Atılan adımlar Kaleiçi'ni kurtarır mı?
Mevlüt YENİ
mevlut.yeni@aksam.com.tr
27.09.2006
Yıllardır uğruna programlar düzenleyip yazılar yazdık, yetmedi kurtarma
toplantıları düzenledik. Fakat günler, aylar, yıllar hep Kaleiçi'nin
aleyhine işledi durdu.
Şimdilerde yine hummalı bir çalışma var Kaleiçi'ni kurtarmak için.
Çok ama çok ciddi adımlar atıldı. Bu adımlardan en önemlisi ise tek
yönlü trafik uygulmasıydı.
Kaleiçi Trafik Sirkülasyon Projesi acaba sorunun çözümü için doğru bir
adım mı, yoksa yanlış bir adım mı? Bunu birlikte göreceğiz.
Trafik Sirkülasyon Projesi kapsamında Kaleiçi'ne giriş ve çıkışlarda da
yenilikler gerçekleşti. Buraya kadar her şey güzeldi; Kaliçi'ne giriş ve
çıkışlar tamamdı. Bu öyle bir lanse edildi ki neredeyse bir bayram
etmediğimiz kaldı. Artık bir nalımız tamamdı. Geriye üç nal bir at
kalmıştı. Biz hala bekliyorduk Kaleiçi nasıl cazibe merkezi olacak diye.
Kaleiçi'nde sorun araçların girişi ve çıkışında değildi ki! Kaleiçi'nin
aydınlatılmasından tutun da tinerci yuvası oluşuna, evlerin
korunamamasından tutun da fuhuş merkezi oluşuna kadar. Dinlence mi?
Eğlence merkezi mi olacağı değil, trafik sorunu önemliydi bizim büyükler
için.
'Yeni düzenlemelerin sonucu olarak Saat Kulesi giriş-çıkış, Dönerciler
Çarşısı çıkış, Kocatepe Sokak giriş ve Yenikapı Sokak çıkış olarak
belirlendi. Giriş-çıkış noktaları kapan ve bariyerlerle kontrol altına
alındı. Böylelikle "Bölgede tek yön uygulamasına geçilmiştir." diye
açıklama yapıldı.
1 Kasım'dan sonra da Kaleiçi'nde ikamet eden veya işyeri olan
vatandaşlar, alacakları pass kartları ile ücretsiz giriş-çıkış
yapabilecek.
Bunun dışında kaleiçine girmek isteyenler ise bastıracak parayı.
Eee, kolay mı kardeşim? Sen koskoca Kaleiçine gireceksin. Altın Elma,
Gümüş Samur ödüllü kaleiçine girmek istiyorsan bastıracaksın parayı.
İyi de biz Kaleiçi nasıl cazibe merkezi olsun diye uğraşırken, insanları
buraya nasıl çekebilirizin mücadelesini verirken Kaleiçi'nin ücretli
olması hayli ilginç.
Kaleçi'nde, Deli Dumrul örneğinde olduğu gibi geçenden 10 akçe,
geçmeyenden 5 akçe alacağız.
Bu güzel fikirle de Kaleiçi'ni kurtacağız öyle mi!
Güldürmeyin Allah aşkına.
Buna benim oğlum bile güler.
Kaleiçi elle tutulur, gözle görülür çalışma beklerken sen Kaleiçi'ne
ikinci bir Kalekapısı getiriyorsun.
Geçenden de para alacağını söylüyorsun.
Göle bir maya çalındı, umarız tutar, diyoruz.
Bildiğiniz gibi Nasrettin Hoca, Akşehir Gölü'ne yoğurt mayası çalar.
Maya tutmazsa sorun yok ama ya bir tutarsa koca bir göl yoğurt olacak.
Şimdi bizimkiler de aynen Nasrettin Hocam gibi göle maya çalmaya
kalktı.
İyi de bunların Akşehir Gölü'nün kuruduğundan haberi bile yok.
Beyler, uyanın Akşehir Gölü kurudu.
Önce gölü tekrar kazanalım. Gölü tekrar eski haline getirelim. Gölü
besleyen ırmakların önünü açalım. Ondan sonra bu göle maya çalmaya
kalkalım.
Bu maya tutmaz benden söylemesi...
Not: Bu yazı Akşam Akdeniz'den alınmıştır.
Mevlüt Yeni'nin Turizm Forumu'nda yayımlanan önceki yazıları:
|