düşünüyor.
Tarih boyunca Türkiye yakın komşularıyla hiç geçim yapamadı.
Bunun faturası da bize çok ağıra patladı.
İçinde “Düşman” kelimesi olan her yaklaşım bana ters geliyor. Sadece
Yunanistan ile değil, tüm komşularımızla iyi geçinmemiz gerektiğini
düşünüyorum. Sonuçta başınıza bir iş geldiğinde ilk kapısını çaldığınız
kişi “komşu”nuzdur. Eğer komşunuzla geçim yapamıyorsanız apartmanda
yapayalnız kalırsınız.
Nitekim, Türkiye şimdilerde aynen böyle değil mi? Ne Irak, ne Suriye, ne
İran, ne Bulgaristan ne de Yunanistan hangisiyle dostuz? Bizim dışımızda
komşularıyla kavgalı olan ikinci bir ülke söyleyin.
Hatırlayacaksınız belki, 1999 depreminde Türkiye’ye ilk yardım elini
Yunanistan uzatmıştı.
O yıllarda başlayan dostane yaklaşımı artırmak ve yıllardan beri devam
eden Türk-Yunan düşmanlığını artık ortadan kaldırmak adına her iki taraf
arasında içinde 'dostluk' kelimesi yer alan etkinlikler artarak devam
ediyor.
DEFNE adındaki dernek, önce İzmir- Selanik, ardından Midilli-Assos,
Bozcaada-Aleksandropolis, geçen sene Denizli-Samos, ve bu sene de
Antalya-Rodos dostluk festivali düzenledi.
Festivalin ana teması “Hayattan, Kentten ve İnsandan Yüzler..”
Her iki tarafta yapılan etkinliklerde eşitlik ilkesine inanılmaz önem
veriliyor. Eğer bir Türk şarkı söylüyorsa muhakkak yanında bir de Yunanlı
sanatçı şarkı söylüyor. Örneğin Ara Güler-Mikos Ekonomopulos’un önce
Antalya, ardından Rodos’ta ortak sergi açması gibi. Bu yıl Antalya’ya
gelenler arasında 12 Adalar Valisi İonnis Macheridis, Rodos Belediye
Başkanı Hacis Hacieftimiadis ve 40 civarında yazar, gazeteci ve
siyasetçiler vardı. Hele bir tanesi var ki, yaşı büyük olmasına karşın
kendini dostluğa adamış bir isim.
Defne - Atina Başkanı, Prof. Kostas Sofoulis’tan söz ediyorum.
Kendisi Yunanistan ve altı adada Ege Üniversitesi’ni kurmuş. Türk-Yunan
dostluğu için inanılmaz çabalar sarf ediyor.
İşte bu ve benzeri organizasyon aradaki düşmanca yaklaşımları yok eder mi
bilmem ama gözlemlediğim kadarıyla DEFNE gibi derneklerin çoğalması
gerekiyor.
Biz, Antalya Gazeteciler Cemiyeti olarak bu dönem Batı ve Doğu ile olan
ilişkilerimize önem veriyoruz. Dostlukların daha çok medya üzerinden
sağlanacağı inancıyla bazı ülkelerin gazeteci örgütleriyle işbirliği
yapmayı planlıyoruz. Bunlardan biri de Yunanistan.
Umarız bu tür yaklaşımlar çoğalır. Umarız dostluk kazanır... Sağlık içinde
dostça kalın...
Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|