Kavlaktepe Yeraltı Şehri


ÖMER FETHİ GÜRER
Nigdekent@mynet.com

Kavlaktepe yeraltı kenti

30.01.2007

Niğde'nin farklı özelliklerine yolculuğa devam ediyorum. Bu kere yeraltı şehirlerinden birini gezeceğim.

Niğde-Kayseri karayolunda, Çamardı ya da Aladağlar-Demirkazık yön levhalarının bulunduğu yola saptın. Önce Değirmenli kasabası yol yakınında bulunuyor.

Bu bölgedeki, içlerinde sarkıtların da bulunduğu mağaraların turizme kazandırılması yönünde, sözde kalan çabalar yıllardır var. Ancak bu daha gerçekleşmemiş bir durumda.O nedenle yola devam ediyorum.

Niğde-Çamardı karayolu üzerinde yer alan, merkeze 72 kilometre uzaklıktaki Kavlaktepe köyündeyim. Bağlar, bahçelerden sonra Köy karşınızda beliriyor. Köye kadar asfalt yol var ama köyün içi bakımsız. Sokaklar toprak ve traktörlerin oyduğu kanalardan oluşuyor. Köyün orta yerine Atatürk büstü yerleştirilmiş, çevre düzeni ise yok. Başlıca geçim kaynağı tarım olan köy Hafif engebeli alanda kurulu. Aladağlar köyden apayrı bir güzellikte görülüyor.

Köyde, varlığı 1989 yılında saptanan ve korumaya alınan bir yeraltı şehri bulunuyor ama köyün içinde yerini gösteren bir yön tabelası dahi yok. Köy kahvesine yöneliyoruz. Bir öğrencinin rehberliğinde, Atatürk büstünün olduğu alanın 200 yüz metre ötesinde, yeraltı şehrinin yer aldığı söylenen yere varıyoruz. Yeraltı şehrinin girişini fark etmek bile olası değil. Önce yalakları olan eski tip köy çeşmelerinden biri beliriyor. Yalaklar da yapılmış ama su boşa akıp gidiyordu.

Kavlaktepe yeraltı şehrinin giriş bölümü tel örgüyle çevrilmiş ve kapı yapılmış. Ön bölümüne de tarım aletlerini dizmişler. Tel örgüden geçeceğiz ama kapı kilitli ve anahtarı da yoktu. Yeraltı şehrine girmek için tel örgüden atlamak durumundayız.

Rehberliğimizi yapasn öğrenci "Ziyarete gelenleri böyle gezdiriyoruz," diyor. Çöpler var çevrede ve daracıkk girişi beliriyor. Oradada eski kilerlerin kapıları gibi bir kapı var. O ise açık. İçeri giriyoruz.

Rehberimiz olan genç, elektrik trafosuna yöneletek ışıkları yakıyor. Her nasılsa kırılmadan kalabilmiş lambalarla iç doku aydınlanıyor.

Niğde Müze Müdürlüğü'nün 1990 ile 1994 yılları arasında kazı çalışmaları ve temizlik yaptığı yeraltı şehri köyün orta yerinde, evlerin arasında, iç dokusuyla görülmeye değer özellikte yer alıyor.

Önce Tahta merdivenle iniyoruz. uzunluğu 73 metre olarak hesaplanan ana tünelin başındayız. Önce tünel boyunca gidiyoruz. İki yönlü farklı odalara açılan kapılar var. Kimi geçişlerde biraz eğilmek zorunda kalarak ilerliyoruz. Ana tünelin 42 metrelik kısmında nereden geldiği saptanamayan bir su birikintisi belirdi. Yeraltı şehrinin bu bölümüne küçük bir göl görünümü sağlayan suyun seviyesinin hep aynı kaldığını öğrendik.O arada ana tünelin iç kısmında, damlayan kükürtlü suyla oluşan sarkıtlar dikkatimizi çekti.

Yeraltı şehri Nevşehir'dekilere göre gezilmesi daha kolay bir genişlikte yapılmıştı. Ana tünele bağlanan bölümleri de gezdik. Kimi bölümlerde oda lambaları kırılmıştı. Bölüm bölüm geçişli odalar vardı. İçerisi rutubetli, nemliydi ama diğer yeraltı şehirlerine göre daha özenli ve düzenli bir yapı tekniği vardı. Hıristiyanlığın yayıldığı ilk yıllarda korunaklı olmalarından dolayı tercih edilen yeraltı şehirlerinin girişinde daire şeklinde taşlar oluyordu. Kavlaktepe'de bu tür taşlara rastlamadık ama yeraltı şehrinin girişi ve konumu korunaklılık açısından avantaj sağladığı görünümünü veriyordu. Görülmeye değer, farklı özellik ve yapıdaki yeraltı şehrini ilgiyle gezdim.

Uzmanlar, özellikle Çilehane bölümünün diğer örneklerden ayrıldığını belirtiyordu. Dar bir geçiş ile erişilen odada Hıristiyanların inanışlarına göre çile çektiği yer olarak tanımlanıyordu. Yol gösteren genç ise bu yerin kral odası olduğunu söylüyordu. Çilehane olduğunu tekrarladığımızda da ısrarla "Çilehane değil kralın odası," diyordu. Ana tünele açılan tünel ve odalarda geçmişte kalan yaşamın izlerini gördük; kimi odalarda geçişler vardı, kimi odalarda ise kullanım özelliğine göre duvarlarında yapılan yerler dikkat çekiyordu. İyi ki gelip görmüşüz, denecek kadar özel bir konumu vardı.

Yeraltı şehrinden çıktık. Çevrede yapılan istimlaklere karşı giriş alanında yapılamayan düzenleme ile tekrar tarihi değerlerle ilgili gerçeğe döndük. Yeraltı şehri içinde düşlediğimiz tarihi dün gün ışığı ile buluşunca oluverdi bügün.

Öyle ki çevreye bakan her gözün görebileceği üzere Kavlaktepe yeraltı kenti, çevresinde yapılacak araştırma ile yeni bulgulara erilebileceği izlenimi veriyordu. İki katlı yapının çevresinde yoğun düzenleme ve bakıma gereksinim vardı.

Yolunuz Aladağ düşer de Demirkazık zirvesine uzanırsa yol üzerinde Kavlaktepe yeraltı şehrini gezin. Mutlaka köy kahvesinden birileri size yol gösterecektir.

bu yeraltı kenti Niğde yerine başka bir kentte olsa çoktan çevre düzeni sağlanır turizmde önemli konuma varırdı ama burası Niğde. En azından diğer yeraltı şehirlerine göre gezilecek konumu var. Buna da şükür demek lazım.

Gürer'in Turizm Forumu'nda yayımlanan tüm yazıları:

Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net