Hizmet sektöründe en büyük yatırım insan kaynağıdır
Nuri KALYONCU
Nippon Hotel Genel Müdürü
21.04.2008
Bir otelde dış görünüş kadar güleryüzlü ve eğitimli personel de çok önemlidir.
Hizmet sektöründe, adında da anlaşılacağı üzere verilen hizmet çok önemlidir.
Tesis inşa etmek yeterli değildir, verilen hizmet de çok önemlidir. Bir otelin dış görünüşü ne kadar iyi olursa olsun personeli güleryüzlü ve eğitimli değilse otel, müşteri kaybediyor demektir ve bunun da geriye dönüşü olmayacaktır.
Son yıllarda lüks ve yıldızlı tesislerin çoğalmasına karşın kalifiye, eğitimli ve nitelikli insan kaynağı konusunda dönem dönem sıkıntılar gözlenmektedir. Otellerin müşterilerine daha iyi hizmet verebilme noktasında düzenleyecekleri hizmetiçi eğitim çalışmalarıyla çalışanlarının niteliklerini yükseltmeleri lazımdır.
İşsizlik sorununun gittikçe arttığı ülkemizde, turizm sektörü işsizliğin ilacıdır. Şu an turizm sektörü çalışanlarının yüzde 49'u lise ve üzeri eğitimlidir ve çalışanların yüzde 17,4'ü bayandır. Bu oran, Türkiye ortalamasının üzerindedir.
Turizm sektörü, eğitim açısından birçok sektörden daha iyi durumda olmasına rağmen, direkt hizmet sektörü ağırlıklı olması nedeniyle sürekli kendini geliştirmelidir.
Son 10 yılda turizm liseleri, meslek edindirme kursları, yüksek okul ve üniversitelerde verilen eğitimler sektöre bilgili ve eğitimli yeni bir nesil kazandırmaktadır.
Verilen bu eğitimlerin belli bir master plan çerçevesinde koordineli olarak yürütülmesi de gerekir. Çünkü sektörde, bazı pozisyonlar için arz fazlası oluşurken bazı pozisyonlar için eğitimli personel sıkıntısı yaşanmaktadır.
Turizm eğitimi alan gençlerimiz, çoğunlukla müşteriyle direkt temas kurulan departmanları tercih ederken "Back ofis" dediğimiz housekeeping gibi bölümleri tercih etmemekte ve bu departmanlarda nitelikli insan kaynağı sorunu yaşanmaktadır.
Ne var ki son 10 yıl içinde, sektörün eğitimli insan gücü ile çalışmada büyük mesafeler kaydettiğini ve alaylı kadroların yerlerini genç, dinamik, okullu gençlere bıraktığını da memnuniyetle söyleyebiliriz.
Burada sadece eğitimli olmak da yeterli değildir. İşin severek ve ruh katılarak yürütülmesi ve zaman içinde alınan eğitimin deneyime dönüşmesi önemlidir.
Özetle bir otelde en büyük yatırım personeldir ve ayrıca başarının sırrı da sürekli eğitimdir. Zira günümüz inşaat sektörünün mimari ve iç dekorasyonda elde ettiği başarı ortadadır.
Çok güzel odalar, lobiler ve binalar yapılmaktadır ancak otele kişilik katan önemli unsurlardan biri de içindeki güler yüzlü, bilgili ve kendine güvenen personelidir.
Bir otel misafiri otele geldiği ilk dakikalarda nasıl bir izlenim edinirse otelden de aynı izlenimlerle ayrılmaktadır. Otele ilk girişte, "Doorman" ve resepsiyonistçe güleryüzle karşılanan bir misafir kaldığı süre içerisinde ufak tefek sorunlar yaşansa bile büyütmez ve otelden memnun olarak ayrılır.
Eğer otele ilk geldiği anda negatif bir izlemine kapılırsa kaldığı süre içerisinde her şeyi sorun olarak görür, şikayet eder ve mutsuz olarak ayrılır.
Aslına bakılırsa verilen hizmetin ayrıntılarında gizli olduğu bir sektördür hizmet sektörü. Müşterinin mutluluğu, hizmet kalitesiyle sağlanır. Hizmetin iyi olması içinde; eğitimli, sürekli kendini yenileyen, gelişmeleri yakından takip eden ve kendine özgüveni olan otel çalışanlarıyla gerçekleşir.
Gençlere tavsiyem, hangi departmanda çalışıyor olurlarsa olsunlar, işlerini severek yapmalarıdır. İlk basamak işi sevmekle başlar ve sevmeden bu sektörde çalışmak mümkün değildir. Herkes genel müdür olamayacağına göre aradaki işlerin de birilerince yapılması gerekir. Bizlerin gençlerimiz ve gelecek nesillere tüm mesleklerin değerli olduğunu ve insanların işini severek yaptığında başarıya ulaşabileceğini anlatmamız gerekir.
Hangi sektör olunursa olunsun, rekabetin anahtarı yetişmiş insan kaynağıdır ve iş süreçlerinin her aşamasında insan vardır. Bilgi birikimi ve yetkinlikleri yükseltilmiş insan kaynağı, işletmeyi zirveye taşıyacaktır. Mutlu çalışanlar ve mutlu işletmeler, sonuç olarak mutlu müşterileri oluşturacaktır. Bu süreçte, işletmenin çalışanları, tedarikçileri, işbirliği yaptığı kişiler ve müşterileri arasındaki koordinasyonu sağlayacak, yöneticilere de çok
büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Ünlü devlet adamı ve hatip Çiçero "Bir örgüt, yöneticisini rastgele seçerse kaptanı yolcular arasından kurayla seçilmiş bir gemi kadar çabuk batar," demiştir. Yüz yıllar önce söylenmiş olan bu söz günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.
Geleceğe yön veren, vizyoner, güvenilir, deneyimli, insana ve yaratıcılığa odaklanan, organizasyon yeteneği güçlü, değişimi yönetebilen, adaletli, sosyal ilişkileri kuvvetli, ekibiyle başarıdan başarıya koşabilecek işletme sahipleri ile yöneticileri, firmalarını başarıya ve geleceğe taşıyacaktır.
Geleceğin şirketlerinin sevgi şirketleri olacağını söyleyen uzmanlar, mutlu çalışanları, mutlu müşterileri ve mutlu tedarikçileri olan firmaların büyüyerek yoluna devam edeceğini anlatmaktadır.
Sonuç olarak, turizmin ülkemizin geleceği ve lokomotif sektörü olması konusunda tarihi, kültürel, doğal zenginliklerimiz ile Akdeniz Çanağı'nın en güzel tesislerine ve yetişmiş insan kaynağına sahibiz. Kendisi dışında 40 sektörü tetikleyen, 1,5 milyon kişilik istihdam sağlayan, 2008 yılında 25 milyon turisti misafir ederek 20 milyar dolar döviz girdisi kazandırmayı hedefleyen ülkemizin dünyanın sayılı turizm ülkeleri arasındaki yerini korumayı hedefliyorsak, yatırım tanıtım- pazarlama çalışmalarının yanı sıra yetişmiş insan kaynağının da çok önemli olduğunu bilinciyle hareket ederken artan hedeflere paralel olarak kurumiçi eğitimlerini artırarak çeşitlendirmelidir.
|