Niğde'de Kuşlar
Ömer Fethi GÜRER
Nigdekent@mynet.com
12.05.2007
Ülkemizde farklı şehirlerde değişik simgeler vardır.
Niğde için de ilk akla gelen Niğde Kalesi ile Saat Kulesi olur.
Ayrıca Alaeddin Tepesi'ndeki Alaeddin Cami portalında ışık ve
gölge oyunlarıyla oluşan kadın yüzü ile Gülen Meryem Ana ve Gümüşler
Manastırı ve İsa ile aynı dönemde yaşamış Tyanalı Appolon'un doğduğu
kent olan antik Tyana'nın harabeleri Niğde için diğer simge yerlerdir.
Niğde kent merkezine uğrayan her gezgin ve ziyaretçi için resimlenen
yer saat kulesidir. Niğdelilerin de en çok resim çekindikleri yer burası
olsa gerekti.
Niğde gözden kaçan ayrıntılar ise Niğde için geçmişi irdelenemeyen
ayrıntılardır. Kimi gezgin ve araştırmacıların dışında bu detayları görenler
sınırlıdır. Özellikle hayvan kabartmaları,tasvirleri değişik yapılarda
dikkate değer görünümdedir.
Kuş kabartmaları önceliği alsa da arslan, at, ejder gibi taşla yaratılmış
işlemeler vardır.
Alaeddin Camisi, Ak Medrese, Sungur Bey Camisi, Hüdavent
Hatun Türbesi, Ali Bey Türbesi ve Yılanlı Kilise yoğun olarak
taş işçiliğinin değişik figürlerini taşımaktadır.
Selçuklu dönemi eserlerinde ise kuşların ayrı bir yeri vardır. Hüdavent
Hatun Türbesindeki kadın başlı iki kuş ise ayrıntıların en belirgin
olanıdır. Türben girişinin solunda kalan pencere kemerlerinin iki köşesinde
yer alan insan başlı kuşlar Osmanlı döneminde kısmen yüzleri bozulsa da
günümüze değin anlaşır konumlarıyla gelmişlerdir. İki köşede tünemiş halde
kanatları kapalı kuşların başlarında birer bere ya da fes görüntüsü dikkati
çekmektedir. Kanatları ise titiz bir şekilde işlenmiştir. Türbede, farklı
duvarlarda ayrı hayvan kabartmaları vardır. Çift başlı kartal armasının
yanısıra at ve arslan tasvirleri yapıyı ayrıcalıklı kılmaktadır.
Bezemeler, değişik geometrik şekiller ve bitki şekilleri Selçukludan
günümüze kalan önemli özelliklerdir.
Hüdavent Hatun Türbesi'nde yer alan insan başlı kuşlar için Van Berchem
"Bunların başları külah ve yahut takke ile örtülü kadın başlı acayip
kuşlardır ki bir yandan İran ikonoğrafyasının bazı motiflerini, diğer
yandan Likya'nın British Museum'daki meşhur mozolesinin kadın başlı,
kartal pençeli kuşlarını düşündürmektedir.(Van Berchem, Amida, sayfa 99.
No.3) diye yazmıştır.
Hüdavent Hatun Türbesi'ndeki insan başlı kuş motifleri için Texier de
Alaca Höyük köyünde bulunan bir Med (metinden aynen) anıtının kalıntıları
olan kuşlardan kopya edilmişe benzediklerini yazıyordu.
(Texier, Küçük Asya, Cilt:2 S: 108):
"Bu insan başlı kuşlar bazı Akdamar kabartmalarıyla mukayese edilebilir,
(Strzygowski, Asiens bildende Kunst, S:337) orada Keçibaşlı bir kuş
görülmektedir." Demektedir.
Hüdavent Hatun Türbesi'ndeki insan başlı kuş motifleri Niğde'de yalnız bu
türbede vardır. Ancak çift başlı kartal figürü Niğde'de, birden çok yerde
karşımıza çıkmaktadır. En belirgin olanıysa Yılanlı Kilise sutünundakidir.
