Hedef güzel, peki bunları kim gerçekleştirecek?
Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr
16.08.2006
ANKA Haber Ajansı'nın haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye'nin AB'ye
girmesi, girememesi ya da herhangi bir kriz yaşanması durumunda 2023
yılında ülkeyi ziyaret edecek yabancı turist sayısını hesaplamış. Buna
göre Türkiye'nin AB'ye girmesi durumunda 2023 yılındaki ziyaretçi sayısı
63,33 milyon, girememesi durumunda 46,1 milyon ve olası bir kriz çıkması
halinde ise 32,27 milyon kişi olacakmış. Yani hedefler bu.
Bakanlığın hazırladığı "Türkiye Turizm Stratejisi 2023" planında sözü
edilen rakamlara bakınca çok şaşırdım. Hangi bilimsel verilere veya
çalışmaya göre bu hedeflerin konulduğunu bilmiyorum ama benim bu ülkede
bildiğim bir şey var, o da bu kafayla bu sözü edilen hedeflerin yakınına
değil 2023 yılı, 2030 yılında bile yaklaşılamayacağıdır.
Hedef koymak iyidir, güzeldir ancak hedefleri gerçekleştirecek güçlü
siyasi iradeye, insan gücüne, vizyon sahibi insanlara ihtiyaç vardır.
Cumhuriyet'in 100. kuruluş yılı olan 2023 yılında Türk turizminin olası
kriz, normal seyir veya AB'ye girmiş olma durumlarına göre hedefler
konmuş. Zaten bizim en iyi yaptığımız şeydir seneye ülkemize şu kadar
turist gelecek, şu kadar para kazanacağız diyerek medyada boy göstermek.
Yalnız, planlamada hoşuma giden bir bölüm var. O da Türkiye'nin dokuz
turizm bölgesine ayrılmasının düşünüldüğünü görmek. Yani aşağıda sözü
edilen bölgelere bakarsak turizm Türkiye'de çeşitleniyor. Yani sadece
deniz, güneş kum değil, bu ülkede başkaca turizm çeşidinin hem de Ege ve
Akdeniz dışındaki bölgelerde var olduğunun altı çizilmiş.
İşte, Bakanlığın planladığı dokuz turizm bölgesi:
"Frigya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi, Troya Kültür ve Termal
Turizm Gelişim Bölgesi, Aphrodisias Kültür ve Termal Turizm Gelişim
Bölgesi, Söğüt Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi, Kapadokya Kültür Turizmi
Gelişim Bölgesi, Göller Bölgesi Turizm Gelişim Bölgesi, Hitit Kültür ve
Termal Turizm Gelişim Bölgesi, Urartu Kültür ve Termal Turizm Gelişim
Bölgesi, GAP Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi."
Yukarıda dedim ki bu kafayla giderlerse 2023 değil, 2030 yılında bile bu
hedeflerin yanına yanaşamayız. Evet, aynen öyle. Kim ne derse desin,
Türkiye'de Kültür ve Turizm Bakanlığı hala icracı değil, ricacı bir
bakanlıktır. 2023 yılları için rakamsal hedefleri olabilir ama 2007 yılı
için ciddi bir tanıtım stratejisi yoktur. Yatırımcı bir yıl sonrası için
önünü göremezken siz tutup 2023 yılında gelecek turist sayısını
yayınlarsanız buna kimse inanmaz. Hatta güler bile.
Elbette, Türkiye'nin deniz ve güneş dışındaki var olan doğal zenginliği bir
turizm ürünü olarak insanların önüne belirli projeksiyonlarla ve devlet
politikası olarak, adam gibi tanıtım stratejileri geliştirilerek sunulursa
2023 yılında Türkiye'nin turizm hedefi değil 63 milyon, 70 milyon bile
olur. Şu anda, sadece Paris'teki demir yığını Eiffel Kulesi'ne çıkan turist
sayısı Türkiye'ye gelen turist sayısının iki mislidir ama insanlar oraya
neyi görmeye gittiğini, nereye çıkacağını bilerek önceden planlanmış
programa göre gidiyor. Bize gelecekler neyi biliyor? Elbette, onlar da
sadece Ege veya Akdeniz sahillerinde güneşlenip, havuzlarda yüzüp sonra da
bol bol yiyip içeceğini biliyor. Ona göre geliyor. Oysa Türkiye'nin
turizmden para kazanabileceği başkaca hem de çok önemli değerleri var.
Türkiye'de turizmin tıpkı ihracatta olduğu gibi devlet politikası olmalı.
Turizme yatırım yapanların sorunları ciddiye alınmalıdır. Sadece alt
yapıya önem verildiğini söylemek bir turizm politikası değildir. Bir
şehirde altyapı yapmak zaten devletin asli görevidir. Yol, su elektrik,
arıtma tüm bunlar kendi insanımıza lazım değil mi? Turist olmasa acaba
Side'ye, Alanya'ya su, enerji verilmeyecek mi? Yol ve kanalizasyon
yapılmayacak mı? Alt veya üst yapı gibi hizmetlerini ben turizm yatırımı
olarak değil insanlığa yapılan yatırım olarak görüyorum. Onun için, hiç
kimse ortaya çıkıp biz turizme 10 kilometre yol yaptık veya Alanya'ya
kanalizasyon ödeneği verdik dememelidir.
İşte, ben, bu mantıkla hareket edildiği için, Ankara'nın sürekli turizm
anlayışını eleştiriyorum. İşte, onun için, bu mantık değişmediği sürece
2023 yılında bu hedeflerin asla kriz olmasa bile gerçekleşmeyeceğini
düşünüyorum. Aksini düşünen varsa da maillerini bekliyorum.
Tamince'ye Lara hayırlı olsun...
Güzel kızımız Lara, Fettah Temince'ye gitti. Hayırlı, uğurlu olsun. Dün
tam bu yazıyı tamamladığım saatlerde Fettah Bey beni aradı, ihaleden
çıkmış. Antalyalıların ve sivil örgütlerin endişeleri ile ilgili bir süre
sohbet ettik. Tabii, konuşulanları yer ve zaman darlığı bakımından
başka bir yazıda değerlendirmek istiyorum. Zaten Fettah Bey de yakında bir
basın toplantısı yaparak Lara Park ile ilgili görüş ve düşüncelerini
Antalya kamuoyu ile paylaşacağını söyledi.
Kendisine söz verdiğim için, detaylara fazla girmeyeceğim ancak şu kadarını
söyleyebilirim; Fettah Bey "Antalya halkı ve sivil toplum örgütlerinin
kabul etmeyeceği hiç bir hareketin içine girmem, girene de ben de karşı
çıkarım." dedi. Bakalım süreç neyi gösterecek hep birlikte, bekleyip
göreceğiz.
Not: Bu yazı Akşam Akdeniz'den alınmıştır.
Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:
Rakamları bırakalım önümüze bakalım
Herşey dahil sistemi sadece tüketiciye yaradı!
Türkiye modası ve yeni destinasyonlar
|