Niğde Üniversitesi'nden umutluyum


ÖMER FETHİ GÜRER
Nigdekent@mynet.com

16.03.2007

Ömer Fethi GÜRER Niğde Üniversitesi kurulduğundan beri hemen hemen her yıl Niğde ile ilgili tarihi dokuyu içeren bir çalışma yapılmasını yazar ve öneririm. Ne yazık ki bu isteğim gerçekleşemedi. Bu kere Rektör Hamza Uygun'a konuyu sözlü olarak aktarıp yerel basında yazdım. Ve Niğde Üniversitesi'nin Niğde ve Bor ilçesinde yer alan tarihi yapılarla ilgili bir çalışma başlattığı haberini basında okuyunca çok heyecanlandım.

Niğde Üniversitesi'nde, sayıları sınırlı da olsa Niğde için çabası, çalışması olanlar var. Niğdeli olup da Niğde'yi bilmeyen kimi önde gelen isimlerimizin yanında onlar dağ-dere-tarih geziyorlar ve doğa ile tarih içinde çaba ve çalışma içindeler.

Bu kere Üniversite olarak Niğde adına kapsamlı bir çalışma başlatılıyor. Umarım ve dilerim ki bu konuda en kapsamlı çalışmaya Niğde Üniversitesi imza atar.

Bu çalışmayı yapan Niğde Üniversitesi'ndeki ekibe kolaylıklar diliyorum.

Niğde için geçmişte de yapılanlar oldu ama çoğu arşiv tarama şeklinde olan çalışmalardı ki gözden ırak eserler hakkında yeterince bilgi derlenemedi.

Niğde ile ilgili olarak yayımlanan, Niğde Üzerine Yazılar kitabında yer alan bazı makalelerinse neredeyse tamamına yakını alıntı idi. Bu kere yapılacak çalışmada taramanın saha ve insan ekseninde süreceğini düşünüyorum.

Bor Şehri kitabım Niğde Elmca center, Okyanus Plaza, Bor Fatih Kırtasiye, Töre Kırtasiye, Kaya kırtasiye ve Altuntecim Kırtasiye'de var. O kitabı edinenler görecektir ki 600 sayfada Bor ve çevresi anlatılıyor. Elimde bir o kadar daha detay bilgi var ama kitaba konabilecekler o kadar oldu.

Şunun için yazıyorum: Kitap çıktıktan sonra Hz. Ali'nin Ayak izi, Andık Keleri, İftiyan Manastırı, Kayaaltı Ermeni kilisesi gibi ayrıntılar elime sonradan ulaştı. Yerel basında yazdım. Bu gibi konular yerlileri dinleye dinleye elde edilen bilgilerle açığa çıkıyor.

Üniversite çalışması ile inanıyorum ki Keçikale, Altunhisar Kilisesi, Yeşilyurt Asmaz Kilisesi, Keşlik vadi Kale, Çukurkuyu Batık Kent, Yeşilyurt vadi. Rahibe evi, Hasandağ Ulukışla kasabası kalıntıları, Altunhisar mağara yerleşmeleri, Balcı Kala, Postallı, Gökbez kalıntıları, Bor kiliseleri, Konak ve eski evler, Altunhisar, Fertek, Bor, Niğde, Kavlaktepe tarihi konak ve evleri; Niğde genelinde 40 kilise, tarihi cami mescitler, Niğde genelinde 40 ayrı yerde yerleşilmiş mağara yapılar, Yeşilburç, Ballı, Misli, Konaklı, Hacı Abdullah, Kayırlı, Nar Köy, Karaltı, Dikilitaş, Gölcük, Orhanlı, Yaylayolu, Pınarcık, Bağlama, Kömürcü, Çiflik, Kula, Madeni, Ulukışla, Bolkar, Çiftehan, Porsuk, Aktaş, Uluağaç, Tepeköy, Kiçiağaç, Değirmenli, Ovacık gibi hemen aklıma geliveren yerlerdeki taşınmaz kalıntıları resmi ile, çizimleri ile, tarihi geçmişiyle gün ışığına çıkaracaklarına inanıyorum.