Bu kilisede, giriş kapısının dışında yer alan sütün başındaki çift başlı
kartal için bügüne kadar bir kaynakta bilgi görmedim. Çift başlı kartal
araştırmacıların dikkatini çekmemiş olamaz. Ayrıca en belirgin görünüm bu
sütun başında yer alıyor. Kilise Osmanlı dönemi yapımı, sağlam bir bina
olması nedeniyle yakın döneme tarihlenebilir. Giriş kapısının karşısında
yer alan çift başlı kartal aramalı sütun başının buraya sonradan getirilerek
konmuş olması muhtemeldir. Çünkü bu armanın Selçuklular döneminde yapıldığı
ve bu tür armaların Osmanlı döneminde tahrip edildiği göz önüne
alındığında, Osmanlı dönemi yapısı kilisede bu sütün başının taşa
işlenmesi çok mantıklı gelmiyor.
Bu konuya tekrar döneceğiz. Bu kere Sungur Bey Camisi'ne gidiyoruz.
Osmanlı döneminde önemli bir yangınla üst dokusu yıkılan cami
Selçuklulardan kalan bir eser ve yangından zarar görmeyen yerlerinde zengin
taş işçiliği örnekleri var. Kapıları, pencere başları bezemelerle donanmış.
Kapı çevrelerinde geometrik ve bitkisel işlemelerin yanında hayvan
figürleri de dikkati çekiyor. İşte bu caminin kullanılmayan kuzey
kapısının üzerinde de çift başlı kartal arması belirgin olarak kapı
kemerine işlenmiştir
Prof. Dr. Albert Gabriel, bu kuş kabartmaları ile ilgili olarak, farklı
kaynaklara dayanarak yorumlar yapmış ve Sungur Bey Camisi'nin kapı
kemerinde yer alan çift başlı kabartma kuş görünümü için cami yaptıran
ve o dönem Niğde'yi yöneten Sungur Ağa'nın arması olabileceğini ifade
etmiştir.
Gabriel'in Niğde başlıklı kitabında ayrıca yer verdiği ayrıntılar da şu
bilgileri içermektedir.
"Alacahöyük'ün Sphinx Kapısı'nın üzerinde görülen çift başlı kartal
Selçuklu-İlhanlı mimari eserlerinden, Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde teşhir
edilen bir mezar taşı ve kilim üzerinde bulunduğunu kaydetmiştir. Niğde
kuşları ile ilgili kaynaklarda yer alan bilgilerde "Niğde halıları
üzerindeki çift başlı kartal ve doğanlara gelince bunlar Sungur Bey
Camisi'nin kuzey kapısının üstündeki kabartmadan mülhemdir ve onun
kopyasıdırlar"( Hamit Zübeyr Koçay) Müşabih resimlerin Selçuklu devrinde
pek çok olduğu biliniyor. Konya müzesinde bunlardan vardır. Osmanlı
devrinde bu kabartmaların çoğunun tahrip edildiği veya hiç olmazsa
tanınmayacak bir hale getirildiği bir gerçektir. Bu kabartmalar çok eski
geleneklere bağlanıyordu. Şüphesiz sembolik bir manaları vardı. Yalnız tek
başına Amide şehrinde, Abbasiler devrinden kalan (köpek,ceylan,at )
veyahut Mervanitler devrinde Amide ait yırtıcı hayvanlar olanları
bulunuyor.( Wan Berchem,Amide Sayfa.15-19-34 ve 36) Selçuklular devrinde
bu kabartmalar daha da çoktur(Wan Berchem,Amida S:40) Çift başlı kuşlar ve
yırtıcı hayvanlar Artukoğulları devrine aittir. (Wan Berchem, Amida S:90
Strzygowski,Amida s:334) En fazla çizileni yırtıcı hayvan kabartmalarıdır.
