Maraton ÖGER’in değil Antalya’nın markasıdır
Mevlüt YENİ
Yazara ileti
31.01.2008
Hep yakınıyoruz! Turizmi 12 aya nasıl yayacağız? Özellikle kış aylarında kapattığımız onlarca tesisi nasıl açık bırakacağız? İşine son verdiğimiz 150 bin turizm işçisine nasıl istihdam oluşturacağız diye. Elbette kış aylarında turizm yapabilmek için bazı değerlere sahip olmak lazım.
Peki, sormak istiyorum şimdi. Türkiye, kış turizmi yapabilecek değerlere sahip, değil mi?
Elbette sahip, Hem de fazlasıyla.
Bir gün içinde 4 mevsimin yaşandığı 2’nci bir dünya ülkesi gösterebilir misiniz bana? Sabah çık yukarı Beydağları’na kayak yap, öğleden sonra in Antalya Konyaaltı sahilinde denize gir! Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2008 yılı tanıtım filmlerini izledim. Görsellerine baktım ama hiç bu tarz doğal değerlerden söz edilmiyor. Moskova’da Bakan Bey’in basın toplantısında ajans filmler ve görsellerle ilgili sunum yaptı orada da göremedik.
İstanbul’un F1’i varsa artık Antalya’nın da Maratonu var!
Mart başında Antalya’da yapılan Maraton’a 22 ülkeden yaklaşık bin 500 sporcu katılıyor. Bazı küçük beyinler için bu organizasyon küçümsenebilir ancak Antalya Maratonu bana göre gelecek yılların en önemli spor markaları arasına girecek.
Bugün Organizasyonu ÖGER yapıyor olabilir. Elbette birileri bu tür büyük işlere liderlik edecektir. “Nasıl olsa ÖGER Maratonu yapıyor, bize ne gerek var?” deyip kenara çekilme mantığı asıl bizi, Türkiye’yi perişan ediyor. Kıskançlıkları, kişisel çekişmeleri bir kenara bırakabilsek sorunlarımız daha çabuk çözülecek. Hazır Maraton örneğiyle yola çıkmışken, ÖGER’in 2 yıldır başarıyla yapmaya çalıştığı Maraton’un bu yıl 3’üncüsü gerçekleşiyor.
Gelinen nokta ve çalışmalar hakkında bilgi almak üzere Recep Yavuz kaptanlığındaki yürekleri Antalya aşkıyla dolu 17 kişilik Maraton ekibini ziyaret ettim.
Gördüğüm ekibin heyecanı şahsen beni de heyecanlandırdı. 3 sene evvel yine bu gencecik, az sayıdaki kişiden oluşan ekibin elinde dünyaya gelen minicik yavru Maraton, artık emeklemeye başlamıştı bile.
Gelinen noktayı Recep Yavuz anlattı, ben de dikkatlice dinledim.
Gelişmelere bakarsak kış uykusuna yatan Antalya’yı uyandıracak ciddi bir organizasyon haline gelmişti Antalya Maratonu.
Recep Yavuz’a Ankara’dan bu önemli organizasyon için ne kadar destek aldıklarını sordum. Hafif bir gülümsemeyle yanıtı; “0 lira” oldu ve hemen Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Fonu Kurulu Temsilciliğinden gelen olumsuz yazıyı sürdü önüme.. Kurul destek talep başvurusunu 14.12.2007 tarihinde değerlendirmiş Müsteşar Yardımcısı Tanıtma Fonu Kurulu Temsilcisi Mustafa BÜYÜK imzasıyla; “Temsilciliğimize göndermiş olduğunuz “Runtalya-2008; Uluslararası Antalya Maratonu” adlı projeniz, bütçe yetersizliği nedeniyle gündemden çıkarılmıştır” şeklindeki bir yazı ile reddedilmiş.
Şimdi bu kurula giren başta BÜYÜK ve diğer üyelere sormak istiyorum; Antalya Maratonu’na bu sene 22 ülkeden bin 500 sporcu katılacak. Ayrıca Maratonu 100’e yakın yerli ve yabancı gazeteci izleyip, haber yapacak. En önemlisi ise; 43 TV kuruluşu (yarısı yabancı) Maraton’u naklen yayınlayacak. Bu yarış esnasında ise bütün TV’ler aralara Türkiye reklamı girecek. Siz böyle bir organizasyona destek vermeyeceksiniz de hangisine destek vereceksiniz? İstanbul Maratonu’nun bütçesi 3,5 Milyon dolar iken, ülke imajı ve tanıtımımıza ciddi katkı sağlayan Antalya Maratonu’nun bütçesi 350 bin Euro’dur. Ülkemiz ve Antalya için son derece hayati önem taşıyan böylesi önemli bir organizasyonu sadece bir kurumun üstüne yıkmak bence pek adil ve akılcı bir yaklaşım değil. Bu “Antalya Maratonu” artık ÖGER’in malı değil, Antalya’nın önemli bir spor markasıdır. Bu markayı meydana getiren, emek veren yaşaması için varını yoğunu ortaya koyanları yürekten tebrik ediyorum. İyi ki varsınız diyorum.
Ayrıca markalaşma yolunda ciddi adımlar atan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’i de Maraton’u fark ederek destekleme kararı aldığı için kutlamak isterim. Hatırlayın; Antalya Rallisi elimizden gitmişti, bin bir çaba ile bu sene tekrar geliyor. Aynı duruma düşmemek için ilgili kurumların ne lazımsa yapması gerekiyor. Antalya dinamiklerinin Maratonu’na sahip çıkması, bir şekilde işin ucundan tutması gerekiyor. Tanrı’nın bize bağışladığı doğal nimetlerin ne yazık ki değerini bilmiyoruz. Özel sektörün ortaya koyduğu projeleri de görmezden geliyoruz. Peki 10 Milyon turist hedefini bu kafayla mı yakalayacağız? Devletin imkanları olmadık kalemlerde çar-çur edilirken, diğer taraftan memleket için kellesini ortaya koymuş özel sektörün ortaya koyduğu hayati projelere “para yok” demek bu ülkeye ciddi şekilde zarar veriyor.
İşte halimiz!
İşte yurdum insanın Türk turizmine bakışı bu olsa gerek!
Umarız hatadan döneriz de kazanan yine ülkemiz olur.
Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan yazıları:
|