Görülecek ki köy köy yapılacak taramada çok ilginç bulgulara erişilecektir.

Örneğin yetkililer Niğde'ye 5 kilometre uzaklıkta, Yeşilburç Osmanlı hamamının varlığından 2006 yılında, bizim yazımız üzerine haberdar oldu. Gerçi Gökbez Köyünde, 1975 yılında ilk kez fırtına tanrısını resimleyen haber yaptık. Niğde merkez Tepeköy'de yağmalanan kral mezarı ile açık alandaki antik mezarları, Karaltı ve Dikilitaş kaya mezar ve açık alan mezar buluntularını daha dün sayılabilecek kadar yakın bir geçmişte gündeme taşıdık. Onca haber ve yazımızda yer alan tarihi doku yaza yaza bitmeyecek kadar ayrıntılı ve çoktu.

Niğde üniversitesi'nin bu konuları bilimsel olarak ele alması çok güzel bir başlangıç oluyor.

Ayrıca, Niğde'de ilginç türbe ve yatırlar var. Onlarla ilgili olarak anlatılanlar da dikkate değer. Örneğin Bor'daki bir mağara ve Sarıkız Türbesi'nin hikayesi de, ilginç konumu da keza. Valısa'da dağda mağaralar kadar yatırlarda önemli dünden kalan bulgular olarak Niğde tarihine ışık tutuyor

Niğde ile ilgili yapılan başarılı çalışmalar da oldu. Gazeteci Sunay TÜRKER'in bir haberinde bu çalışmalar ayrıntılarıyla gündeme gelmişti.

Türk Tarih Kurumu ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin işbirliğiyle yürütülen Niğde ve Çevresindeki Kültür Varlıklarının Envanteri Projesi tamamlanmış ve Birçok eser saptanmıştı.

Niğde Üniversitesi'nin çalışmasıyla tüm ayrıntıların gündeme geleceği, Niğde'nin bilinmeyen yönleri aydınlanacak umudundayım.

Sunay Türker'in haberinde şu görüşlere yer veriliyordu:

"Proje kapsamında yer alan Ulukışla ilçesindeki çalışmaların bitirilmesiyle Niğde il sınırları içindeki Türk mimarisine ait bütün kültür varlıklarının incelenmesi tamamlanmış oldu. 2000 yılında başlanan çalışmaları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nden Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özkarcı tamamladı. Proje dahilinde en son olarak Ulukışla ilçesinde yapılan çalşmalarda Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi değeri bilinmeyen, hiçbir yerde yayınlanmamış eserler tespit edildi.

Türk Tarih Kurumu'nun yanısıra Niğde Valiliği ve Ulukışla Kaymakamlığı'nın da destek sağladığı çalışmaları yürüten Prof. Dr. Mehmet Özkarcı, şu bilgileri verdi:

'Çalışmalarımıza üç yıl önce başladık. Son olarak Ulukışla ilçemiz genelinde çalışmalarımızı sürdürdük. Burada, tahmin ettiğimiz gibi, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait dört cami, bir türbe, bir han, üç köprü ve 11 çeşme tespit ettik. Ulukışla ilçesindeki Öküz Mehmet Paşa Külliyesi 'nin haricinde hiçbir eser incelenip yayımlanmamıştır. Bundan böyle ilçede bulunan Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari eserlerinin tespiti yapılarak eser hakkındaki tüm bilgiler yayınlanacaktır. Başarılı olmamızda Vali Refik Arslan Öztürk ve kaymakamlarımızın verdiği destekler etkili olmuştur. Bu destekler sayesinde yıllardır gerçekleşememiş, Niğde için çok önemli olan bir çalışma tamamlanmıştır.'

