OVACIK’TA OSMANLININ İZLERİ VAR
ÖMER FETHİ GÜRER
borbir@mynet.com
12.08.2006
Niğde il genelinde yazacak, anlatacak çok haber var. O nedenle zaman
elverdikçe yollara düşüp Niğdemizi geziyorum.
Bu kere Niğde Başkent Vakfı Başkanı Yunus Nadi Özdamar, Emin Selamoğlu ve
Metin Eraslan’la Ovacık yerleşim yerimize gittik.
1923 yılından önce, Osmanlı Devleti döneminde Rumların yaşadığı ve
Semendra dedikleri bölgede ilk dikkatimi çeken, çok sayıda tarihi yapının
yıkık ve bakımsız oluşu idi. 1920’lerde, Semendra’da Osmanlılar zamanında
Rumca konuşan 250 Ortodoks Hırıstiyan aile ile 250 Türk yaşarmış.
Mübadeleden sonra kasabada Türkler kalmış, sonra göç ile gelenler de olmuş.
Kasabada eski evler kemerli yapıları, değişik mimarileri ile dikkat
çekiyordu.
Yerleşim yerinin ortasındaki dünden kalan sağlam yapı ise kiliseden camiye
dönüşen bina dikkat çekiyor. Çan kulesi bir bölümü görülen binanın giriş
kapısı çan kulesi yanında iken değiştirilmiş, çevresindeki yüksek duvar
kaldırılmış ve eklentiler yapılarak özelliği yok edilmiş. 1774 yılında
yapılan binadaki minare eklemesi 1967 yılında gerçekleşmiş. Çan kulesi bir
dönem ezan okumak için kullanılsa da köylülerin anlatımına göre yıllar
önce emekli olan Zeki Hoca, "Çan kulesi kullanımı doğru değil," diye bir
bölümünün yıkılmasına vesile olmuş. Kapı yerini değiştiren de o olmuş,
çan ise bölgeden göç sırasında götürülmüş. Minare yapıldıktan sonra çan
kulesi devre dışı kaldığı gibi bir bölümü de yıkılmış ama görünen hali ile
sağlam duruyor.
Camide Tuncer Göksel adında din görevlisi görev yapıyor. Köyde çocuklar da
halk da Tuncer Hoca'yı seviyor. Gençlere sahip çıkan Hoca, tarihi
değerlerin de korunmasının gerektiğini düşünüyor. Köye gelen yabancıların
camiyi gezmesini sağlıyor. Cami içinde de boyanarak fresk bırakılmamış.
Kıble yönünde düzenleme yapılıp iç dokusu da değişime uğratılmış; altı
bölmeli, dört sutunlu iç mekan da tamamen farklılaşmış.
Diğer kilise iken cami olan mekanlara göre bu yerde kilise izlerinin tamamına
yakını silinmiş. Dış binası ve çan kule kalıntısı dışında özelliği kalmamış.
Orta Mahalle olarak tanımlanan yerdeki eski kilise günümüzde cami olan yapı
üç nefli,tonoz örtülü, bazilikal planlı olarak yapılışını koruyor.
Her yıl Yunanistan dan otobüsle gelip binayı gezenler oluyormuş. Cami
olarak ibadete açık ibadet yerinden çevreyi gezmeye çıkıyoruz. Rum Okulu
ile bir kiliseyi Mübadele döneminde Rumlar giderken yıkmışlar. Orta salonlu
8-10 odalı Rum Okulu İskalyon Okulu deniyormuş. 150 sene evvel Köyde Rum
Okulu öğretmenleri, öğrencilere "Zaman gelecek, rençber tohumu makinada
ekecek, kadın-kız gömleği makinada dikecek," diye anlatırmış. Bu anlatı
dilden dile günümüze değin ermiş Ali Uğuş 80’lik bir dede, o duyduklarını
anlattı biz de yazdık.
Orta Asya’dan göç eden hemşehrilerimin yaşadığı Ovacık’ta, farklı yerlerde
ilginç ayrıntılar dikkatimizi çekiyor. Kendirliler, Duyarlılar, Tokgözler'in
çoğunluğu oluşturduğu yerleşim yerinde Dibika lakaplı Ahmet Bey'e ait bir
evin ilginç mimarisini resimliyoruz. İstanbul’da yaşayan bu hemşehrimizin
evi kemerli bir yapı. Beldeden Murat Kendirli, köyde genelde evlerin benzer
biçimde yapılmış olduğunu söylüyor. Bu bölgeden belde içine doğru yürüyoruz.
Yunanistan’dan gelenlerin kutsal saydığı bir evden söz ediliyor. Yolda
yeraltı dehlizleri ve mağaralarını görüyoruz. Belde içinde, çok sayıda
tarihi yapı var. O arada, anlatılan ilginç bir eve uğruyoruz. Beş Azizler'in
mezarlarınnnın yer aldığı söylenen yer Ovacık'ta ilginç bir mekan. Bu yerin
ayrıntıları da ilginç. Varlığını kaç kişi biliyor ki.
Gürer'in önceki yazıları:
İFTİYAN - YEDİ ODALAR
NİĞDE'DE SON EVLERİ OLSUN KURTARALIM
TYANA VE KÖŞKHÖYÜK
NİĞDE HASKÖY'DE TARİHİ KALINTILARIN ONARILMASI İSTENİYOR
ÇUKURKUYU’DA YÜZLERCE YILLIK TARİHİ KENT İNCELEME BEKLİYOR
NİĞDE YEŞİLBURÇ
ASMAZ'DA ROMA KİLİSESİ VE TARİHİ DOKU İLGİ BEKLİYOR
ALTUNHİSAR'DA KORUNMASI İSTENEN ESERLER DE HARAP OLUYOR
NİĞDE NARLIGÖL İLE TURİZMDE ÇIKIŞ ARIYOR
|