Amida'da "Evli beden" denilen burcun dış duvarına oyulan dört yırtıcı
hayvan figürü vardır. "Yedi kardeş" denilen burca da iki yırtıcı
resmedilmiştir. Bu kabartmalar 13.yy başlarına aittir. Van Berchem'e göre
bunlar arslan olmaktan ziyade vaşak veyahut leopardır ve muhtemelen
armadırlar. Çifte başlı kuşlara Divriği'de de rastlanmaktadır. Prof Dr
Albert Gabriel, Sungur Ağa camisi'nin kapı kemerindeki kuşun muhtemelen
Sungur Ağa'nın arması olabileceğini ve Van Berchem tasvirli Divriği'nde
ve Konya'da bulunan çift başlı kuşun Kapadokya çift kartalları ile
karşılaştırılması fikrini telkin ediyor. Problemin elemanlarından birinin
Türk totemliğinde aranması gerektiğini ilave ediyor.
(Van Berchhem,Amida;s 97.99)
Bu anlatılarda Niğde Sungur bey Camisi ile Hüdavent Hatun Türbesi'nde yer
alan kuş resimleriyle ilgili yorumlar var. Gabriel'e göre Sungur Bey
Camisi'ni yaptıran Sungur Ağa'nın armasının çift başlı kartal olduğunu
kabul edersek bu durumda yukarıda anlattığım Yılanlı Kilise sütun başındaki
çift başlı kartal arması hakkında yeni bir düşünce oluşur. Şöyle ki:
Osmanlı döneminde yapılan kilisede sütun başı muhtemelen bu yerdeki başka
bir yapıdan aktarılmıştır. Bu yapının da Sungur Bey Camisi olması akla
gelir. Çünkü Sungur Ağa Camisinnin yanması kilise yapılış yıllarına
yakındır. Camide çıkan yangında yıkılan çok sayıda sütundan bir kaçının
Nevşehir Damat İbrahim Paşa Camisi'ne aktarıldığı bilinmektedir. Bu
durumda yıkılan sütunlardan birinin sütun başı alınarak bu kiliseye
getirilmiş olmalıdır. Kapısındaki işlemelerin de Çift başlı Kartal olması
muhtemelen caminin kapı kemerindeki kartal motifli sütun başlarında da
olabileceğini akla getirmektedir. Sungur Bey Camisi'nin Osmanlı döneminde
bir ara barut deposu olarak kullanıldığı Halil Ethem'in Niğde
Kılavuzu'nda yazmaktadır. Ayrıca Niğde Müzesi'nde sergilenen Niğde
halısında yer alan çift başlı kartal da dikkate değerdir ki bu halının da
Sungur Bey Camisi'nden getirildiği bilinmektedir. Kapısında çift başlı
kartal arması, halısında çift başlı kartal arması olan caminin sütun
başlarında bu figürün olması kadar olağan olan başka ne olabilir ki?
Bu durumda bazı araştırmacıların Niğde Kalesi'nin burçlarında var
olduğunu yazdığı çift başlı kartal motifinin kalenin Sungur Ağa'nın
döneminde onarılmış olması ihtimalini güçlendirmesi de ayrı bir
düşüncemdir.
Sonuç olarak, Niğde'nin farklı yerlerindeki farklı kuş kabartmaları
ilgi ve dikkati çekecek ayrıntılardır.
Yolunuz Niğde'ye düşerse Yılanlı Kilise'nin sütun başındaki çift başlı
kartal kabartmasını, Sungur Bey Camisi'nin kemerindeki çift başlı
kartal kabartmasını, Hüdavent Hatun Türbesi'ndeki insan başlı kuş
motiflerini ve Niğde Müzesi'ndeki kuşlu halıyı görmeden gitmeyin.
Ayrıntılar bu kuşlarla bitmiyor. Atlar, arslanlar, ejderler, çiçek
desenleri, ilginç motifler dünden kalan eserlerde sizin dikkatle arayıp
bulmanızı bekliyor.
Güzellikler dileğiyle
Gürer'in Turizm Forumu'nda yayımlanan tüm yazıları:
|