Prof. Dr. Mehmet Özkarcı, çalışmalarının sonunda Ulukışla Kaymakamı Muhittin Pamuk'u makamında ziyaret ederek çalışmaların sonucu hakkında bilgi sundu.

Ortaya çıkartılan eserlere acil koruma planı uygulaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Özkarcı 'Bölgede ortaya çıkan eserlerden geçmişten günümüze ayakta kalmış olanlar Selçuklu ve Osmanlı dönemine aittir. Bunları koruyarak geleceğe taşımak bizlerin görevidir.' dedi.

Prof. Dr. Özkarcı, Kaymakam Muhittin Pamuk'tan özellikle Kamereddin Hanı'nın taşlarının inşaatlarda kullanılmak amacıyla yerlerinden sökülerek götürülmesinin durdurulmasını, tarihi çeşmelere mutlaka su verilmesini, tüm eserlere tanıtım levhaları yerleştirilmesini, yıkılmakta olanların mutlaka restore edilmesi için çaba sarf edilmesini, bölgedeki tarihi camilerin yıkılarak yerlerine yeni cami yapılmasının mutlaka önlenmesini, belirlenen camilerin koruma altına alınmasını istedi.

Özkarcı, ayrıca Çakıt Nehri'nin üzerinde yer alan köprülerin mutlaka koruma altına alınmasını ve sık aralıklarla bakımlarının yapılmasını istedi.

Prof. Dr. Mehmet Özkarcı, tüm eserlere özel çevre düzenlemelerinin yapılması, Şeyhömerli köyündeki Şeh Ömer Türbesi'nin yapılış tarihinin 1044 olmadığını, kitabede belirtildiği gibi 1080 tarihi olduğunu, bu gibi eserlere gelişigüzel sıva ve kireçle badana yapılmasına izin verilmemesi gerektiğini bildirdi ve sözlerini şöyle tamamladı:

'Niğde şehir merkezinde mevcut olan Selçuklu, Eratna Beyliği, Karamanoğulları Beyliği ve Osmanlılar dönemine ait, ayakta kalan 45 mimari eser bol çizim ve resimlerle desteklenerek ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. İncelenen bu eserler Niğde'de Türk Mimarisi adı altında 2001 yılında 600 sayfa olarak Türk Tarih Kurumu'nca yayımlanmıştır. Niğde-Bor'da Eratna Beyliği'ne ait iki kitabe ile Karamanoğulları Beyliği Mimari Eserleri Sempozyuma bildiri olarak sunulmuş ve yayımlanmıştır. Niğde-Bor Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi çalışması yapılmıştır. Türk Tarih Kurumu ile beraber yürütülen ve son olarak Ulukışla ilçesinde çalışmaları tamamlanan Niğde ve Çevresindeki Kültür Varlıklarının Envanteri Projesi ise Niğde ilinde yapılmış ilk kapsamlı çalışmaya örnek gösterilmektedir. Bu proje çok yakında Türk Tarih Kurumu'nca yayımlanacaktır. Geçmişten günümüze, Niğde hakkında en kapsamlı çalışma Albert-Lois Gabriel'in yaptığı ve 1931 yılında Paris'te basılan Monuments Turcs d' Anatolie (Anadolu'da Türk Anıtları) adlı eser olup başka önem arz edecek hiçbir çalışma yapılmamıştır." Denilen haberde de görüleceği üzere o dönem içinde bu çalışma tek çalışma diye tanımlanıyor ama Niğde için bölük pörçük çok çalışma var da tamamını kapsayan yerel arazi taraması ile bir bütünlük arz eden çalışma yok. İnanıyorum ki Niğde Üniversitesi bunu başaracaktır. Şimdiden çalışmanın başarıyla bitmesini ve Niğde için yararlı olmasını diliyorum


Gürer'in Turizm Forumu'nda yayımlanan tüm yazıları:


Sayfayı
Kopyala Yazdır Kaydet Kapat

www.turizmforumu.net
info@turizmforumu.net